• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
27 Haziran 2020 Cumartesi 08:01 | Son Güncelleme:

Veli'nin Oğlu Orhan tiyatro sahnesinde

Veli'nin Oğlu Orhan tiyatro sahnesinde
- ALİ DEMİRTAŞ / ali.demirtas@aksam.com.tr

Hakkı Ergök'ün yazıp yönettiği ve oynadığı; Hakan Dedeler'in ise tamburuyla ona eşlik ettiği “Veli'nin Oğlu Orhan” adlı tiyatro oyunu bizi Orhan Veli'nin bilinmeyen yönleriyle tanıştırırken, birbirinden güzel şiirlerini de tiyatro sahnesine taşıyor. 1 Temmuz'da galasını yapmaya hazırlanan oyun aynı zamanda pandemi sonrası oynanan ilk tiyatro olma özelliği taşıyor.

Türk şiirinin önemli mihenk taşlarından biri olan, kendine özgü karakteri ve şiirleriyle edebiyatımızda derin izler bırakmış bir isim Orhan Veli Kanık. Onun hayatı ve şiirleri daha önce farklı şekillerde tiyatroda sahnelendi. Kanık şimdi ise oyuncu Hakkı Ergök’ün yazıp yönettiği ve oynadığı, Hakan Dedeler’in ise tamburuyla sahnede Ergök’e eşlik ettiği “Veli’nin Oğlu Orhan” adlı tiyatro oyunuyla bir kez daha sahnelere taşınıyor. 1 Temmuz tarihinde galasını Atakent Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapmaya hazırlanan oyun pandemi sonrası sahnelenen ilk oyun olma özelliği taşıyor. Oyun bununla beraber birden fazla ilki de içinde barındırıyor. Orhan Veli Kanık’ın hayatı ilk kez kendi şiirleriyle anlatılırken, Türk müziğinin nadide enstrümanlarından biri olan tambur, ilk kez bir tiyatro oyunuyla sahnede yer alıyor. Bütün bunlarla beraber Orhan Veli’nin şiirleri, yine ilk kez çok sevdiği Türk müziği besteleriyle hayat buluyor. Yurtiçi ve yurtdışında sergilenecek olan oyunun provalarından biri Akşam Cumartesi’ye özel olarak yapıldı. Biz de izleme fırsatı bulduğumuz oyunu Hakkı Ergök ve Hakan Dedeler ile konuştuk. İkisi de hem çok heyecanlı hem de gururlu. Nedenlerini kendilerinden dinleyelim…

ORHAN VELİ HAKKINDA YAZILAN İLK TİYATRO OYUNU

“Pandemi yasaklarından sonra sahnelenecek ilk tiyatro oyunu olma şerefi bize nasip oldu.” diyen Hakkı Ergök, salgın tedbirlerinden dolayı ilk gösterimde 279 kişilik salonda 30 davetliye oynayacaklarını belirtiyor ve ekliyor: “Bu oyun birçok ilki içinde barındırıyor. Orhan Veli hakkında daha önce tiyatro eseri yazıldı. Allah rahmet eylesin sevgili hocamız Müşfik Kenter, oynamıştı. Ancak o eserde oyunun dramatik bir kurgusu yoktu. O bir şiir dinletisiydi. Bu, Orhan Veli hakkında yazılan ilk tiyatro oyunu. Şunu özellikle belirtmek istiyorum ki bu oyun kronolojik bir kurgu değil, duygusal bir kurgu.” Ergök, tiyatro fikrinin nasıl doğduğunu ise şöyle anlatıyor: “Gençliğimden beri Orhan Veli’yi çok seviyorum. Hakan da öyle. İki Orhan Veli hayranı bu işte buluştu diyebiliriz. Arkadaşlarıma haksızlık etmek istemiyorum ama Orhan Veli’yi oynayan herkes Müşfik Hoca’yı taklit etti. Onun vurgularını, onun tonunu kullandı… Güzel taklitler vardı evet ama taklitti sonuçta. Benim en zorlandığım şey o oldu. Bundan sıyrılabilmek için çok uğraştım. Onun gibi olmak bir şereftir ama ona yaklaşabilirsen... Ben ona yaklaşabileceğimi düşünmedim. Taklit etmek yerine, kendi tarzımla, kendi dünya görüşümle ve sanata bakışımla bambaşka bir şey çıkarmaya çalıştım ve sanıyorum ki bunda da Hakan ile birlikte başarılı olduk.”

İSTANBUL SAZI TAMBUR BU KEZ TİYATRO SAHNESİNDE

Hakan Dedeler ise ilk kez bir tiyatro oyunu için sahnede tambur kullanıldığını söylüyor ve ekliyor: “Bizim oyunumuzda Türk müziği yapıldı ve Türk enstrümanı kullanıldı. Aynı zamanda bu oyunla birlikte kendi kültürümüze ait bir enstrümanı da tanıtmış oluyoruz. Tamburu çoğu insan bilmiyor. Öte yandan oyun için özgün besteler yapıldı. Orhan Veli’nin şiirleri daha önce Türk müziği olarak bestelenmemişti. Orhan Veli benim çok sevdiğim bir şair. Onun şiir geleneğinde ilk defa beste yaptım. Daha önceki bestelerimde kafiyeli şiirler üzerinde çalışmıştım. Ancak Orhan Veli serbest şiir yazan bir adam. Önce ‘Birdenbire’ şiirini sonra da ‘Gün Olur’u besteledim. Daha dramatize ederek bestelemeye çalıştım. Bu beste süreci başlayınca ben de Orhan Veli’nin farklı ve oyunda olmayan şiirlerini de bestelemeye başladım. Hatta Hakkı abiyle bir albüm düşünüyoruz ilerde; Orhan Veli şiirlerinin olduğu şarkılı bir albüm olacak. Ayrıca Orhan Veli tamburu çok seven bir adamdı. Orhan Veli demek İstanbul demektir. İstanbul’u çok seven ve İstanbul’u yaşamış bir insan. Tambur da İstanbul sazı zaten. Dolayısıyla direkt olarak bir İstanbul kurgusu ortaya çıktı. Öte yandan Orhan Veli şiirlerini okuduğunuz zaman halk motiflerini de hissedebiliyorsunuz. Mesela İstanbul’u Dinliyorum adlı şiirinde ben zeybek hissediyorum. ‘Aman Aman’ diyor ya bazı yerlerde, bu zeybeklerde çok kullanılan bir terimdir. Hakkı Ergök o şiiri okuduğunda direkt olarak aklıma zeybekler geliyor. Aslında Anadolu’dan da çok beslenmiş Orhan Veli. Bunu şiirlerinde görebiliyoruz; çok güzel anlatmış. Gerçekten müthiş bir insan.”

ORHAN VELİ GERÇEKTEN TÜRK MÜZİĞİ HASTASI

Yönetmen ve oyuncu Hakkı Ergök, Orhan Veli’nin Türk sanat müziği hayranı olduğunu, bunu onun birçok sözünden anladığını, bu nedenle bu oyunu tambur dışında bir müzik aletiyle düşünemediğini söylüyor. Bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini dile getiren Ergök, “Babasını anlattığı o meşhur şiirinde ‘İstanbul’un mermer taşları; Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları…’ diyor. Aslında bu bir türküdür. Yani o gerçekten Türk müziği hastası biri.”

Dedeler’in, Orhan Veli’nin tiyatrolar düzenlediğini söylediği sözlerine şöyle eklemeler yapıyor Ergök: “Çocukluğundan beri kız kardeşiyle kukla gösterileri yaparlarmış. Tiyatroyu çok seven bir adam. La Fontaine’den çeviriler yapıyor mesela. Fransızcası iyi olduğu için başka yazarlardan da çeviriler yapabiliyor.”

ONU GENÇLERE ANLATMAK İSTİYORUZ

“Yaklaşık 7 ay boyunca bu metin üzerinde çalıştım. Çok okudum. Son bir buçuk ayda günde en az 10 saat bilgisayar başından kalkmadım.” diyen Ergök, yıllar boyunca Orhan Veli hakkında neredeyse okumadığı kaynak kalmadığını söylüyor. Sevilen şairin aynı zamanda komik bir adam olduğunu anlatan Ergök: “Onun o komikliklerini ilk ortaya çıkartan bu oyun oldu. Hep duygusal olarak anılıyor evet ama onun bu yönü de var.” Bu oyunla birlikte taşıdıkları bir başka sorumluluktan da şöyle bahsediyor Ergök: “Ben artık 60’a merdiven dayamış biri olarak şunu söylemek isterim ki Orhan Veli’yi gençlere anlatmalıyız. Çünkü çok büyük, çok önemli bir şair. Bizim jenerasyon Orhan Veli’yi çok seviyor. Çok politik bir şair değil. Duygu ve aşk adamı. Çok hümanist ve savaş karşıtı bir insan. Nazım Hikmet mesela onu bu yönden çok eleştirmiş. Orhan Veli öldükten sonra Nazım Hikmet onun kıymetini anlamış. Ayrıca Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday ve Orhan Veli ile ilgili başka tiyatro oyunu planlarımız da var.” Hakan Dedeler ise Veli’nin önemine şöyle değiniyor: “Nazım Hikmet çantasından Orhan Veli kitabı eksik etmezmiş. Onu çok severmiş. Başta değil ama sonlarda. Bunu bir radyo programında söylemişti. Kendisi onun çok önemli bir şair olduğunu dile getirmişti.”

<p>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık merak edilenleri A

'20'li yaş challenge' akımının perde arkasında ne var?

En çok altın rezervine sahip ülkeler belli oldu! Türkiye kaçıncı sırada

İzmit Körfezi'nden 100 ton deniz salyası temizlendi

NASA'nın Mars aracının keşfettiği ilginç kaya şaşkınlık yarattı