• $7,8968
  • €9,3113
  • 484.15
  • 1205.37
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
30 Mayıs 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

Seyircilerin salonları dolduran kahkahalarını özledik

Seyircilerin salonları dolduran kahkahalarını özledik
- MERVE YILMAZ ORUÇ / merve.oruc@aksam.com.tr

Tiyatro sahneleri boş kaldı. Kovid-19 nedeniyle birçok oyun iptal edildi. Perdeler tekrar ne zaman açılacak belli değil. Bu süreçten maddi ve manevi olarak etkilenen özel tiyatrolar ise seyircileri ile buluşacakları günleri bekliyor. “Seyircilerimizin salonları dolduran kahkahalarını özledik” diyen tiyatrocular ile yeni döneme ilişkin beklentilerini konuştuk.

Dünya genelinde Koronavirüs nedeniyle sosyal ve kamusal alanda birçok kısıtlamaya gidildi. Pandeminin ülkemizde de görülmesiyle birlikte kültür sanat faaliyetlerine ara verildi. Bu süreçte filmler evde izlendi, sanatçılar online konserler verdi, sergiler online olarak açıldı. Ancak tiyatro için bu süreç çok daha farklı işledi. Dijital dünyada izlenen tiyatro sahnedeki anlık etkileşimden çok uzak. Hem seyirci hem de sanatçılar bugünler ne zaman geçecek diye bekliyor. Tiyatro nereye evirilecek merak konusu. Biz de Akşam Cumartesi olarak özel tiyatro sahipleri ve tiyatrocular ile süreci değerlendirdik. Seyircilerini ve sahnede olmayı çok özlediklerinin belirten tiyatrocular hangi şartlarda perde açabileceklerini ve beklentilerini anlattılar.

EŞYAMIZI SATAR DEVAM EDERİZ

Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte Süt Kardeşler adlı oyunun mart, nisan ve mayıs ayını kapsayan 40 gösterisini iptal ettiklerini belirten Behzat Uygur, seyircilerin, oyuncuların ve teknik kadronun sağlığının her şeyden önce geldiğini dile getirdi. İki buçuk aydır sahnelerden uzak kaldıklarını hatırlatan Uygur, “Bu süreçte en çok perde arkasından seyircinin sesini dinlemeyi, kahkahalarını duymayı, onlarla buluşmayı ve alkışlarını özledik. Bu özlem maddi hiçbir şeyle kıyaslanamaz.” dedi.

Evde kaldıkları bu dönemde üretmeye devam ettiklerini ve Süt Kardeşler ile sahneye dönmek istediklerini vurgulayan Uygur, “Seyircimiz de bunu istiyor. Daha önce bilet alıp iade etmeyen seyircimiz var. Biz biletleri iade edebileceklerini belirttik. Seyircimize yük olmak istemeyiz. Biz gerekirse eşyamızı satar yine tiyatromuza devam ederiz. Nejat ustadan böyle gördük. Bugünleri atlatalım biz her koşulda oynamaya alışık bir tiyatroyuz. Zamanı gelince de seyircimiz salonları yine doldurur.” şeklinde konuştu.

DESTEKLER KALICI OLMALI

Pandemi ile birlikte başta özel tiyatrolar olmak üzere birçok sanatçı mağdur oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy daha önce yaptığı açıklamada özel tiyatrolara yapılacak destek paketinden bahsetmişti. Bakanlığın böyle bir adım atmasının olumlu olduğuna değinen Uygur sözlerine şöyle devam etti: “Şu an için netleşen bir şey yok. Süheyl&Behzat Uygur Tiyatrosu olarak bireysel düşüncemiz bu yardımların geçici değil kalıcı hale getirilmesi. Bu aslında bir destek de değil, gereklilik. Özel Tiyatrolar, Şehir Tiyatroları ve Devlet Tiyatroları kadar tüm Türkiye’de oynayan, tiyatroyu sevdiren kuruluşlar. Bunun için vergiden muaf olma, salon kiralarının kaldırılması, reklam ve tanıtım faaliyetlerinden faydalanma gibi taleplerimiz var. Bu aslında halka yapılan bir yatırım. Biz de böylece bilet fiyatlarını düşürebiliriz. Bu düşüncelerimizi bakanlığa da ilettik. Ayrıca bu dönemde iş adamlarının da elini taşın altına sokmaları gerekiyor. Yine böyle bir pandemi süreci yaşanabileceği göz önünde bulundurularak bu sürece uygun salonlar inşa edilebilir. Bu dönemde şunu gördük ki kültür sanat dediğimiz şey insan ruhu için olmazsa olmaz…”

Tiyatronun dijital ortamda devam edebileceğini ancak bunun için de devletin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Yerel Yönetimlerin ve iş adamlarının desteğinin olması gerektiğinin altını çizen Uygur, “Oyunun sergileneceği mekân 500 kişilik ise sembolik olarak tiyatro atmosferini yakalamak adına sosyal mesafeye dikkat ederek 100 seyirci alınır. Oyun öncesi ve sonrası da dâhil olmak üzere çağdaş canlı çekimler yapılıp bunlar daha sonra dijital olarak yayımlanabilir. Pandemi dönemi böyle atlatılabilir. Bu projelere TV kanalları da destek olabilir. Ayrıca ileride belli şartlarda tiyatronun oynanmasına izin verilse bile yine maddi olarak bu yükü tek başına özel tiyatrolar alamaz. Çünkü salonlar sosyal mesafe nedeniyle dolu olmayacak. Özel tiyatronun yeniden canlanması için ciddi desteklerin sağlanması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

OYUNLAR KAYIT ALTINA ALINACAK

MUHAMMET UZUNER / CİHANGİR SANAT ATÖLYESİ

Cihangir Atölye Sahnesi bir ev gibi. Herkes dersinden ya da provasından önce ve sonra ortak alanda buluşur, sohbet eder, bazen dersler devam eder. Herkes birbirine sarılır, tartışır, üretir. En çok bunu özledik. Oyunlardan önceki heyecanlar, provalarda yaşadığımız doğum sancılarını saymıyorum bile:) Tiyatro kolektif yapılan bir iş. Bu kolektif üretim ve yaşama biçimi içerisinde insan şifa buluyor. Pandeminin tiyatronun geleceğini nasıl etkileyeceğini kestirmek güç. Epey bir süre tiyatroların perde açabileceğini sanmıyorum. Bu süreç oyuncuları da olumsuz etkiledi. Birçok oyun yarım kaldı. Her şey bıçak gibi kesilince korku ve çaresizlik duygusu yerini biraz da yalnızlığa bırakıyor gibi. Bu süreçte birçok tiyatronun çok iyi yapılmış çekimlerle oyunlarını seyircisine açması güzel bir paylaşım oldu. Bu girişimlerin olumlu olduğuna inanmakla birlikte tiyatronun böylesi bir “ekrandan izleme” formuna dönüşeceğini çok sanmıyorum. Ara formlar türeyecektir elbette ama bunların hiçbiri tiyatro olmayacak. Tiyatro sanatının özü aynı havanın solunması ve doğrudan etki tepki eylemi gelişiyor olması. Pandemi sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek paketine biz de başvurduk. Bakanlık açıklama yaptı ve tüm tiyatroların kayıt altına alınacağını ve böylece bir envanter çıkarılacağını söyledi. Bu önemli bir gelişme. Ancak destekler konusunda henüz somut bir adım olmadı. Tabii şunu da söylemek lazım; devletin sanata bakışının değişmesi gerekiyor. Yardım etmekten çok “dayanışma” ilkesiyle hareket edilmeli. Ülkede bir sanat iklimi oluşmasına destek verilmeli. Salgın sürecinde paylaşım refleksinin çok geliştiğini görüyorum. Bu dönemde askıda bilet uygulamasından birçok seyircinin yararlandığını görmek beni mutlu ediyor.

DİJİTALLEŞEN GÖSTERİM TİYATRO TADI VERMİYOR

ABDULLAH KAAN BAŞKIRAN / İSTANBUL TEMAŞA TİYATROSU GENEL KOORDİNATÖRÜ

Seyircilerimizle yeniden buluşmayı ve onların salonu dolduran kahkahaları ile alkışlarını özledim. Tabi bir de seyirci olmayı özledim. Turne dönüşlerinde tüm ekip bir yemek masası etrafında oturup yaptığımız muhabbetleri özledim. Herkes tiyatrolar ne zaman açılacak diye soruyor. Ama kimse tiyatrolar açıldığında "Yeni Normal" koşullarında psikolojik ve maddi engellerin nasıl aşılacağını konuşmuyor. İki senedir Profilo Kültür Merkezi’nin işletmesini biz yapıyoruz. Kuşkusuz salon kapasitelerini toplum sağlığı için belli bir süre azaltmak durumunda kalacağız. Ama bu gelir kaybını nasıl telafi edeceğimizi bilmiyoruz. Bilet fiyatlarına zam yapıp seyirciye yansıtamayız. Konuk ekiplerin kira bedellerine veya personelimize de yansıtamayız. Bu aralar gösterimlerin dijital olarak devam etmesi gündemde. Ama dijitalleşen gösterim biçimleri tiyatronun verdiği tadı kesinlikle vermiyor. Bu işin bir de hukuksal tarafı var. Dijital gösterimler mevcut telif anlaşmalarımızı kapsamıyor. Bence tiyatro sahnede güzel. Bu sıkıntılı günlerde umut verici gelişmeler de oluyor. 50 tiyatro ile birlikte Özel Tiyatrolar Girişimi adında bir oluşum kurduk. Kültür Bakanlığına dijital kütüphane için bir proje oluşturup başvurduk. Yaratıcı fikirlerin tiyatronun yeniden yükselişini sağlayacağına inanıyorum.

ADAPTASYON SÜRECİ OLACAK

PELİN ÖZTEKİN

Son yıllarda yoğun ve düzenli bir tiyatro programının içindeyken bir anda 2,5 ay sahneden uzak kalmak bana fazla geldi. Her şey sağlıkla, eski günlere dönse ve biz yine o mükemmel atmosfere kavuşsak. Etkileşimi, ekibimi, seyircimizi, sahnede olmayı, her seferinde hâlâ neden azalmadı bu heyecan dediğim antre bekleme anlarını çok özledim. Yeni normal hayatlarımız bizlere ve seyircimize nasıl yansıyacak yaşayarak göreceğiz. Yenilikler ve yaşadığımız gündeme ayak uydurup çözümler aramak süper. Tiyatrolar açılsa bile sosyal mesafe nedeniyle salonlar tam dolu olmayacak. Sanırım belli bir süre herkes gibi adaptasyon süreci yaşayacağız. Tiyatro yan yana, can cana yapılan bir sanat. Oturma düzeninde bile herkesin temas halinde olması oyunun enerjisini değiştirebiliyor. Mimik ve jestlerle hiç konuşmadan anlatılan onca an olabiliyor. Bunun online olarak nasıl gerçekleşeceği düşündürücü. Dizilerden ve sinemadan ayıran en önemli özelliğimiz birlikte anı yaşamamız. Sanırım tiyatronun o büyülü hissi böyle bir platformda olmayacak.

<p>Editör-Kurgu: Ezgi Aşık / <a href='mailto:ezgi.asik@turkmedya.com.tr'>ezgi.asik@turkmedya.com.tr<

Milli sondaj çalışmaları ne durumda?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

20 Ekim 2020 burç yorumları! Günlük burç yorumları

Haftanın ilk iş gününde İstanbul'da trafik durma noktasına geldi