• $13,6362
  • €15,4534
  • 776.532
  • 1904.61
7 Ağustos 2021 Cumartesi 07:00 | Son Güncelleme:

Seramik tasavvuf ile buluştu

Seramik tasavvuf ile buluştu
- ALİ DEMİRTAŞ / ali.demirtas@aksam.com.tr

Seramik sanatçısı İbrahim Şahin Mevlana ve tasavvufla iç içe olan tasarımlarını hem soyut hem de modern tarzda icra ederek ilgililerinin beğenisine sunuyor. Tüm bunları yaparken ise tasarımlarının patentlerini almayı da ihmal etmiyor elbette...

Akşam Cumartesi'nin yeni sayısından herkese merhaba. Bu hafta sizleri Konya gezim sırasında keşfetme fırsatı bulduğum başarılı sanatçı İbrahim Şahin ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi Konya merkezdeki dükkânında, onun yakınında bulunan atölyesinde yaptığı birbirinden değerli seramiklerini hem satışa sunuyor hem de sergiliyor. Öyle ki ödüllü bir sanatçı kendisi, yaptığı tasarımlar çeşitli derecelerle de ödüllendirilmiş... Peki, ne tarz seramikler bunlar diye soracak olursanız, Şahin Mevlana figürlerini hem soyut hem de modern tarzda icra etmeye çalışıyor. Konya'nın ruhuna paralel olan bu tasarımlar hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgi odağında. Şahin ile sohbetimize geçmeden önce onu daha yakından tanıyalım kendi ağzından: "1982 Ankara doğumluyum. Çocukluğum Ankara'nın güzel semti Etlik'te geçti. Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nden 2005 yılında mezun oldum. Daha sonraki yıllarda Selçuk Üniversitesi'nde Seramik Ana Sanat Dalı'nda yüksek lisansımı tamamladım. 2001 yılından beri seramik sanatıyla iç içeyim. Aldığım eğitimleri, iş ve yaşam tecrübelerimi harmanlayarak sanatımı devam ettirmeye çalışıyorum..."

"HAMDIM, PİŞTİM, YANDIM"

"Soyut ve modern tarzı benimseyerek çalışıyorum." diyen Şahin'e tasarımlarında Konya'dan beslenip beslenmediğini soruyorum. O da şöyle yanıt veriyor: "Konya da yaşıyorsanız eğer havasından, suyundan ve maneviyatından ister istemez etkileniyorsunuz. Çalışmalarımda Konya ve Mevlevîlik üzerine üretimler yapıyorum. Fakat bu öğeleri çalışmak biraz da zor. Çünkü tasavvufi öğeleri çalışmanın yükünün ağır olduğunun da farkındayım. Ürünlerimizi bu anlamda Hz. Mevlâna'nın şu sözüyle de bağdaştırabiliriz: 'Hamdım, Piştim, Yandım' bu söz seramiğin doğasıyla da iç içe aslında... Hamdım, seramiğin oluşum aşamasıdır, çizimler, modelaj, kalıplar yarı yaş seramiği temsil eder. Piştimde ise artık ürün somut olarak ortada, bisküvi pişirimi yapılmış, dayanıklı ve yarı hazır durumdadır. Yandımda da artık seramik o dayanılmaz sıcaklıkta olgunlaşarak beğeniye sunulur. Tıpkı Mevlevîlik'te bir canın dervişliğe ulaşırken 40 günlük çile odasından sen oldun diyerek çıkması gibi. Bu felsefeyle de yola çıkarak Mevlâna'nın aşkı ve sevgisini tasarımlarımızla elimizden geldiğince sunmaya çalışıyorum. Peki, farklı çalışmalarımız olmuyor mu? Elbette ki oluyor, kurumsal tasarımlar da yapmaktayız ama ön planda genellikle Konya, Selçuklu ve tasavvuf bulunuyor..."

KÜLTÜRÜMÜZÜ SERAMİĞE AKTARABİLMEK ADINA

Şahin atölyesi ve Sırçalı adını taşıyan sergi/satış mekânı hakkında ise şunları söylüyor: "Kültürümüzü seramik sanatına aktarabilme adına Sırçalı Sanat ve Tasarım Merkezi'ni kurmuş olduk. Konya'da bir ilki gerçekleştirdik ve sürekli gelişmekte olan şehrimizin de buna ihtiyacı vardı. Seramik alanında 'Sırçalı' ismini kısa sürede duyurmayı başaran atölye, farkı ile adından söz ettirerek marka olma hedefinde hız kesmeden yeni tasarımlarıyla ilerlemeye devam edecek... Kurmuş olduğumuz işletmemizin bir de satış şubesi bulunmakta. Burada atölyemizde yapmış olduğumuz seramik çalışmalarımızın müşterilerle buluşması sağlanmakta. Bu satış yerimizin en büyük avantajı müşterilerimizle bire bir ilişkimizi sağlayıp görüşlerini alabilme beğenilerini takip edebilme ortamı sağlaması oldu..."

Zaman zaman hoş olmayan durumlar da yaşanıyormuş. Bunlardan biri de Şahin'in patentli ve kendine özgü tasarımları çalınıyor kopya edilerek 'bayağı' satış mekânlarında satışa sunuluyormuş. Şahin bu konu hakkında ise şunları söylüyor: "Maalesef emeğimizin çalınması bizi üzüyor. Ama çalışmalarımızın patentlerini alıp bu sürecin takipçisi oluyoruz..."

YAPTIĞIN İŞİ SEVMEK...

Sohbetimizin sonunda Şahin yaptığı işe ilgisi ve Konya ile ilgili şunları söylüyor: "Sevmek, yaptığı işi sevmek ve bir işi özelliğine, karakterine uygun bir şekilde yaparak sunmak önemli diye düşünüyorum. Bir de herkesi Konya'ya davet edelim bu güzel şehrimizi görmelerini isteyelim. Çünkü Konya; medeniyetlerin derin yaşadığı bir şehir, Hz. Mevlâna'nın, Şems-i Tebrizi'nin şehri, kısacası tasavvuf adına bir şehir. Selçuklu'nun şehri ve o muhteşem rengiyle Turkuaz mavisinin şehridir Konya aynı zamanda..."

Tüm zamanların en yükseği... Tarım sektöründen ihracat rekoru
Tüm zamanların en yükseği... Tarım sektöründen ihracat rekoru

Tüm zamanların en yükseği... Tarım sektöründen ihracat rekoru

Türkiye'den savunma ve havacılık sanayisi atağı... İhracat rekoru tazelendi
Türkiye'den savunma ve havacılık sanayisi atağı... İhracat rekoru tazelendi

Türkiye'den savunma ve havacılık sanayisi atağı... İhracat rekoru tazelendi

Tamamen Türk mühendislerinin ürünü... Atak helikopterine entegre edilecek
Tamamen Türk mühendislerinin ürünü... Atak helikopterine entegre edilecek

Tamamen Türk mühendislerinin ürünü... Atak helikopterine entegre edilecek

<p>Oyuncu kadrosuyla göz kamaştıran 'The French Dispatch' nihayet beyaz perdede...  Türkiye'de 'Fran

'Gazeteciliğe aşk mektubu' The French Dispatch

Bu yiyecekleri sakın buzdolabına koymayın!

Tokat'ta lise kütüphanesinde 2 el yazması Kur'an-ı Kerim bulundu

Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda TIR kuyruğu 19 kilometreyi buldu