• $7,4575
  • €9,0062
  • 410.281
  • 1531.05
14 Mart 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

'Ne Bileyim Seviyo Sandım'

'Ne Bileyim Seviyo Sandım'
- ZEKİ GÜMÜŞ / zeki.gumus@aksam.com.tr

Kadriye Altınbaşak, ‘Ne Bileyim Seviyo Sandım' adlı kitabında Türk kadınlarının birçoğunun yaşadığı, şiddet ve aldatılmayı Melike ile Hakan'ın hikâyesi üzerinden anlattı. Altınbaşak kadınlara; mutluluğu karşı taraftan beklememeleri, bir meslek sahibi olmaları mesajını verdi.

Her genç kız gibi evliliğe adımını attığında bir ömür boyu mutlu olacağını düşünüyordu Kadriye Altınbaşak. Sevdiği adamla ‘Bir yastıkta bir ömür boyu’ yaşamak için imza attığında yaşayacaklarını bilmesine imkân yoktu. Doğum yaptıktan sonra hayatı bir anda değişti. Eşi tarafından psikolojik ve sözlü şiddete maruz kaldı. Bebeği henüz 6 aylıkken tesadüf sonucu gelen bir telefondan aldatıldığını öğrendi. Bunu kabullenmek kendisine yapabileceği en büyük ihanetti ve eşinden boşandı. Bebeğiyle birlikte bilinmeze yelken açarken tek başına verdiği ayakta kalma mücadelesini kazandı. Kendisinin kazanması yetmezdi kendisi gibi olan diğer kadınlara da dokunmak için yeni bir mücadele başlattı. İlk evliliğinde yakalayamadığı mutluluk ve huzuru ikinci evliliğinde yakalayan Altınbaşak, yaşadığı zorlu süreci ve kendisi gibi olan kadınların hikâyelerinden derlediklerini Ne Bileyim Seviyo Sandım adını verdiği kitapta bir araya getirdi.

İlk eşinizle severek mi evlendiniz?

Evet, yaklaşık on yıl evli kaldık. Ancak bu süre içinde psikolojik şiddete maruz kaldım. Doğum yaptıktan sonra içime kapandım. Eski eşim sürekli ‘ben olmadan hiçbir şey yapamazsın’ dediği için hayattan koptum. Sonra aldatıldığımı öğrendim, bir ay gibi bir sürede boşandım. Ancak ben lise mezunuydum ve bir mesleğim yoktu. 6 aylık bebeğimle dışarda çalışma şansım da yoktu. Evde mantı yapıp satmaya başladım. Kızım bir yaşına geldiğinde bir mesleğimin olması için üniversiteye hazırlanmaya karar verdim. Sınava girdim ve İşletme Fakültesini kazandım. Hem okuyup hem mantı ve yumurta satarak geçimimi sağlamaya çalıştım.

KARNIN AÇ MI DİYEN OLMUYOR

Türkiye’de maalesef ‘dul kadın’ damgası var. Komşularınız ‘bir tas sıcak çorban var mı’ diye sormuyor ama eteğinizin boyu ile çok ilgileniyor. Derken bir sosyal medya hesabı açtım. Orada benimle benzer sorunları yaşayan kadınlarla tanıştım. Onların hikâyelerine de tanıklık ediyordum böylece. Güçlü olmalı ve para kazanmalıydım ki çocuğumu kimseye muhtaç olmadan büyütebileyim ve iyi bir gelecek sağlayabileyim.

Sizi kitap yazmaya götüren olay neydi?

Sosyal medyadaki hesabıma her gün binlerce mesaj gelmeye başladı. Hepsi benzer sorunlardı. ‘Damdan düşenin halinden damdan düşen anlarmış’ Ben de eşi tarafından mağdur edilmiş bir kadın olarak eşleri tarafından mağdur edilen kadınların hikâyelerini harmanlayarak bir kitap yazmaya karar verdim. Kadın güçlü ama bu gücünün farkına varırken bir sürü badireler atlatıyor. Kadının gücünü göstermek, yıkılsa bile nasıl ayakta durduğunun canlı örneğini insanlara anlatmak istiyordum. On gün gibi kısa süre içinde 280 sayfalık bir kitap yazdım. 15 gün içinde 40 bin sattı kitap. Bir nedeni daha vardı kitabı yazmamın, yıllar sonra ben ikinci evliliğimi yaptım. Şu an ilk evliliğimden olan kızımla eşim birbirini çok seviyor. Onların hikâyesini de katarak ‘Boşanınca hayatınız bitmiyor aksine ayaklarınız çok daha güçlü yere basıyorsunuz’ mesajı vermek istedim.

Kitapta sadece kadın mağduriyet mi anlatılıyor?

Kitapta olaylar Melike ile Hakan’ın üzerinden anlatılıyor. Melike 15 yaşında lisede Hakan’a aşık oluyor, birbirlerini seviyor ve evleniyorlar. Melike aslında benim, on binlerce kadından biri, bazılarının kız kardeşi, bazılarının annesi. Şiddet gören, tek başına bırakılmış bir kadın. Melike’nin nasıl ayakta durabildiğinin hikâyesini anlatıyorum. 

MUTLULUĞU BAŞKASINA BAĞLAMAYIN

Kadınlar, eşleri eve gelirken çiçek alsın, her akşam yemeğe çıkarsın, gezdirsin istiyor, olmadığında da hayal kırıklığı yaşıyor. İnsan mutlu olmak istedikten sonra, sabah uyandığında perdeyi açıp güneşi gördüğünde “Bugün hava ne güzel” diye mutlu olmasını bilmeli. Mutluluğu bir başkasına bağlamamak gerekiyor. Bir gün o kişi sizi bırakıp giderse, yıkıntınız daha büyük olur.

‘HAYAT BİTTİ’ DEDİĞİM YERDEN KALKTIM  

Kadınlara destek mesajınız sosyal medya ve kitapla mı sınırlı?

Sosyal medyada şu an 430 bin takipçiye ulaştım. Orada sadece onların hikâyelerini dinlemedim, moral motive edecek yazılar da paylaştım. Ben ‘Hayatım bittiği’ dediğim yerden ayağa kalkmıştım. Onların da özgüven kazanmaları için belediyelere giderek onlarla koordineli bir şekilde kadınlara eğitim vermeye başladım.

Ne içeriyor bu eğitimler?

Sosyal medyayı aktif şekilde nasıl kullanabilecekleri, evde nasıl üretim yapıp ev ekonomisine nasıl katkı sağlayabilecekleri gibi çeşitli alanları kapsıyor eğitimler. Onların hayatına küçük de olsa dokunabilmek bana büyük mutluluk veriyor. Mesela kocası kanser olan 60 yaşında bir teyzemiz bu eğitimden sonra solucan gübresi üretip satmaya başladı. Bu eğitimlerde verdiğimiz temel mesajsa şu; “Bileğinizdeki altın bileziği, parmağınızdaki alyansa değişmeyin’ Daha çok kadına ulaşmak için biz de geniş bir kadro oluşturduk ve birçok kurumsal firmayla iş birlikteliğine gittik. Çünkü tek amacım kadınlara yardım etmekti.

Kadınlara dair gelecekte neler yapmak istiyorsunuz?

Şu an bulunduğum yer hayalimdi önce onu söyleyeyim. Hayalimi gerçekleştirdim ama yetmez. Hukuk fakültesini kazanabilirsem onlara hukuki anlamda da destek verme şansına sahip olabilirim.  

<p>Altın fiyatlarında son dakika haberleri yakından takip edilmeye devam ediliyor. 408 lira bandında

Altın fiyatları yükselişe geçecek mi? Altın fiyatlarındaki hedef nedir?

İzmir'de deniz 50 metre çekildi! Tekneler karaya oturdu

NASA'nın paylaşımı büyük ilgi gördü. İşte Mars'tan en yeni fotoğraflar...

Müslüm Gürses, isminin verildiği müzede anıldı