• $8,6283
  • €10,1247
  • 492.877
  • 1385.61
12 Haziran 2021 Cumartesi 07:00 | Son Güncelleme:

Masumlar Apartmanı'nın Okşan'ı İpek Ayaz Kortunç: Büyük hayallerim yok, o yüzden mutluyum

Masumlar Apartmanı'nın Okşan'ı İpek Ayaz Kortunç: Büyük hayallerim yok, o yüzden mutluyum
- EMİNE DOLMACI / cumartesi@aksam.com.tr

Okşan Namık, namı diğer Güllü Bekçi; Masumlar Apartmanı dizisine girdi ve yüzümüzde güller açtırdı. Aileye karşı çıkışlar, gösterdiği direnç, evin babasıyla kurduğu kapı önü dostluğu hepsi bir muhabbet, bir tebessüm sebebi. İpek Ayaz Kortunç, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi'nde konservatuar eğitimi aldıktan sonra, çocukluk hayali olan oyunculuğa başladı, çeşitli diziler ve filmlerde rol aldı. Şimdi de Okşan karakteriyle karşımızda. Oyunculuğa dair büyük hayalleri, beklentileri yok; yalnızca güzel işlerde güzel insanlarla birlikte yol almak istiyor. Evde kedileri Hayko ve Behlül ile Rakı ismini verdiği köpeğiyle birlikte yaşıyor; neredeyse tüm mahallenin hayvanlarına bakıyor. "Herhangi bir canlının hayatına dokunmak paha biçilemez. Benim misyonum, dünyaya geliş amacım budur belki de" diyor. İpek Ayaz Kortunç ile oturduğu sitenin bahçesinde, kediler ve köpekler eşliğinde sohbet ettik. Sizi de bu lezzete ortak etmek isteriz.

Masumlar Apartmanı projesi nasıl geldi, dizide yer alma hikayen nedir?

Aslında çok geçmişe dayalı bir hikayesi yok. Evde otururken bir akşam menajerim aradı, "İpek, Masumlar Apartmanından bir video talep ediyorlar, ne dersin?" dedi. Ortodontik tedavi görüyordum ve bir süre ara vermiştim, bana da sürpriz oldu gelişi. Biraz üzerimde çekingenlik de vardı, videoları çektik gönderdik ve diziye dahil oldum.

Okşan Namık karakteri nasıl bir karakter, bize biraz anlatabilir misin? Bu rolü oynarken rahatlıkla nüfuz edebildin mi?

Karakter analizini okuduğum andan itibaren çok sevdim Okşan'ı. Nesini çok sevdim? Aslında diziye de bütünüyle baktığımda Masumlar Apartmanında böyle bir karakterin olmasını, Okşan'ın dışa dönük, açık sözlü ve inatçı olmasını, gitmiyor olmasını sevdim. İnadını çok sevdim. İnatçı olmasına rağmen, seyircinin çok gıcık olabileceği bir tip, ben de oynarken gıcık oluyorum bazen. Ama o kadar çok sevimli bir gıcık ki, keşke bütün gıcıklar böyle olsa. Demek ki benim içimde de var böyle bir kişilik.

OKŞAN KADAR İNATÇI DEĞİLİM

İnatçı mısın sen de?

Ben de inatçıyım ama Okşan kadar değil. Beni almazlarsa "Teşekkür ederim" derim ve çeker giderim.

Yeni sezonda devam edecek mi Okşan?

Sadece şunu söyleyebilirim, umuyoruz devam edecek.

Fazla gözyaşı, fazla hüzün, herkes haddinden fazla ruhsal çalkantılarla boğuşuyor. Bu izleyiciyi de zorluyor haliyle, sana ulaşan tepkiler nasıl mesela. Okşan ne iyi etti de geldi mi diyorlar?

Ben bunu çok duydum. Ben diziye 32. bölümde girdim, bu bölüme kadar çok ciddi psikolojik bir hikaye. Seyirci için, Okşan'ın nefes aldırdığını duyuyorum. Bana gelen en güzel yorum o zaten. "Çok güzel oldu, diziye böyle nokta atışı bir karakter girdi. O acıların yanında tebessüm ettiriyor bizi. Ağlıyoruz, Okşan gelince yüzümüzde bir gülümseme oluyor" diyorlar. Çoğu yorum, "İyi ki geldin" şeklinde. O da beni mutlu ediyor. Gıcık olanlar da mutlu ediyor, doğru verebiliyorum demek ki.

Peki, Bayramla Okşan arasında bir aşk doğuyor mu?

Aslında Bayram da çok temiz, çok içten bir karakter. Anadolu insanı, ümitsiz bir aşk hikayesi var. Aralarında bir aşk gelişirse tabi ki çok güzel olur. Geneline baktığımızda da dizidekiler aşkla tedavi oluyorlar aslında, aşk ne kadar kuvvetliyse o kadar iyileşiyorlar. Gülben'e bakın, Safiye'ye keza. Gerçek hayatta da öyle. Aşk dediğimiz şey hasta da ediyor, iyileştiriyor da; onu anladım ben.

HEPİMİZİN YARASI VAR

Masumlar Apartmanı'nı insanlar neden çok izliyorlar, diziye başlamadan önce sende izleyicisi miydin?

Eşim diziyi izlediği için onunla birlikte izliyordum. Daha önce Gülseren hocanın kitabını da okumuştum. Gerçek hayata dayalı şeyler beni daha çok etkiliyor. İlla ki her insan mutlaka ve mutlaka bir şey buluyor kendinden. Çok fazla obsesif komplosif bozukluğu olan insan var, onu bulmuş olabilir insanlar. Her karakterden apayrı şeyler bulmuş olabilir. Anneyle ilişkimiz çok mühim olduğu için o bağları yaralı olan insanlar ilişki kurmuş olabilir. Herkesin farklı farklı yarası var dizide de gerçek hayatta da. Bizim de öyle. Herkes bu yüzden çok sevdi, gerçek hayata dayanan işler bu kadar tutuldu. Farkındaysanız iş buna doğru gitmeye başladı artık.

En çok hangi karakteri beğeniyorsun, severek izliyorsun?

Zor bir soru, hepsinin hikayesinden o kadar fazla şey buluyorum ki kendimde. O yüzden birbirinden ayırmam mümkün değil. Bunu politik bir cevap olarak söylemiyorum. Hepsinde sevdiğim ve nefret ettiğim o kadar şeyi var ki, hepsiyle tutkulu bir bağ kurmuşum sanırım.

Yaklaşık 3 yıllık bir aradan sonra dizide rol almak, set nasıl geldi sana. Özlemiş misin, çok yorucu mu? Dizideki rol arkadaşların, ortamınız nasıl?

Ciddi anlamda bir kaygı bozukluğu sıkıntım var. Hiç beklemediğim bir anda inanılmaz popüler, çok tutmuş, çok iddialı bir işe sonradan girmek bende çok büyük bir kaygı yarattı. Dolayısıyla işin sosyal kısmında zorlandım, rol kısmında o kadar zorlanmadım. İnsan olduğumuz için en büyük kaygımız kabul görmek, onay görmek, sevilmek. Kafamda soru işaretleri vardı; sevebilecek miyim, kabul görecek miyim? Ne büyük şans ki; yönetmenimiz, oyuncularımız, set ekibindeki herkes o kadar sıcakkanlı o kadar tatlılardı ki yükümü çok hafiflettiler. Onlara binlerce kez teşekkür ediyorum.

Kaygı bozukluğu peki pandemi döneminde mi başladı?

Kaygı bozukluğu önceden beri vardı, pamdemiyle ilgili değil. Odaklanamama, kaygı bozukluğunun bir belirtisi. Yaptığım hiç bir şeye odaklanamıyorum. Yeni bir terapiye başladım. Bu sefer istikrarlı bir şekilde devam edeceğim, üstesinden geleceğim inşallah.

YÜKSEK HAYALLERİM YOK

Oyunculuk hikayeni dinlemek isteriz biraz da, oyuncu olmayı ne zamandan beri istiyordun? Çocukluk hayalin mi?

Kendimi bildim bileli konservatuvar okuyacağım diyordum ama şan eğitimi almak istiyordum. Sonra yavaş yavaş annemin de yönlendirmesiyle tiyatro okumaya karar verdim. Çocukluktan beri içe dönük bir çocuktum, etrafımdaki kimse inanmadı, "Hadi canım, sen mi 300 kişinin karşısına çıkıp oynayacaksın?" dediler. Binlerce şükürler olsun ki girdim, kazandım, yaptım. Mesleğime dair tüm hayallerimi gerçekleştirmeye yakınım diyorum. Öyle çok yüksek hayallerim yok, muhteşem hayaller kurmuyorum azla yetiyorum, o yüzden mutluyum.

Bundan sonraki planların arasında neler yer alıyor?

Tek bir planım var karavan almak... Mesleki anlamda soruyorsan hiç bir planım yok, gerçekten yok. Artık plan yapmamayı öğrenmeye başladım. Çünkü planımda Masumlar Apartmanı da yoktu, aklımın ucundan bile geçmezdi. Bu plan yapmama hikayesi son dönemle ilgili daha çok, eskiden planlı programlı bir insandım. Şimdi hayat ne getirirse onu kabul ediyorum, ona göre kendimi yönlendiriyorum. İlla ki hayallerim, planlarım var ama hayat ne getiriyorsa kabul diyorum. Tabi ki mesleki anlamda artık bir şeyler yapmak istiyorum. Her şeyden öte anı biriktirmek, insan tanımak istiyorum. Çok değerli hocalarımla, meslektaşlarımla bir arada olup işimi yapmak istiyorum.

PANDEMİDE BİR KAZANCIM OLDU

İpek Ayaz Kortunç'un belki pek bilinmeyen ama tanıyanların yakından bildiği bir yönü var. Hayvan sever olması, hayvan dostu olması. Nereden geliyor bu?

Ben 8-9 yaşındayken bir köpek sahiplendi annem, adı Cingöz'dü. Galiba Cingöz'den sonra yavaş yavaş onların dünyasına inmeye başladım. Yaş ilerledikçe okudum, izledim, korkunç bir mücadele olduğunu gördüm sokakta. Ben kendime "hayvansever" demiyorum aslında, yaşam hakkı savunucusuyum. Hali hazırda bunlara kötülük yapmak isteyen çok fazla insan var, ben de onlarla mücadele etmeye çalışıyorum. Bu çok bütünsel bir şey. Sokakta kedi köpek hakkı koruyup başka canlılara zarar veren de var; kendi kedi, köpeğini koruyup sokaktakine zarar veren de var. Bir bütün olarak ele alıyorum bu yaşam hakkı savunuculuğunu ve kendi kendime bir şeyler yapmaya çalışıyorum.

Aktivist misin yani?

Aktivist demek bana biraz iddialı geliyor, kendi adıma o yolda ilerliyorum. Yerel hayvan koruma görevlisi oldum. Bu sene pandeminin bana kattığı en güzel şeydi bu. Böyle yavaş yavaş gidiyor aktivistliğe doğru bu iş. Yavaş yavaş vejitaryanlık, veganlık bunlara da giriyorum.

Peki, yerel hayvan koruma görevlisi nasıl olunur?

Tarım ve Orman Bakanlığı'na başvurmak gerekiyor bunun için. Bizim adımıza bir hayvan sever bir ablamız başvurmuştu. Online bir eğitim aldık. Sokaktaki evcil hayvanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için verilen bazı yetkilerle beraber bu görevi sürdürüyoruz. Bu tamamen gönüllülük esasına dayanan bir şey, devlet bunun için bir ücret vermiyor. Artısı ne, elinizde bir kart bulunuyor. Bu kart elinde olmayan insanlardan daha fazla yetkiniz, söz hakkınız oluyor.

CİDDİ BİR SORUMLULUK HİSSEDİYORUM

Yerel hayvan koruma görevlisi olarak bir günün nasıl geçiyor?

Sadece ve sadece hayvanların sorumluluğunu almıyoruz biz, hayvan ve toplum sağlığının da sorumluluğunu alıyoruz. Benim günlerim artık çok yorucu bir hal almaya başladı. Hayvanlar için oturduğum bölgede barınma ve beslenme yerleri kurdum. Bunun hiç bir şekilde doğaya zarar vermemesi gerekiyor. Yiyecek bırakıyorsak onların çöplerini toplamamız gerekiyor. Ben elimde sular, süpürgeler, deterjanlar geziyorum. Biraz şikayetlendiğim bir konu var. Bizim insanımız her hayvansever insanı dernek zannediyor. Kimse elini taşın altına koymuyor, buna belediyeler de dahil. İnsanlar bilinçlendi, hayvanlara yemek su veriyor ama daha fazlası gerekli.

Evde üç canlıyla birlikte yaşıyorsun. Her gün ise neredeyse tüm mahallenin hayvanlarına göz kulak oluyorsun. Bu sana neler kazandırdı?

İşin esprisi beni dert sahibi yaptı. Empati yeteneği yüksek bir insandım, diğer canlılarla daha çok empati kurmamı sağladı. İnsan ilişkilerim kuvvetlendi. Çünkü benim temizlik yaptığımı, yemek verdiğimi, su verdiğimi gören komşularım, "Merhaba, nasılsın?" diyerek bir selam mutlaka veriyorlar. Tabi ki üzerimde çok ciddi bir sorumluluk var, bir gün aşağı inmesem rahatsız oluyorum. Bu beni yoruyor ama bu tatlı bir yorgunluk. Herhangi bir canlının hayatına dokunmak paha biçilemez. Galiba benim misyonum, dünyaya geliş amacım budur belki de. Birilerinin kalbine dokunmak, birilerinin hayatına dokunmak bana paha biçilemez geliyor.

  • masumlar apartmanı
  • ipek ayaz kortunç
  • masumlar apartmanı okşan
<p>TeknoFest, 2021 yılında da heyecan ve ilgiyle karşılanıyor.  Yerli ve milli teknoloji sergilerine

200 Bin Yarışmacı Başvurusuyla TeknoFest 2021'de ‘Yeni Rekor'

Galatasaray Kayseri'de

Etna Yanardağı'ndaki hareketlilik korku yarattı

TEKNOFEST İstanbul'da Türk Yıldızları'ndan muhteşem gösteri