• $7,8796
  • €9,3934
  • 459.184
  • 1342.49
25 Nisan 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

Kuşlarla Yolculuk nefs-i terbiye muharebesinde ayna olacak

Kuşlarla Yolculuk nefs-i terbiye muharebesinde ayna olacak
- MERVE YILMAZ ORUÇ / merve.oruc@aksam.com.tr

Ferîduddin Attâr'ın Mantıku't-Tayr adlı eserinden esinlenerek hazırlanan Ramazan dizisi Kuşlarla Yolculuk, insanın kendine olan yolcuğunu ekranlara getirecek.

Kitabın her dönemin insanına hitap ettiğini belirten yapımcı Emre Konuk; “Kuşlarla Yolculuk, insanın var olduğu ilk vakitten bu yana en büyük cengi olan nefs-i terbiye muharebesinde bir ayna vazifesi görecek ve büyük bir yüzleşmenin kapısını aralayacak.” dedi.

Ramazan Ayı’nın ilk gününü geçirdik. İnsanlar salgın nedeniyle bu sene Ramazan’ı evinde geçirecek. Ramazan eğlenceleri de televizyon, internet ekranlarından takip edilecek. Ancak her Ramazan ekranlarda aynı yapımları görüyoruz. Ramazan’ın ruhuna yakışır yeni bir yapım ise TRT 1’den geldi. Dün ilk bölümü yayınlanan tasavvufi dizi Kuşlarla Yolculuk, Ramazan boyunca 19.00’da ekranlarda olacak. Aslında herkesin bildiği bir Simurg, Kaf Dağı hikâyesi bu. Feridüddin Attar’ın Mantık-ut-Tayr’ından esinlenilerek hazırlanan dizi, insanın doğru yola ulaşma hikâyesini anlatacak. Eserde Hüdhüd’ün, kuşlara rehberlik edip onları Kaf Dağı’nda yaşayan kuşların padişahı Simurg’a götürme hikâyesi; bir tekkedeki Şeyh’in seyr-ü sülük yolculuğundaki dervişlere rehberlik etmesi olarak uyarlandı. Hüdhüd’ü temsil eden Şeyh ile 10 dervişin serüveni, Mantıku’t-Tayr’ın sembolik kurgusu ve akışına bağlı olarak anlatılıyor. Başrollerini Erdinç Gülener ve Tuncer Salman’ın paylaştığı dizinin yönetmen koltuğunda Sedat İnci otururken, senaryosu Serdar Özönalan ve Hasan Erimez kaleme aldı.

DERVİŞLERİN KEMALE ERME YOLCULUĞU

“Kuşlarla Yolculuk, bugünün ve her dönemin insanına hitap edebilen bir eserden feyzle hazırlanması münasebetiyle, insanın var olduğu ilk vakitten bu yana en büyük cengi olan nefs-i terbiye muharebesinde bir ayna vazifesi görecek ve büyük bir yüzleşmenin kapısını aralayacak.” sözleriyle dizinin ana mesajını özetleyen yapımcı Emre Konuk şöyle devam ediyor: “Önce Refik sonra Tarik derler… Yani evvela yoldaş sonra yol… Tasavvuf öğretisinde mürit olan kişi insan-ı kâmil olmak için bir mürşite intisap edip yola çıkar ve ardından belli merhalelerden geçer. Bu kemale erme yolculuğu seyr-i sülûk olarak da bilinir. Bu yolculuğa pek çok mutasavvıf ve sufi eserlerinde genişçe yer vermiş, kimisi ise çeşitli semboller kullanarak bu yolculuğu daha masalsı kılmaya çalışmış. Feridüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr isimli eseri, Hüdhüd kuşunun önderliğinde yola çıkan kuşların kemâle erme hikâyesini anlatmakta. Anlayacağınız üzere Hüdhüd kuşu mürşiti temsil ederken, kuşlar ise seyr-i sülûk’u temsil ediyor. Hikâyede birçok merhaleden geçen ve zorluklarla karşılaşan kuşlara Hüdhüd bazı hikâyeler ve kıssalar anlatmakta. Bu kıssalar merhalelerin özünü kavramaları bakımından kuşlar için ve aslında yola girmiş olan okur için birer kaynak niteliğinde. Öğrencilik yıllarımda keşfettiğim bu eser başlarda sadece beni derinden etkileyip sarsan bir kitap olarak kütüphanemde yer alırken, sinemaya merak sardığım yıllarda drama olmaya müsait olduğunu keşfetmemle beraber artık başucu kitaplarımdan biri haline geldi. Uzun yıllar üzerine kafa yordum. Yönetmenlik yıllarımın ilk projesi olan Yunus Emre Aşkın Yolculuğu dizisini hayata geçirirken bu eserin faydasını fazlasıyla gördük. AkliFilm olarak tarihe ve tasavvufa olan merakımız yapımcı olarak hayata geçirdiğimiz eserlere de yansıdı elbette.”

ERDİNÇ GÜLENER: HUZURU BANA YENİDEN HATIRLATTI

Mantıku’t Tayr Feridüddin Atar’ın çok değerli bir eseri. Ve biz bu eseri ekrana taşıyoruz. Dizi teklifi bana geldiğinde çok heyecanlandım. Bir taraftan da korktum işin açıkçası çünkü çok kısa bir dönem içerisinde çekimlere başlamamız gerekiyordu. Ama yapımcımız ve yönetmenimiz projeye o kadar hâkimlerdi ve o kadar güzel anlattılar ki içim rahatladı. Emin ellerde olduğumu düşündüm ve hemen kabul ettim rolü. Hikâyeyi biliyordum. Hepimizin kafasının bir yerindedir Kaf Dağı’ndaki Simurg’a yolculuk. Ama yine de araştırma ve çeşitli okumalar yaptım. Bu yapım ekranda bir fark oluşturacak. Tamamen insanlığın maneviyatına yönelik bir iş yapıyoruz. Unuttuğumuz, ertelediğimiz o manevi değerlerimizi hatırlayacağız. Kuşlarla Yolculuk ile ekran başındaki her izleyiciyi bir silkeleyeceğiz ve diyeceğiz ki “Sizin de bir içsel yolculuğunuz var, hadi bu yolculuğa başlayın” ve eminim ki başlayacak birçok insan var. Çekimler çok güzel geçti. Her hareketi, her ritüeli en ince ayrıntısına kadar düşünerek, tartışarak yaptık.

Dizide bir dergâhtaki şeyhi canlandırıyorum. Aslında simgesel olarak bu şeyh kuşların yolculuğundaki Hüdhüd’e tekabül ediyor. Ve o yolculukta dergahtaki dervişlerine rehberlik ediyor diyebiliriz. Dizide çekilen her sahne beni çok etkiledi. Burada, inanılmaz bir plato kuruldu. Zorlandığım sahneler de oldu. Şeyh efendinin Simurg yolculuğunu anlattığı uzun tiratlar var. Tabi ki bunun ezberi biraz zor. Her yapım oyuncuya farklı şeyler öğretiyor. Bir oyuncu olarak her daim öğrenmeye açık bir insanım ve öğrenmek isterim. Erdinç Gülener olarak hayatım boyunca huzur benim için çok önemli oldu ve o iç huzur beni her zaman var etti. Bu dizi de yine bana huzurun ne kadar anlamlı olduğunu öğretti. Dizi de bir iç yolculuktan bahsediliyor. Kendi adıma iç yolculuğumu tamamladığımı zannetmiyorum ama bunun için çabalıyorum. Eminim bir gün o yolculuğu tamamlayacağım. 

TUNCER SALMAN: KENDİ İÇ HESAPLAŞMAMI YAPABİLİYORUM

İlk defa tasavvufi içerikli bir dizide oynadım. Eseri duymuştum ama hikâyeyi detaylı olarak bilmiyordum. Hızlı bir bilgi taraması yaptım. Çünkü süreç çok hızlı gelişti. Mübarek Ramazan ayına özgü bir proje oldu. Proje, nefsine uyup hataya düşen dervişlerin şeyh eksenindeki dönüşüm hikâyeleri üzerinden bugünün insanına mesaj veriyor. Dizide bulunan dervişler ve benim oynadığım seyyah karakteri birer kuşu temsil ediyoruz. Seyyah’ın temsil ettiği kuş bir papağan. Seyyah, diyar diyar gezen ve biriktirdiği hatıralarını kayda alıp onları bulunduğu yerlerdeki insanlarla paylaşan bir kişi. Bugüne kadar en zorlandığım işlerden biri oldu. Çünkü rolüm anlatıcı olduğu için, bir konuşmaya başladığımda aralıksız 7-8 dakika konuşuyorum. Tasavvufi mevzular olduğu için, dil de güncel değil. Ben de bir teknik geliştirdim. Şimdi zorlanmadan sahnelerimizi tamamlamayı başarıyoruz. Bu yapımda farklı bir deneyim kazandık. Yaklaşık 20-21 gün karantinada kalacağız. Aldık bavulu geldik. İlk defa bulunduğum sette yaşıyorum. Güzel bir kamp hayatı yani. Tekrar diziye dönecek olursak kuşların yaptığı yolculuktan sonra aslında ulaştıkları kişi kendileri. Ben de Tuncer Salman olarak kendi iç yolculuğumu son yıllarda tamamladığımı düşünüyorum. Çünkü bunun yaş ile de ilgisi var. Belli bir yaşa geldikten sonra sorgulamaya başlıyorsun. Kendine yalan söyleyemiyorsun. Dolayısı ile kendini daha iyi değerlendiriyorsun. Önemli olan her günü güzel geçirmek. Dostça, kardeşçe, insanlarla çatışmadan, sinirlenmeden, stresten uzak… Kalan ömrümü böyle yaşamak istiyorum.

KAF DAĞI’NDAKİ SİMURG

Hikâye, Mantıku’t-Tayr’daki papağanı temsil eden seyyah karakterinin, eşkıyalardan kaçarken bir papağan kuşunu takip ederek tekkeye sığınmasıyla başlar. Seyyah, tekkeye sadece bir misafir olarak giriş yapmaz; kendisiyle beraber, ömür boyu heybesinde biriktirdiği insan hikâyeleri de giriş yapar. Anlattığı her hikâye; tekkedeki bir dervişin ihtiras, makam, şöhret, kazanç, aşk gibi saklı duygularını ve zaaflarını uyandırır. Mantıku’t-Tayr’daki bülbül, keklik, doğan, hüma, baykuş, üveyik, kaz, kuyruksallayan ve tavus kuşunu temsil eden 9 derviş, bu saklı duyguları ve zaaflarının tesiriyle hareket eder ve nihayetinde belli imtihanlarla karşı karşıya kalır. Bu imtihan eşiğinde rehber Hüdhüd sembolündeki Şeyh devreye girer ve tıpkı Mantıku’t-Tayr’da olduğu gibi sembolik hikâyeler vasıtasıyla dervişlere zaaflarının yol açacağı hataları vurgulayıp seyr-ü sülük, yani Kaf Dağı’ndaki Simurg yolculuğuna devam ederler. 

Editör:<a href='#0'> </a><a href='mailto: eda.cabul@turkmedya.com.tr'>eda.cabul@turkmedya.com.tr</a>

ABD'de kim Beyaz Saray'da olacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Edirne'nin içme suyu kuraklık nedeniyle yüzde 3'e düştü! 36 saatlik kesinti

Boş kalan kampüsün yeni misafiri tilki böyle görüntülendi