• $8,3465
  • €9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
22 Ağustos 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

Kültürel vesayet ve bitmeyen ikiyüzlülük

Kültürel vesayet ve bitmeyen ikiyüzlülük
- GÜLCAN TEZCAN / gulcantezcann@gmail.com

Fırat Tanış'ın sorusuna soruyla karşılık verelim; Kendi mahallesine küfretmeyip, dini ve milleti aşağılamayıp, dindarlığını gizlemeden sinema ve dizi sektöründe varolabilen, güncel sanat, resim, klasik müzik alanında kabul gören kaç kişi biliyoruz?

Bu ülkede ayrımcılık, ötekileştirme ve mahalle baskısı yapılacaksa bunu ancak ülkenin ‘seçkin’leri yapar. Misal Hasan Bülent Kahraman’ın başına gelenler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin oluşturduğu İstanbul Kültür Sanat Platformu’nun danışma kuruluna seçilen Kahraman, bir dönem Sabah Gazetesi’nde yazdığı için ‘yandaş’ olarak etiketlenmesi ve o dönemlerde yazdığı bir yazıda kullandığı ifadeler.

Hasan Bülent Kahraman, 2012 yılında kaleme aldığı “İstanbul’u Muhafazakarlık Kurtaracak” başlıklı yazısında, “Daha önce ‘muhafazakarlık kurtaracak İstanbul’u’ demiştim bu köşede yazdığım yazılarda. İşte o muhafazakarlık kendisini göstermiştir, bendenizin kehaneti doğrulanmıştır; zaman alacak olsa da ‘kurtarma faaliyetleri’ başlamıştır. Dileyenlere bir örnek olarak Beyoğlu Belediyesi’ni göstereyim. Onu da yazmıştım daha önce. Safiyane bir biçimde, ‘içkiyi yasaklıyorlar’ falan denirken, Beyoğlu Belediyesi, çok akıllıca, çok zarif bir çalımla, Beyoğlu’nu dolduran, 25 kuruşa bira içen lumpen kitleyi oradan sürüp çıkarıyor; bölgeyi mutenalaştırıyor.” dediği için bugün bedel ödetildi. Sosyal medyadan yükselen tepkiler üzerine Kahraman, önceki gün görevinden istifa etti.

Gezi’de kışkırtıcılık yapan bağzı sanatçılarla ilgili tepki gösterildiğinde ‘Aman canım Gezi’ye takılıp kalmayın. Kültür, sanat alanında ideolojik kamplaşma iyi değil” diyenler İBB’yi etkisi altına alan bu katı ve bağnaz tutum hakkında ne düşünüyor acaba? Bizim devlet ve millet düşmanlarını tolere ettiğimiz kadar sadece iktidarın yanında, yakınında ya da devlete ait kurumlarla yakın temas halinde diye birilerinin fişlenmesi, linç edilmesi, şehrin karar mekanizmalarından uzak tutulması ne kadar hakkaniyetli? Hani birlikte başaracaktı İmamoğlu? Seçim sloganı ‘birlikte başaracağız’ olan bir belediye başkanının çoğulcu davranmaya çalıştığında ‘zikzak çiziyor’ diye eleştirilmesi nasıl bir ‘birlikte olma’ durumu acaba?

Kültür Sanat Danışma Kurulu’nda Araştırmacı Rumeysa Kiger, sunucu Yekta Kopan, Akademisyen ve TV programcısı Levent Erden, Oyuncu Mert Fırat, Müzisyen Harun Tekin gibi isimlerin olması kimlere yönelik kültürel politikalar üretileceğinin ipucunu veriyor. Ama Gökhan Özoğuz, Mehmet Ali Alabora, Levent Üzümcü, Sıla, Ezel Akay filan alınmamış kurula, hatrım kalır.

Bu kadar keskin bir biçimde kendini ayrıştıran sözkonusu bağzı sanatçılar sonra utanmadan “20 yıl olacak. var mı o cenahtan 1 tek yetişmiş, nitelikli müzisyen, ressam, oyun yazarı, senarist, yönetmen, besteci... 20 yıl. 20 koca yıl. var mı ?” sorusunu sorabiliyorlar.

Kültür ve sanata ilişkin her zemin ve üretim alanında küçük krallıklar kuran, kendi kliklerine ve siyasi görüşlerine biat etmeyen, sosyal medya hesaplarına belli aralıklarla rakı bardağı, Anıtkabir ve belli ajansların yürüttüğü birtakım ideolojik kampanyalar için destek paylaşımları yapmayanlara hayat hakkı tanıdınız mı? Kendi mahallesine küfretmediği, dindarları aşağılamadığı ya da dindarlığını gizlemediği sürece sinema ya da dizi sektöründe varolabilen, güncel sanat, resim, klasik müzik alanında kabul görebilen kaç kişi biliyoruz? Bunun sebebi kim? Kültürel hamle konusunda dertleri olan bir lidere sahip olsa da AK Partinin öncelikler sıralamasında bu meselenin çok gerilere atıldığı herkesin malumu. Ancak yetişmiş, nitelikli müzisyen, ressam, oyun yazarı, senarist, yönetmen, besteci olmayışının en önemli nedeni Türkiye’de kırılamayan tek vesayetin kültürel alanda kale gibi dimdik ayakta duruyor oluşu. Ve ne yazık ki bu ülkede kültürel vesayet yıkılmadıkça atılan bütün devasa adımlar, Cumhuriyet’in geçen yüz yılı içerisinde onda biri ancak gösterilen gelişme ve büyümenin 20 yıl içerisinde kaydedilmiş olması 2023’te oy verecek Z kuşağı için hiçbir şey ifade etmeyecek. Çünkü onların zihnini, gönlünü ve ruhunu hâlâ ülkesine, toprağına, insanına düşman, kibirli, batı aşığı bir mahalle dolduruyor. Yayınevlerinden, sanat galerine, sinema sektöründen, müzik piyasasına nitelikli işler yapabilecek tertemiz vatan evlatları ya usandıran ve yıpratan bir kavgayla enerjilerini tüketiyor ya da o kültürel vesayete boyun eğerek onların istediği kalıba girerek var olabiliyor. Sonra da bağzı densizler utanmadan 20 yıldır kaç tane nitelikli sanatçı yetiştirdiler diye sorabiliyor. Bırakın yeni yetişecekleri bu ülkenin en nitelikli ve dünya çapında tanınan bir müzisyeni olan Hüseyin Sermet bile milli bir duruş sergilediği için klasik müzik camiasından linç yiyor ve üstü çiziliyor. 

PATARA’YA HAKKINI VERMEK

Malum bu yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Patara Yılı ilan edilmişti. Pandemi dolayısıyla istenilen ölçüde değerlendirilebilmiş değil bu süreç. Ancak yıl bitmiş değil ve bu büyük tarihi mirası görmek isteyenler yolunu Patara’ya düşürebilir.

2020 yılının turizm teması seçilen Patara, dönemin en demokratik meclis binasına, 2 bin yıllık deniz fenerine, dünyada kazıyla belgelenen tek yol kılavuz anıtına, Osmanlı Devleti’nin ilk Telsiz Telgraf İstasyonu’na ev sahipliği yapıyor. Tarihte birçok önemli kişiliği ağırlayan Patara, demokrasi ve Cumhuriyet’in temellerinin Anadolu’da atıldığının en güçlü göstergesi. Geçtiğimiz günlerde Emine Erdoğan’ın da ziyaret ettiği Patara Antik Kenti’nin Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık da bölgenin bu özelliğine dikkat çekiyor. Emine Erdoğan’a Patara Antik Kenti hakkında bilgiler veren Prof. İşkan, tüm dünyaya Cumhuriyet rejiminin ortaya çıktığı toprakların burası olduğunu göstermek için TBMM’nin 100. Kuruluş yılında sayın Cumhurbaşkanını ve Meclis’te grubu bulunan tüm partileri Patara’ya davet etti. 

<h3><u>GÜNDEM</u></h3><h3>İzmir'de 6,6 büyüklüğünde deprem</h3><p>İSTANBUL'DA DA HİSSEDİLDİ</p><p>İz

30 Ekim 2020 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bakan Koca, İstanbul'da Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu Toplantısı'nın açılışına katıldı.

Tekneyle gidilen kayalığa artı yürüyerek gidiliyor