• $9,2525
  • €10,7813
  • 529.548
  • 1437.32
9 Ekim 2021 Cumartesi 07:00 | Son Güncelleme:

İranlı yönetmen Puran Dırahşende: Sinemamda toplumsal ihtiyaçlar öncelikli

İranlı yönetmen Puran Dırahşende: Sinemamda toplumsal ihtiyaçlar öncelikli
- GÜLCAN TEZCAN / gulcantezcann@gmail.com

Sanat ve ödül için değil insanların yaralarına dokunmak üzere filmler çeken İranlı yönetmen Puran Dırahşende, "Benim için toplumun ihtiyaçları, halkın kaygıları önceliklidir. Kendi sinema zevklerim için onların ihtiyaçlarını göz ardı edemem." diyor.

Puran Dırahşende İran'ın en tanınmış ve tecrübeli yönetmenlerinden biri. Türkiye'de en bilinen filmi "Şşş! Kızlar Bağırmaz". Kadına yönelik taciz ve tecavüz konusunun geleneksel toplum yapısı içinde nasıl görmezden gelindiğini ve kadınların hayatında ne derin yaralar açıldığını konu alan film vizyona girdiği 2013'ten bu yana hem İran'da hem de gösterildiği bütün ülkelerde büyük ilgi gördü. Türkiye'yi çok seven ve sık sık İstanbul'a gelen Dırahşende ile geçen hafta bir söyleşi yapma imkânı buldum. Selma Avcı'nın tercüme desteğine hassaten teşekkür ederim. Rüzgârda Bir Mum, Ölümsüz Çocuklar, Dumanlı Çatı Altında, İlişki, Küçük Mutluluk Kuşu, Sonsuza Kadar Genç gibi filmleri ile seyircinin gönlüne taht kuran Dırahşende, "Şşş! Kızlar Bağırmaz"ın ardından şimdi de "Şşş! Erkekler Ağlamaz" adlı filmini çekmeye hazırlanıyor. Dırahşende ile sinema anlayışını, Türk sinema, dizi sektörüne bakışını ve yeni projelerini konuştuk.

Sinema sizin için ne anlam ifade ediyor?

Öncelikle çok güçlü bir araç. Toplumda var olan ve dile getirilemeyen birçok sorunu ve problemi düzgün bir şekilde sunabilir ve çözüm üretebilir. Mesela vücudumuzda iyileştirmemiz gereken bir iltihap var ve bunu iyileştirmenin farklı yolları vardır. Sinema da aynı şekilde bir yarayı iyileştirmek için farklı yollar arayan bir araçtır diyebiliriz. Problemleri farklı şekilde sunmanın yollarını arar.

Film yaparken en çok hangi konularda titizlenirsiniz?

Öncelikle yaşadığım topluma bakarım. Bugün toplumun öncelikli sorunu ne, aile mevzusunda mı sıkıntılar var? Gençlik ile ilgili sorunlar mı öne çıkıyor? İş alanında mı sıkıntılar yaşanıyor? Toplum ve aile meselelerinde öne çıkan bazı sorunlar neler? Bu alanda uzmanlarla araştırmalarımı yaparım. Kütüphanede ya da halkın içinde onlarla muhabbet ederek araştırmalarımı derinleştiririm. Böylelikle yavaş yavaş hikâyem gün yüzüne çıkmaya başlar. Film yaparken öncelikli kaygım insan ve toplumdur, içinde bulunduğumuz sosyal hayattır. Bu yüzden toplumsal olarak hata veren unsurlar neler onlara odaklanırım.

Başka öncelikleriniz var mı?

Film yaparken benim için diğer önemli konu da filmin bütçesidir. Filmi çekerken bütçenin dışına çıkmamak, maddi sorunlarla boğuşmamak için masrafı belli bir sınırda tutmaya çabalıyorum. Bir diğer mesele yapımcısı, yönetmeni ve senaryo yazarı olduğum filmlerimin üretilme sürecinde finansmana destek sağlayacak kişi ya da kurumların benim kaygıma ortak olmasını beklerim. Belki de bu yüzden dört, beş yılda bir film yapabiliyorum. Beni en çok yoran konu ekonomik sorunlar.

İran sinemasında kadın yönetmenler ne durumda?

Öncelikle şunu söyleyeyim ki İran İslam İnkılabı'yla kadın yönetmenlerin önü daha da açılmıştır. Şu anda kısa film çeken 200'den fazla ve uzun metrajlı film yapan da en az 5-6 önemli kadın yönetmenimiz bulunuyor. Bu yönetmenlerimiz de dünya çapında ödüllü isimler.

TIP FAKÜLTESİNİ BIRAKTIM SİNEMA OKUDUM

Sizin karşılaştığınız zorluklar oldu mu peki?

Elbette film yapmak ve sinema alanında faaliyet göstermek benim için kolay değildi. Tıp fakültesini kazanmıştım. Fakat tıp eğitimine devam etmek istemedim. Sonra sinema TV fakültesini kazandım. Birçok zorlukla birlikte bu alanda çalışmaya başladım ve ilk kadın sinema yönetmeni unvanıyla bu alanda var oldum.

Neden sanat filmlerinden ziyade toplumsal sorunları konu alan işler yapmayı tercih ediyorsunuz?

Halktan ayrı bir birey değilim. Toplumun canını yakan bir sorun benim de canımı yakar. Bütün bunlar varken sadece eğlendiren, insanları oyalayan film yapamam. Benim için toplumun ihtiyaçları, halkın kaygıları önceliklidir. Kendi sinema zevklerim için onların ihtiyaçlarını göz ardı edemem.

Festivaller sinemaya bakış açınızı etkilemiyor mu peki?

Benim bakış açıma göre festivaller karar verici merci değildir. Asıl olan halkın ihtiyaçlarıdır. Filmlerimi halkın dert ettiği konulara göre belirler, çekerim. Mesela Şşş!Kızlar Bağırmaz filmim. Hiçkimse bu filmimde konu edindiğim çocuk istismarı hakkında film yapacak kadar cesur değildi. Bu konuda film de yapılmamıştı. Hatta Malatya Film Festivali'nde filmim ödül aldığında "Bu bizim ülkemiz için de çok önemli bir sorun. Gelin burada da bu konuyu işleyen bir film yapalım" diye teklif getirmişlerdi. O zamandan beri Türkiye'de film yapma arzusu var bende.

NURİ BİLGE FİLMLERİNİ TAKİP EDERİM

Filmlerini beğendiğiniz bir Türk yönetmen var mı peki?

Nuri Bilge Ceylan sinemasını takip etmeye çalışıyorum. Öğrencilik yıllarımda Yılmaz Güney'in Yol filmini izlemiş, oldukça etkilenmiştim.

Türk dizileri İran'da da çok izleniyor. Sizin ilginizi çekiyor mu? Neler söylersiniz?

Türkiye'deki dizi sektörünü takip etmeye çalışıyorum. Evet, İran'da Türk dizilerinin izlenme oranları çok yüksek. Ama maalesef Türk dizilerinde aile çok fazla tahrip ediliyor. İhanet, yasak aşk, birbirinin ardından iş çevirmeler, yalan dolanlar. Toplumda ailenin yeri ve ailede annenin rolünü göremiyoruz bu dizilerde. Aile kavramının değersizleştirildiğine şahit oluyoruz. Kadınlar toplumu ve geleceği kuran varlıklar olarak değil de giyinip kuşanıp, poz atan kişilikler olarak boy gösteriyor dizilerde.

Baba rolünün silikleştirildiği, anne rolünün olumsuz gösterildiği dizilerle çocuklar bizden ne öğrenecek, kültürümüzü çocuklara nasıl aksettireceğiz? Oysa bizim kültürümüzde anne ve babanın rolü önemlidir. Türkiye yurt dışında daha çok bu dizileriyle tanınıyor. Oysa dizilerde kadın geleceği kuran ve şekillendiren kişiler olarak değil de ihanet ve fesadı yaygınlaştıran kişiler olarak işleniyor. Mesela İran'da Aşk-ı Memnu çok izleniyordu. Belki cazip ve sürükleyici bir konu olabilir fakat toplumun temellerini sarsacak tehlikeler içerdiğinden bize uygun değildi.

Türkiye ile ortak filmler yapmak istediğinizi söylediniz. Neler düşünüyorsunuz?

İran ve Türkiye ortak bir kültür ve tarihe sahip. Halklar birbirine çok yakın. Birlikte çok güzel ortak eserler verebilir. Yıllardır Türkiye ile ortak projelerde yer almak istediğimi her platformda dile getirdim. Ticari filmlerin ötesinde ortak kültürel değerlerin işlendiği belgesel, dizi ya da sinema filmleri çekilebilir. Her iki ülke oyuncularının yer aldığı hatta diğer komşu ülkelerden de oyuncuların yer alabileceği ortak filmler çekilebilir. Çünkü bu hikâye hepimizin; bu topraklara ait kaygılar, ortak toplumsal ve ailevi endişelerin konu edildiği korona öncesi ve sonrası problemlerin dile getirildiği, dünyada meydana gelen ve ülkelerimiz etkileyen olayların konu edildiği ortak yapımlara imza atılabilir.

"Şşş! Erkekler Ağlamaz" yolda

"Şşş! Kızlar Bağırmaz" filmiyle pek çok festivalden ödülle dönen, dünyanın pek çok ülkesinde kadınların sesi olan Puran Dırahşende, geleneksel toplum yapılarında erkek çocuklar üzerinde kurulan baskıları konu alan "Şşş! Erkekler Ağlamaz" filmi için de gün sayıyor. Dırahşende, "Biliyorsunuz erkekler anneleriyle çok dertleşmez, babalarına da çok yaklaşmaz, içindekileri söyleyemez. Çünkü erkeklere hep toplumsal bir baskı olmuş. 'Sen erkeksin. Erkek ağlamaz.' denilmiş. Bir erkek ağlayabilir, sevgisini hatta hüznünü gösterebilir. Bazı duyguları göstermek lâzım çünkü bunlar bir yerde toplanıyor ve başka şekilde dışa vuruyor." şeklinde konuşuyor.

Dırahşende, bazı erkek çocukların küçükken maruz kaldığı olayları kimseye anlatamadığını, bunun da tüm hayatı boyunca kişiyi olumsuz etkilediğini, özgüvenini sarstığını, eğitim ve iş hayatında da etkilerinin görüldüğüne dikkat çekiyor. Usta yönetmen, "Bence erkekler çok mazlum ve çok da masumlar aynı zamanda. Çünkü istedikleri şeyi söyleyemiyorlar. Onlara ağır bir kimlik yüklenmiş ve hayatın ağırlığını sırtlamaları gerekiyor. Hatta hislerini bile dile getiremiyorlar. Bu filmde insanlar kendilerinden bir şeyler bulacak ve izleyicilere duygusal anlamda çok yakın gelecek." diyor.

GENÇLERİMİZİ KORE FİLMLERİNDEN KORUMALIYIZ

Gençler son dönemde Kore dizi ve müziklerinden çok etkileniyor. Bu dizi ve filmlerle olumsuz mesajlar verildiğine dair endişeler var. Siz neler düşünüyorsunuz bu konuda?

Dünyada çok etkili bir Güney Kore K-pop akımı var. Bir kaç yıldır 11-14 yaş arasında çocukların katıldığı bir organizasyonda fark etmiştim bu grupların gençleri nasıl etki altına aldığını. Onlar gibi giyinen, davranan, tek tipleşen gençler var. Sonrasında bu konuyu araştırmaya başladım. Nasıl bu şekilde taraftar toplayabiliyorlar, nasıl etkileyebiliyorlar çocuklarımızı? Biliyorum ki sizin ülkenizde de oldukça ciddi sayılarda takipçileri ve fanları var. Söylemleri kendini sev, kendinle konuş, sadece kendini kabul et. Ailenin sevgisinden mahrum çocuklar ya da bir şekilde aileden uzaklaşmış çocuklar kendilerini bu grupların bir parçası olarak görüyor, bu grupların sembollerini üstlerinde taşıyorlar. Peki bu gençleri nasıl kendi taraflarına çekiyorlar? Bu çocuklar için biz ne yapabiliriz? Bu da başka bir afet bir toplum için. Çocuklarımızı elimizden alan bu dalga nedir? Bu konuda bir film-belgesel yapmaya hazırım. Dünya nereye gidiyor, uyanık olmalıyız. Çocukların problemlerini anlamaya çalışmalıyız. Çocuklarımıza yakın olmalıyız. Anne ve babaları bu konuda uyarmalıyız. Aileden uzaklaşan bu çocuklar neden ailelerinin yerine bu grupları koyuyor? Çocuklarımızın ve ailelerimizin problemi ne idi ki nasıl bu grupların etkisi altında kaldılar? Bu grupların psikolojik açıdan tesiri nasıl bu kadar fazla? Hatta intihar vakalarının arttığını biliyoruz gençler arasında. Problem nedir, sıkıntılarını anlamaya çalışmalıyız. Anne ve babalar bu konuda eğitim almalı, çocuklarının kimlerin nasıl tesiri altında kaldıklarını anlamaları açısından, çocuklara nasıl davranmaları gerektiği konusunda. İnternette çocukları bir tıkla nerelere ve nasıl ulaşıyor? Sinema bu işe nasıl destek verebilir. Zihnim hep bunlarla meşgul. Üzerinde çokça düşünüyorum.

  • iranlı yönetmen
  • puran dırahşende
  • kızlar bağırmaz
  • gülcan tezcan
<p>Trump için Rahip Brunson neyse Biden  için Osman Kavala o mu? 10 ülkenin büyükelçisinin yayınladı

ABD'nin Kavala ısrarı neden?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor

Çobanlıkla başladığı hayvancılıkta çiftlik sahibi oldu