• $ 5,7749
  • € 6,3659
  • 270.907
  • 104059
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

İlham veren ofisler

Yeliz COŞKUN

yeliz.coskun@aksam.com.tr

Çalışma ofislerimizde haftada 40 saatten fazla zaman geçiriyoruz. Bu nedenle işyerimiz adeta ikinci evimiz gibi oluyor; hiçbir şeyden değilse, geçirdiğimiz süre anlamında. Öyle ofisler var ki görenleri kendisine hayran bırakacak cinsten. İşte klasik tarzda ofislerden oldukça farklılaşarak yaratıcı ekiplerinin ufkunu açmayı hedeflemiş yurtiçi ve yurtdışında hizmet veren kurumlardan bazıları…

Gelişen dijital dünyayla birlikte yeni ofislerin tasarımları birçok değişime uğradı. Bugün ofisler marka özünün değerli bir uzantısına dönüşerek, bir markanın nasıl bir çalışma ortamına sahip olduğu, markanın tüketicileri ve paydaşları nezdinde sahip olduğu algının önemli bir parçası haline geldi. Ofis tasarımlarının geçmişine bakıldığında, 1950’li yıllarda ofislerde organik gruplar halinde düzenlenen masaların hakimiyeti göze çarpıyordu. Bu düzenle ofis içinde konuşmaları teşvik etmek ve daha mutlu bir iş gücü oluşumunu desteklemek hedefleniyordu. 1980’lerde ise farklı bir ofis ortamı karşımıza çıktı. Çalışan mahremiyeti göz önünde bulundurularak, ofis içerisinde “cubical” adı verilen kapalı küplerden oluşan bir çalışma düzeni oluşturuldu. Ancak mahremiyet odaklı bu yaklaşım, aksine çalışan verimliliğini olumsuz yönde etkilemesiyle anıldı ve ekip çalışmasının önünü kesmekle eleştirildi. 

YENİ OFİS ANLAYIŞI OLUŞTU

2000’lere gelindiğinde dijitalleşmenin etkisiyle yeni kuşağın beklentileri de değişti. Çalışanların daha ferah ve rahat bir çalışma ortamında çalışması, verimliliğin artması için yeni bir ofis anlayışı gündeme geldi. Rahat oturma köşeleri, sosyal alanlar, canlı renkler gibi iş ortamının ötesinde çok amaçlı mekanlar yaratılmak istendi. 2010’lu yıllardan itibaren ev ve sosyal yaşam konforunda ofis ortamı yaratmak öncelik ve hedef durumuna geldi. 

Tarihi binada bir teknoloji ofisi

Sosyal paylaşım sitelerinin en ünlülerinden ve en çok ziyaret edilenlerinden Twitter merkez ofisi, San Francisco 1355 Market Sokağı’nda bulunan tarihi binanın 3 katına yerleşti. Doğa temasının işlendiği kurumda asansörden iner inmez karşınıza sosyal medya devinin simgesi olan ‘kuş’ ile karşılaşıyorsunuz. Oyun salonundan, meyve barına, farklı lezzetlerin servis edildiği yemek salonu ve kafelerden, dinlenme odalarına, teras katında bulunan organik bahçesine dek birçok ayrıntının düşünüldüğü ve çalışanların hizmetine sunulduğu ofisin dış cephesine de Twitter logosu işlendi. 

BİR VİZYONUN MİMARİ ANATOMİSİ

İstanbul, Levent’te 10 bin m²’lik bir alanda konumlanan ve 6 ayda tamamlanan Yemeksepeti Park, çalışanlarına mutlu bir c¸alıs¸ma hayatı sunma hedefiyle tasarlandı. Yemeksepeti, uyku odalarından hamaklı kütüphaneye, spor salonundan oyun odalarına, ortak çalışma alanlarından teras bölümüne, tribün alanından, fotoğraf stüdyolarına kadar 5 kattan oluşan binasıyla Türkiye’deki dinamik ofis anlayışına yeni bir boyut getiriyor. Ofis, ‘yemeksepeti.ofis: Bir Vizyonun Mimari Anatomisi’ adıyla kitaplaştırıldı. Zeminden yukarı katlara doğru, koyu kırmızıdan sarıya açılan tonlar, Yemeksepeti’nin kurumsal kimliğini ön plana çıkartılması için kullanıldı ve bu canlı renklerle dinamizm yaratıldı. Yemeksepeti Park 5 kat boyunca devam eden giriş holü ve bu holü üst katlarda birbirine bağlayan köprülere sahip. Her köprü kendi bulunduğu katın uyku odasına bağlanıyor. En üst katında yer alan ilk köprüye ise ‘Atatürk’ isminden oluşuyor. Yemeksepeti CEO’su Nevzat Aydın, Yemeksepeti Park’ın felsefesini ise şöyle açıklıyor: “Yemeksepeti Park’ın içinde dört duvarla çevrili tek bir oda yok. Yönetici odalarından toplantı odalarına kadar ayrı bir bölüm olması gereken her yer sadece şeffaf camla ayrıldı. Böylece şirket kültürümüzün özünde yatan açık kapı politikasını çalışanlarımıza sadece söylemekle yetinmeyip bunun içselleştirilmesini de arzuladık.”

Gondolda toplantı imkanı

Google, dünya çapında açtığı mükemmel ofislerle çalışanlara hayatını baştan yazdırıp, çalışmayanlara da hayatı sorgulatıyor. 2017 yılı bittiğinde Google en çok çalışılmak istenen şirketler arasında 6 yıl üst üste birinci oldu. Avrupa’daki en büyük Google ofisi olan ve İsviçre’nin Zürih kentinde bulunan bu ofiste toplantılar gondolların üzerinde yapılıyor, yöneticilere sunulmak için raporları kaykaydan kayarak götürüyorsunuz. Çalışanlarının çoğunun kalıcı masalarının olmamasının dikkat çektiği ofiste, toplantı salonları farklı temalara göre düzenlenmiş. Orman salonunda yaklaşık 100 farklı bitki var. 

Dinlenmek isteyen yumurtaya

Ziyaretçilerin Google İsviçre’de ilk gördüğü şey lobi. İçeriye girmek için tek şansınız işe girme ya da bir çalışandan davetiye almak. Çalışanlar, telefon görüşmeleri yapmak veya dinlenmek için ormanda bulunan yumurtalara gidebiliyorlar. İsviçre dağlarındaki demiryollarından esinlenilerek yapılan gondollar, toplantılar için kullanılıyor. James Bond odasında gizli bir arka kapı var. Bu kapı, uzun süreli toplantıların yapılabileceği bir başka salona açılıyor. Su salonunda çeşitli deri şezlonglar ve bir küvet var, burası bir şekerleme alanı. Western salonu, piyano, bar, sallanan kapı ve kaktüslerle adına yaraşır bir şekilde dizayn edilmiş. Google çalışanları için yiyecek sınırsızdır. Öğle molası dışında kantine gidip bütün çalışanlar istedikleri şeyden alabiliyorlar.

Kampüste çeşitli şehir temalı kahve mutfakları var. Stockholm, Hamburg ve Brüksel’e ek olarak, İsviçre’nin süpermarket zinciri Coop’dan esinlenilen dayanan Zürih versiyonu da var.

Doğanın kalbinde

Selgas Cano Mimarlık Ofisi, Selgas Cano’nun kendi mimarlık büroları için tasarladıkları ofis binası. İspanyol mimarlar Jose Selgas ve Lucia Cano tarafından yürütülen büro, Madrid yakınlarındaki ormanlık alan içerisine inşa edildi. Tünel şeklinde bir hacim olarak tasarlanan mimarlık ofisi, doğayla iç içe olan tasarımıyla dikkat çekiyor. Pencerelerin kıvrılarak çatı sisteminin bir parçasını oluşturması, çalışanların yukarı baktıklarında gökyüzünü görebilmelerine olanak veriyor.

Bu ofiste kimsenin masası yok

Yaratıcılığın en önemli gerekliliklerinden biri kuşkusuz beyin fırtınası. 360i de ofisini bu nedenle ve özellikle, farklı farklı departmanların etkileşim halinde olabilecekleri, böylelikle birçok farklı fikrin ortaya çıkabileceği şekilde düzenlemiş. Ofiste hiçbir çalışanın yerleşik bir masası bulunmuyor. Bunun yerine çalışanlar buldukları yere oturuyorlar. Ses yalıtımlı odalar dahil düzen bu şekilde. CEO James Townsend’e göre, “İnsan bir masaya çakılıp kaldı mı oradan kalkması zor.”

Ofis değil sanat galerisi

Global reklam şirketi Leo Burnett, 2016’nın başları gibi Moskova ofisini konumlandırmak için enteresan bir yer buldu: Eski bir Bolşevik şekerleme imalathanesi… Ajans yetkilileri ilham veren bu ofis tasarımı için, “Eklediğimiz her şeyin orijinal dokuya uyum sağlayacağından emin olana kadar da tekrar tekrar tasarlarız” diyor.


<p>MIT Biyobenzetim Robotik Laboratuvarı tarafından üretilen Mini Cheetah robotları, yeşil alanda fu

Bu Robotlar Antrenman Yapıp Zıpladı, Ardından Futbol Oynadı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Tadilat yapılan evden 20 kilo esrar çıktı