HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,4655
  • 6,1492
  • 211.227
  • 91.445
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Her gün 12 saat çalıp en iyi gitarist oldum

Bir zamanlar dönemin bol reyting alan televizyon ve radyo programlarına imza atan gitar virtüözü Asım Can Gündüz, ‘Mc Dandik’ adlı filmde piyasaya küsmüş, uçuk bir müzik adamını canlandırıyor. Film setinde ziyaret ettiğimiz Gündüz’den ABD macerasını ve kişisel ‘küsme’ hikâyesini dinledik.

x

SİBEL ATEŞ YENGİN
sibel.ates@aksam.com.tr
Fotoğraflar: UYGAR TAYLAN

ABD’de yaşarken şanı şöhreti bırakıp Türkiye’ye dönmeye karar vermiş Asım Can Gündüz. Orada yaşarken Jimmy Hendrix gibi çalan nadir müzisyenlerdenmiş. Annesi, Liz Taylor, Jacklyn Kennedy Onassis gibi ünlülere el yapımı gece kıyafetleri dikermiş, babası ise ABD’nin en iyi aşçılarındanmış. “Annemin adı Bilge’ydi ona ‘Miss Be’ derlerdi ve yaptığı işler çok tutmuştu. ABD’de çok ünlü, parmakla gösterilen başarılı Türkler var” diye anlatıyor o günleri. Hatta 19 yaşındayken ünlü oyuncu Farrah Fawcett ile sevgili olduğunu ve haftada 80 bin dolar kazandığını öğreniyoruz!
Türkiye’de bol izleyicisi olan televizyon ve radyo programları yapan Gündüz, yapım şirketlerinden parasını alamayınca canına tak etmiş ve bir gün otogara gidip “Güney’e bir bilet” istemiş, “Nereye?” diye soran çalışana “Fark etmez, ilk otobüs nereye gidiyorsa oraya” demiş ve böylece yolu Marmaris’e düşmüş. 
“Aldım gitarımı, oturdum sahile, kapattım gözlerimi başladım çalmaya. ‘Allah’ım çok şükür beni İstanbul’dan kurtardın’ dedim. Gözlerimi açtığımda 50 İngiliz beni alkışlıyordu. Ekmek kapısı açtığı için Allah’a teşekkür ettim. 13 senedir Marmaris’teyim” diyor. Şimdi Rusya’da ve Marmaris’te konserler veriyor, Ukrayna’daki atölyesinde ürettiği gitarları ABD’ye satıyor.    Laf lafı açtı, Gündüz’ün ABD maceralarını, ülkesine geldiği ilk günleri, bugünü ve rol aldığı filmi konuştuk… İşte onun sözleri...

BANA ÖRDEK DERLERDİ

Parmaklarım perdeliydi. Çocukken “Ördek” derlerdi bana. Bir gün şişeyi kırıp ellerimi düzeltmek için kesmiştim. Elimdeki sinirler kopmuştu. Gün geldi gitarist olmaya karar verdim ve “Allah büyük; yaparım” dedim. Doktor da anneme “Çok umutlanmasın çünkü sinirleri kesilmiş komut gitmez” demiş. Ben de çabalayıp elimi çalıştırdım. Şimdi bakın nasıl çalıyorum, dünyanın en iyileri arasındayım. Sadece emek verdim, özel yeteneğim değil. Günde 12 saat çalarsanız siz de başarırsınız.

UZAYLI GİBİ KARŞILANMIŞTIM

ABD’den geldiğimde şivem bozuktu, tipim farklıydı, yaklaşımım değişikti... Ailemi görmek için dönmüştüm. Fakat evimizin önünde iki kardeş birbirini vurmuştu. Biri beyni yıkanmış solcu, diğeri beyni yıkanmış sağcıydı. Dönmemeye karar verdim. ABD’yi en başarılı dönemimde bıraktım. Herkesin hayalini kurduğu müthiş bir gelirim vardı. Arkadaşlarım “Türkler barbar, ebediyen birbirini gırtlaklarlar; gitme!” demişti. Türkiye’de kalmamın nedeni meşhur ve zengin olmak değildi. 

SENİ OLDUĞUN GİBİ KABUL EDEBİLİRİM

Tamamen milli beraberlik duygusuyla “Belki tipim bozuk, belki farklı düşünebiliriz ama seni olduğun gibi kabul edebilirim. Zengin-fakir, sağcı-solcu, Ermeni-Türk-Kürt hepimiz yan yana yaşayalım” demek istiyordum. Televizyon programı yaptığımız dönemde birbirini bıçaklayacak insanları ve konuları komedi halinde işlerdik. Hoşgörü, anlayış ve milli beraberliğimizin ne kadar önemli olduğunu vurgulardık. 
Açıkhava konserimde bir emniyet amiri gelip alnımdan öpmüş ve “Şu gördüğün solcu, diğeri sağcı, arkasındaki sivil polis, bak şurada da jandarma var. Hepsi senin müziğinle eğleniyor. Allah iyi ki seni göndermiş, bak neler başarıyorsun” demişti.  

TÜRK MEDYASINDAN İĞRENDİM

Televizyon programı yaptığım dönemde Türk medyasından iğrendim. Birçok yerden paramızı alamadık. KDV’nin faizi vardı ve almadığın paranın cezasını ödüyordun. Bir baltaya sap olamamış şeytan kurnazlar medyada yönetici olarak çıktı karşıma... Hepsi de benim jenerasyon. Bunlar yetenekli insanlardan korkardı. Bizden sonraki jenerasyon daha medeni. Hiçbir zaman Türk seyirciyle sorunum olmadı. 

BİRİ ÖZ, BEŞ EVLADIM VAR

Burada çok ünlü oldum ama 13 senedir Marmaris’teyim ve çok huzurluyum. İkisi Dağıstanlı, ikisi Colombialı dört üvey oğlum var. Öz oğlum Evren Can da müzisyen. Açıkhava tiyatrosu gibi bir sahne yaptırdım, orada turistlere çalıp söylüyoruz. Bir de sportif balıkçılıkla ilgileniyorum. Hatta bununla ilgili Animal Planet adlı kanala bir belgesel çektim; adı ‘Of The Hook’... 

ALLAH’IMI, ATATÜRK’ÜMÜ SEVİYORUM

Yurtdışında büyüyenler Türkiye’ye gelince şoka giriyor. Türkiye çok hızlı değişiyor. Ailemizden gördüğümüz örf ve adetleri değişmiş buluyoruz döndüğümüzde. Ekonomik ve siyasi felaketler de peş peşe geldi. Aslında çok kıymetli, potansiyeli olan milletiz. Bir numaralı milli değerimiz milli beraberlik duygumuz. 
Seneler sonra Türkiye’nin bu halini görmek üzücü. 
Gençlerimizi takdir ediyorum; vatanlarını, bayraklarını korumak için ülkelerine sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bu güzel. Fakat hepimiz siz, ben, Başbakan’ımız, Gezi Parkı olaylarında hayatını kaybeden insanlar, hepimiz yurtdışında hain ihtirasları olanlar tarafından kukla gibi kullanılıyoruz. Gördüm, olayların içindeydim. 
Ülkemizin beton yığını olması da çok hoşuma gitmiyor ama çalışkan bir parti AK Parti. 
Başbakan’ımdan beklediğim; Kürt’ü, Türk’ü, laiki, dinciyi, çapulcuyu hepsini alsın Türk bayrağı altında toplasın ve Avrupa’ya dönüp (nanik işareti yapıyor) böyle yapsın.
  
HERKESİN İÇİNDE BİR DANDİK VARDIR

Çekimleri süren ‘Mc Dandik’in, hikâyesi ve yapımcılığı müzisyen Raga Oktay ve Hakan Yıldız’a ait... Raga Oktay’ın yanı sıra Lemi Filozof, Zerrin Arıkan ve Sümer Tilmaç gibi önemli oyuncular var kadroda... 
Öksüz bir çocuk polisler tarafından bulunur ve adını Dandik koyarlar. Yıllar sonra Dandik’in beraber büyüdüğü kız karşısına çıkar. Kötü bir adam da kıza kafayı takmıştır ve ona senet imzalattırır. Dandik de senedi ödeyip kızı kurtarmak ister.  O sırada ‘Yetenek Avcısı’ diye bir yarışma düzenlenir. Zamanında çok popüler olan fakat yediği kazıklardan piyasaya küsen bir ustanın peşine düşerler. Yarı deli, yarı derviş olan bu adamı da ben canlandırıyorum, adım Mc Sallama. Herkesin içinde ezilmiş, tokatlanmış zavallı bir dandik vardır. Temiz, terbiyeli bir çocuğun çabasını birçok insan örnek alacak. Filmin bir önemli özelliği de Türk sinemasında benzeri olmayan kalitede müzikleri ve dansları olması...

FRANK ZAPPA’DAN HEDİYE

Jimmy Hendrix’in hayatını anlatan müzikal için onun gibi çalanını çok aradılar ama bulamadılar. Sonra beni keşfettiler. 20’li yaşlarımda ABD gibi bir yerde, bir başrolde olmak büyük şerefti. Birçok ünlü beni görmeye gelmişti. 
Bir gün Jimmy Hendrix’in stüdyosuna gittik. Frank Zappa oradaydı. O zamanlar da çok içerdim, kafam da çok iyi “Frank abi nasılsın?” deyip sarıldım. Ermeni olduğunu öğrenince, “Ben de Türk’üm” deyip bir daha sarıldım. Adam şaşırdı. “Türk’sün ve Ermeni’yim deyince sarılıyorsun” demişti. “Ermeniler bizim bir numaralı dostumuzdur, sen bakma el âlemin söylediğine” deyip gitarımı hediye ettim. Almak istemeyince, kafam da iyi ya “Almazsan darılırım” diyorum. Sonra yürüyemeyecek halde olduğum için beni arabaya bindirip evime yolladılar. 
Ertesi gün uyandım, gitarım yok. Aradım polisi, “Gitarımı çaldılar” diyorum. O esnada kapı açıldı, bir adam girdi içeri, tanıyorum ama çıkaramıyorum. 
“Dün akşam tanıştık stüdyoda” deyip gitarı vermişti. Frank Zappa, Jimmy’nin kullandığı gitarlardan birini hediye etmiş meğer. Şimdi o gitarın sapı benim oğlumun gitarında. O zamanlar çok çılgındım. Allah’ıma şükürler olsun, içkiyi de, sigarayı da bıraktım. Öyle dindar, din delisi değilim. Yarabbiyle cool takılıyorum. Arkadaşım. Din ayrımı yapmak çok hain ve demode bir düşünce. İnsanlar birbirini olduğu gibi sevsin. 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
Şehit Piyade Topçu Er Melih Sancar´ın naaşı Edirnekapı Şehitliği´ne defnedilecek. Şehidimiz son yolc

Hakkari şehitleri son yolculuğuna uğurlanıyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Dünyanın merakla beklediği maçtan kareler

İstanbullu Gelin'de beyin yakan sahne! İzleyicinin tepesi attı

En Çok Okunanlar