• $12,8344
  • €14,4533
  • 732.84
  • 1808.79
13 Kasım 2021 Cumartesi 07:00 | Son Güncelleme:

"Çoklu okuma kültürü programı oluşturulmalı"

"Çoklu okuma kültürü programı oluşturulmalı"
- MERVE YILMAZ ORUÇ / merve.oruc@aksam.com.tr

Türk çocuk edebiyatının da büyük problemler olduğunu ve son yıllarda Türkçesiz, edebiyatsız eserlerin kaleme alındığına değinen yazar Mustafa Ruhi Şirin, "Türkiye'nin bebeklik döneminden başlayarak en azından ortaöğretim sonuna kadar çoklu okuma kültürü programını hazırlaması gerekiyor. Bu programının temelinde yazı kültürü olmalı ama önce görsel okur yazarlık dikkate alınmalı. Ve bu eğitime aileler, yazarlar, çizerlerde dahil edilmeli." diyor.

Tarih boyunca kitapla, kültürle beslenen Eyüpsultan'da, çocukları kitapla buluşturacak ve onları kitap okumaya teşvik edecek Eyüpsultan Çocuk Kitapları Fuarı başladı. Hafta sonu da devam edecek fuarda 69 yayınevi yer alıyor. Birçok yazarın imza günleri düzenlediği fuarda çeşitli etkinliklerde yapılmaya devam ediyor. Fuarın onur konuğu ise çağdaş çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden yazar Mustafa Ruhi Şirin idi. "Eyüpsultan Belediyesi çatısı altında ilk kez çocuk kitabı fuarı düzenleniyor. Bu çok kıymetli. Fuar sadece bu ilçenin çocukları ile sınırlı olmamalı ve İstanbul'un çocukları da gelmeli... Bu tür fuarların kültür ve sanata yönelik arka planının iyi düşünülmesi lazım. Burada aileleri, çocukları, öğretmenleri, yazarları buluşturan toplantılar olmalı. Sorunlar gündeme taşınmalı. Tabii fuarlar çocuk edebiyatındaki sorunları çözmez ancak yeni adımların atılması için cesaretlendirici olabilir." diyen Şirin ile dijitalleşen çağda çocuk edebiyatının durumunu konuştuk.

GÖRSEL OKUR YAZARLIK ÖĞRETİLMELİ

Dijital çağda yaşadığımız bu dönemde çocukların medya ile ilişkisi de oldukça önemli hale geldi. Arık bebekler doğdukları andan itibaren bir şekilde dijital çocuk medyasına maruz kalıyor. Tabii burada asıl konuşulması gereken de bu medya içeriklerinin ne kadarı çocuklara uygun. İşte tam bu nokta da görsel medya okur yazarlığı ortaya çıkıyor. "Okuma kültürüyle ilgili bir anlayış değişikliği söz konusu. Popüler kültür, modern kültür ve medya ile birlikte çocuk algısında büyük değişimler yaşanıyor. Bugün artık bebeklerin önemli bir bölümü çocuk medyasına bakarak büyüyor. Bütün zihinsel gelişimin gerçekleştiği bebeklik dönemi için bu doğru bir durum değil. Yine çocukluk döneminde de görsel medya tüketimi öne çıkıyor. Buna karşın yazı kültürü ile ilişki kurulmadan önceki dönemde bir görsel okur yazarlık gerçekleşmiyor. İşte bu nedenle özellikle yazı kültürü öncesi görsel çocuk medyalarının nasıl bir zihin inşa ettikleri önemli bir sorun alanı." diyerek konuya dikkat çeken yazar Şirin şöyle devam ediyor: "Gelişimciler ve erken çocukluk dönemi edebiyatçıları bunu aşmaya çalışıyor. Ancak çözülemeyen bu sarmal giderek büyüyor. Çocuklar daha çok dijital medyaya maruz kalıyor. Bu durum sadece Türkiye ile ilgili değil küresel dijital kuşatma ile ilgili. 1980 sonrası hızlı bir şekilde görüntülü çocuk medyası öne çıktı. Bugün yeni dünyada herkes yakın çevresine baksa dijital medyanın çocuk dünyasında bağımlılığa varan büyük bir etki alanı oluşturduğunu görebilir. Bu bakımdan bugün herkes dijital medya karşıtı söylemle çocukları korumaya çalışıyor. Ancak bu anlayışla çocuklar korunmaz. Bunu aşmak için geliştirecek olan yol haritasına kafa yormak gerekir. Öncelikle görsel okur yazarlığı çocuklara öğretmek gerekiyor. Tabii önce ailenin öğrenmesi gerekiyor ki çocuklarına aşılasın. Yani köklü bir medya eğitimi programı hazırlamalı. Ve bu program örgün eğitim kapsamında ilerlemeli. Ancak bu şekilde sonuç alabiliriz."

KLİŞE AMA DOĞRU EĞİTİM AİLEDE BAŞLAMALI

Çocuk medyasının güvenli olmadığını ancak bu konuda çocukları engellemenin de doğru bir yaklaşım olmayacağını belirten Şirin, "Çocuklarımızı dijital medya kullandıkları için eleştiriyoruz. Aslında onları eleştirmeye hakkımız yok. Tek başına yasaklamak da çözüm değil. Çünkü çocuklar ister istemez çocuk medyası ile büyüyen çocuklarla yan yana olacak. Dolaylı olarak olsa bile etkilenecek. Ayrıca bunu yasakladığımızda farklı sorunlar ortaya çıkacak. Çocuklarda sosyalleşme, arkadaş ilişkileri, özenme gibi farklı olumsuzluklar ortaya çıkınca sarmal iyice genişleyecek. O hâlde engellemek, medyaya yasak getirmek sorunu çözmez bence sarmalı daha çözümsüz hale getirir." diyor ve çözüm yolunu gösteriyor: "Bizim yapmamız gereken çocuk ve medya göstergeleri üzerine araştırmalar yapmak ve çözüm üretmek. Çocuklar salgın döneminde medya bağımlısı oldular. Yüz yüze eğitimin en önemli tarafı medya bağımlısı olan çocukların yeniden kitapla, yazı kültürü ile ilişki kurması oldu. Türkiye'nin bebeklik döneminden başlayarak en azından ortaöğretim sonuna kadar çoklu okuma kültürü programını hazırlaması gerekiyor. Çoklu okuma kültürü programının temelinde yazı kültürü olmalı ama önce görsel okur yazarlık dikkate alınmalı. Bu eğitim sürecinde önce ailelerin eğitilmesi gerekiyor. Ailenin çocuğuyla olan ilişkine bakılmalı. Bu eğitime aileden başlayarak çocuk medya ilişkisinde adımlar atılmalı. Öncesinde sormamız gereken sorular var: Bugün çocukların tükettiği kültürün ne kadarı yazı kültürü ne kadarı dijital ve ne kadarı sanal? Diğer bir sormamız gereken soru da şu: Çocukların takip ettikleri medyanın ne kadarı gerçekten çocuk medyası? Bu iki soru medya sosyolojisi ve çocuk kültürü çerçevesinde sorulmalı ve bu çerçevede eğitim verilmeli. Bu yapılmadığı takdirde medya okur yazarlığı tek başına bir şey ifade etmez."

Son yıllarda çıkan QR kodlu kitaplarında medya epğitimi için önemli bir yerde durduğunu vurgulayan Şirin, "Bunların iyi örneklerinin çok yararlı olacağını düşünüyorum. Bu medya eğitimi içinde önemli bir adım. İyi örnekler çocuğun yazı kültürü ve sanatla buluşmasını sağlıyor. Çocuk edebiyatı bir sanat okuludur aynı zamanda. Ancak kötü olan QR kodlu kitaplar da var. Bunlar ise çocuğun yazı kültürü ile arasına duvar örüyor." diyor.

EDEBİYATÇILAR ÇOCUKLARI TANIMADAN YAZIYOR

Bu noktada yazara ve çocuk edebiyatı çizerine önemli görevler düştüğünü ve bu eğitime onların da dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Şirin, "Yazar ve çizer; çocuk gerçekliğine uygun, nitelikli ve sanat değeri yüksek iyi örnekler sunmak. Çocuk edebiyatçılarının da bu eğitime dâhil olmalı. Çoğu yazarın çocukları tanımadan yazdıklarını düşünüyorum. Aynı şekilde çocuk edebiyatı çizerlerinin büyük bir kısmının da bu işi profesyonel yaptıklarını ve çocuk gerçekliği bağlamında pedagojik boyutlarıyla konunun uzağında oldukları kanısındayım." şeklinde konuşuyor.

Çocuk edebiyatında bir diğer önemli noktada yazar sorunu. Ülkemizde çocukların sayısından fazla yazar olduğunu ve öğretici değil kalıplaştıran eserlerin hazırlandığını dile getiren Şirin şöyle devam etti: "Çocuklara yazmanın daha kolay olduğunu düşünen ya da başka bir yerde tutunamayanlar bu alanda eserler ortaya koyuyor. Çocuk edebiyatı yazarlığı zor bir yazarlık biçimidir. Çocuklara yönelik masal, öykü, roman, şiir, tiyatro, senaryo yazmak kolay değildir. Türk çocuk edebiyatı son yıllarda Türkçesiz ve edebiyatsız yol alıyor. Çocukları araçsallaştıran bir süreç yaşanıyor. Ve bu kitapların büyük bir kısmı çocukları geliştiren değil kalıplaştıran anlayışla yazılıyor. Çocuk edebiyatının yaşı dijital medya çağında küçüldü. Buna karşılık dünyada çocuk edebiyatının niteliği artarken bizde çocuk edebiyatının iyi örnekleri 1980 sonrası ortaya çıkmakla birlikte kötü örnekleri de çoğaldı. Bu tamamen çocuğa yazmanın kolay olduğunu düşünen kalemlerin, çizerlerin bu alanı tecimsel bir enformasyona yönlendirmeleriyle ilgili bir durum. Bu kitaplar okunsa da çocuklara katkısı olmayacak. Tabii ki dileyen istediği çocuk medyasını kullanabilir. Çocuğun öncelikli yüksek yararı bakımından bu kitaplar ne kadar yararlı? sorusunu hepimiz sormalıyız. Türkiye'de çocuk edebiyatı yazarlarını ve çizerlerini ikiye ayırıyorum: Çocukların yüksek yararına uygun olanlar ve olmayanlar olarak. Bu durum şunu da ortaya çıkarıyor; çocuk edebiyatı eleştirisi de yeterli değil."

  • çocuk edebiyatı
  • okuma kültürü
  • kitap fuarı
  • çocuk kitabı
  • mustafa ruhi şirin
'Türkiye'nin enerji cenneti haline gelecek'... Tarihi proje için geri sayım
'Türkiye'nin enerji cenneti haline gelecek'... Tarihi proje için geri sayım

"Türkiye'nin enerji cenneti haline gelecek"... Tarihi proje için geri sayım

Kayseri Havalimanı yeni terminalinin yüzde 37'si tamamlandı
Kayseri Havalimanı yeni terminalinin yüzde 37'si tamamlandı

Kayseri Havalimanı yeni terminalinin yüzde 37'si tamamlandı

Asgari ücrette 2022 maaşına yüksek zam formülü! Masadaki rakam belli oldu
Asgari ücrette 2022 maaşına yüksek zam formülü! Masadaki rakam belli oldu

Asgari ücrette 2022 maaşına yüksek zam formülü! Masadaki rakam belli oldu

<p>Erdoğan, faiz-kur manipülasyonlarıyla mücadeleden Birleşik Arap Emirlikleri ile normalleşen ilişk

Başkan Erdoğan: Göreceksiniz enflasyon düşecek

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor