• $8,3468
  • €10,1984
  • 501.863
  • 1462.5
22 Şubat 2014 Cumartesi 01:16 | Son Güncelleme:

Büyük bademcik çocuğun davranışlarını bile olumsuz etkiliyor!

Büyük bademcik çocuğun davranışlarını bile olumsuz etkiliyor!

Çocuklarda bademciklerin normalden büyük olması, uyku problemlerinden geçici solunum durmasına, gelişim ve davranış bozukluklarına kadar birçok ciddi soruna yol açabiliyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener konu ile ilgili bilgiler verdi.

HÜLYA YILDIRIM
hulya@anneoluncaanladim.com

Bademcikler ve geniz eti bağışıklık sistemimizin önemli yapılarıdır. Solunum yoluyla alınan mikropları karşılayan ve onlara karşı verilecek mücadeleyi başlatan ilk bariyerlerdir. Yaşamın ilk 10 yılında daha aktif olarak görev yaparlar. Daha sonraki dönemde fonksiyonları ve önemleri göreceli olarak azalır. Bademcikler varlıklarını sürdürürken, geniz eti genellikle 10 yaş sonrası ve ergenlik dönemi başlangıcıyla kendiliğinden gerileyerek küçük bir lenfoid dokuya dönüşür. 
Bademcikler boğazın arka kısmında yumuşak damağın her iki yan tarafında yerleşmiş, ağız açıkken kolayca gözlemlenebilen oval şekilli dokulardır. Geniz eti ise burnun arka kısmında, yumuşak damağın gerisinde boğaz boşluğunun kubbesi olarak tanımlayabileceğimiz geniz bölgesinde yerleşmiştir. Direkt olarak görülemez, ayna veya endoskopla görüntülenebilir. Parmakla muayene ile veya röntgen filmleriyle boyutu değerlendirilebilir.

BADEMCİK AMELİYATI OLSUN MU?

Bağışıklık sistemimizdeki değerli işlevlerine rağmen bademcikler, kimi zaman önemli enfeksiyonların ve sağlık sorunlarının kaynağı da olabilirler ve ameliyatla alınmaları gerekebilir. Bademcik ameliyatları çocukluk çağındaki en sık uygulanan ameliyatlardandır. 
Geçmişte streptokok kökenli bademcik enfeksiyonlarının yol açabileceği glomerülonefrit, romatizmal ateş ve kalp kapak hastalıkları gibi komplikasyonların önlenmesi, ameliyat kararı vermede öncelikli kriterdi. Son 10-15 yıllık sürede, gerek hekime ve ilaç tedavilerine daha rahat ulaşabilme, gerek bakım ve korunma şartlarındaki iyileşme ve bilinçlenmeler bu tarz komplikasyonların göreceli olarak azalmasına neden olmuştur. Enfeksiyon nedenli bademcik ameliyatlarında da azalmayı beraberinde getirmiştir. 
Bunun yanı sıra bademciklerin ve geniz etinin çok büyük yapıda olmasının neden olduğu solunum problemleri, sürekli horlama ve solunum durmasına yol açabilen uyku bozuklukları da ameliyat kararına neden olabilmektedir. Yapılan birçok araştırma bu tarz çocuklarda gelişim ve davranış bozukluklarının gelişebildiğini ve öğrenme-okul performanslarının olumsuz etkilendiğini göstermiştir. Her hastanın durumunu ayrı olarak değerlendirmek gerekir. Ancak genel olarak, bademcik ameliyatı kararını vermek için kullanılan kriterler şöyledir:

BADEMCİK AMELİYATI KARARINI VERİRKEN BUNLARA DİKKAT!

- Tekrarlayan bademcik enfeksiyonu atakları. Son 3 yıl içinde yılda 3’ten fazla; son 2 yıl içinde yılda 5’ten fazla veya bir yılda 6-7’den fazla atak. (Diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarından ayırmak için; ataklar esnasında boğaz ağrısının yanı sıra 38,3 üzerinde yüksek ateş ve-veya ağrılı büyümüş boyun lenf bezleri ve-veya bademcikler üzerinde görünür iltihabi tabakalar gözlenmelidir. Bunun yanı sıra yapıldıysa kan tetkiklerinde ve boğaz kültüründe bakteriyel enfeksiyon lehinde bulgular kaydedilir.
- Bademcik enfeksiyonlarıyla birlikte görülen ateşli havale atakları.
- Bademcik enfeksiyonlarıyla birlikte görülen bademcik çevresi dokularda abse oluşumu.
- Sürekli ağız solunumuna ve horlamaya yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.
- Yüz, çene ve diş gelişim bozukluklarına yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.
- Yutma güçlüğü ve konuşma bozukluğuna yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.
- Uyku apnesi gibi uyku bozukluklarına yol açan bademcik ve geniz eti büyümeleri.
- Tek taraflı asimetrik büyümede tümör şüphesiyle biyopsi amaçlı.
- Bademcik taşı diye adlandırılan birikimlerin, tüm önlemlere rağmen sürekli tekrarı ve sosyal hayatı etkileyen bir ağız kokusuna yol açması.

BU HASTALIKLARIN SEBEPLERİ NELER? 

Değişik mikroplar; virüsler ve bakteriler bu hastalıklara sebep olurlar. Bütün dünyada yapılan araştırmalarda etkenlerin yüzde 70-80 vakada değişik virüslerin olduğu saptanmıştır (200’den fazla değişik virüs). Virüsler çok küçük mikroplardır. Normal mikroskoplarla görülemezler ve virüsleri öldüren bir antibiyotik henüz bulunamamıştır. Vakaların yüzde 20-30’unda etkenlerin bakteriler (en sık A gurubu beta hemolitik streptokok) olduğu saptanmıştır. Bakteriler virüslerden daha büyük mikroplardır, normal mikroskoplarla görülebilirler ve antibiyotiklerle öldürülebilirler.”

“ÇOCUĞUM İLAÇ İÇMİYOR” DİYORSANIZ

- Küçük bebekler için içine ilaç koyulabilen emziklerden alarak emmesini sağlayabilirsiniz…
- Daha büyük çocuklarda ilaç enjektöre çekilerek, ağzına sıkılabilir ya da çocuk ikna olursa ilacı kendi sıkabilir.
- İlaç acı geliyorsa, ilaçtan sonra su ya da meyve suyu içirebilirsiniz.
- Çocuğa ilacı içerse iyileşeceğini söyleyebilirsiniz ve iyileştiğinde yapılacak aktiviteler (parka gitmek, oyun oynamak, sevdiği bir arkadaşının ziyareti vb.) için onu motive edebilirsiniz.

ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI NEDEN ÇOCUKLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR?

Prof. Dr. Fazilet Karakoç (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı):
Bebeklik ve çocukluk çağının değişmeyen hastalıklarının başında üst solunum yolu enfeksiyonları gelir. Öyleki çocukların 10 yaşına gelene kadar ortalama 100 kez üst solunum yolu hastalığı geçirdiği yapılan araştırmalarla ispatlandı. Bunun temel sebebi vücudun bağışıklık sistemidir. Vücudumuza giren mikropları, kanımızdaki bazı hücreler tanır ve hafızasına yerleştirirler. Bu mikroplar tekrar vücudumuza girdiğinde bu koruyucu hücrelerin salgıladıkları antikor denilen maddeler tarafından etkisiz hale getirilirler. (Bazı mikropların yaptıkları bu koruyucu etki ömür boyudur: Kızamık, Suçiçeği, Hepatit A, Hepatit B, Kabakulak gibi.) Bazı mikroplara karşı ise koruyucu etki daha kısa sürelidir (Üst solunum yolu enfeksiyonları 200 den fazla virus yaptığından herbirine karşı uzun sureli bağışıklık olmayabilir). İşte, 20 yaşlarına gelen ve birçok mikroba karşı vücudunda antikorlar (bağışıklık maddeleri) oluşmuş bir kadın, doğum yaptığında bu koruyucu maddeler, kan yoluyla bebeğe geçer ve bebek de annesi gibi, ilk 6-9 ayda sık hastalanmaz. Ancak bu koruyucu maddeler 6-9. aylardan itibaren azalmaya başlar. Bebek hastalandıkça koruyucu maddeleri kendisi yapmaya başlar. Bu temel sebebin yanında anne sütünün de koruyucu etkisinin kalkmasıyla, bebekler 1 yaşından itibaren 5-6 yaşlarına kadar yılda 3-8 kez üst solunum yolu hastalıklarına yakalanabilirler.

>>> ANNELER, SÖZLERE DİKKAT!

<p> </p>

İsrail'e karşı uluslararası denge nasıl sağlanır?

Filistin'de işgalci İsrail'e ait patlamamış bir füze bulundu

Belediye ekipleri Marmara Deniz'indeki deniz salyasını temizlemeye başladı

ASELSAN'ın mikro insansız hava aracı ''Saka'' kanatlandı