• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
31 Ağustos 2012 Cuma 01:06 | Son Güncelleme:

Başına buyruk, kedi gibi biriyim

Başına buyruk, kedi gibi biriyim

Sedef Yılmabaşar Ertuğan’ın renkli dünyasını kedilerin gözünden anlatan eserleri, 15 Eylül’e kadar Nişantaşı Galeri Espas’ta sergileniyor. Annesi Jale Yılmabaşar gibi kedi figürlerini başarıyla kullanan sanatçıyla sergi telaşı devam ederken kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Pınar HİÇDURMAZ
pinar.hicdurmaz@aksam.com.tr

Seramikçi-ressam bir anne (Jale Yılmabaşar) ve mimar-mühendis bir babanın (Necdet Ertuğan) kızı olan Sedef Yılmabaşar Ertuğan, hayatıyla ilgili kararları kendi almaya başladığında çok farklı bir yol çizerse daha özgür olacağını düşünmüş. Sırf bu inadı yüzünden Boğaziçi Üniversitesi, Turizm Otelcilik Bölümü’nü seçmiş. Sonra, hayatta başarılı olmanın en önemli kurallarından birini, ‘yaptığın işi sev ya da sevdiğin işi yap’ı yaşayarak tecrübe edinmiş ve genlerinde var olan sanattan uzak kalamayacağını anlamış. Önce stilist olmaya karar vermiş.

Hatta Paris’te moda eğitimi bile almış. Hazırladığı bir koleksiyonla (1995) Beymen Academia ‘Yarının Avantgarde Kadını’ konulu yarışmada ödül bile kazanmış. O da tam anlamıyla ruhuna işlemeyince annesi gibi hayatına farklı bir boyut kazandıran kedilerinin resimlerini yapmaya başlamış. Şimdi kendine “Kedici Ressam” diyor...

- Çocukken resme olan ilginizden, o zamanki çizimlerinizden biraz bahseder misiniz?
Her çocuk gibi, resim yapmaya çok meraklıydım. Ama şanslıydım ki annem resim yapma sevdamı hep destekledi. Henüz kafadan bacaklı adamlar çizme dönemimde, annem banyoya girdiğinde onun rujlarını alıp duvarlara resimler çizerdim, o çıkınca sürpriz olsun diye. Başka anneler çığlık atarak azarlayabilir çocuğunu hem ruj, hem duvar mahvoldu diye ama benim annem hep bir sanat şaheseri yapmışım edasıyla beğeniyle tebrik ederdi beni. Yaşıma uygun her çeşit boya malzemesi ve bol bol resim defterleri tedarik eder, yaptığım resimleri de atmaz, dosyalayıp saklardı. Hayvanlara olan ilgim küçük bir çocukken de vardı, hep bahçeli bir ev çizerdim. Bahçede; çiçekler, kediler, köpekler, kuşlar, her çeşit hayvan… Şükürler olsun, en sonunda hayallerimdeki bahçeye de bahçeyi ve evi dolduran hayvanlara da kavuştum.

Ressam olmak, yani resim yapmayı meslek olarak seçmek yoktu aklımda. Ama tilki kürkçü dükkânına geri döndü.

- Modayı sevmediniz mi?
Stilistliğin en çok çizim ve tasarım kısmını sevmiştim. Ama iş gerçek hayata dökülünce öyle orijinal çizimlerden yola çıkılan tasarımlarla karın doymuyor.

- Moda sektöründe daha çok para kazanabilirdiniz...
Ne yazık ki hayatta ‘hızla yükselmek’ ya da ‘çok para kazanmak’ hiç önceliğim olmadı. Rahatım, huzurum, yaptığım işten aldığım haz bunlardan önce gelmiştir her zaman. Bir de pek sosyal becerilere sahip değilim, daha çok ev kedisiyim. Kendi başıma çalışmayı, başıma buyruk olmayı, kimseden emir almadan burnumun dikine gitmeyi severim, aynı kedilerim gibi, bu sebeple de zaten başka bir işte kolay kolay barınamazmışım… 

- Anneniz sanat anlamında çok başarılı bir rol model. Anne-kız ilişkileriniz nasıl?
Annemin, benim aksime, sosyal becerileri, insanlarla iletişimi muhteşemdir. Sergi tanıtımlarında annem destek verdiğinde o sergimi sağır sultan duyar. Ben konuşarak değil de yazarak daha iyi ifade ederim kendimi. Annemle birçok konuda zıt yapılardayız ama çocukluğumdan beri çok yakından izlediğim sanatsal becerilerini genetik miras yoluyla aldıysam ne şanslıyım. Hani insanlar birkaç ay bir sanatçının atölyesinde takılıp sonra da “Bilmem kimin atölyesinden mezunum” der ya, ben de 44 senedir Jale Yılmabaşar atölyesinin öğrencisiyim. Mezun olur muyum, bilemem.

- Jale Yılmabaşar’ın eserlerinde de kedi figürleri görüyoruz. Kedi sevgisi ailede genetik diyebilir miyiz?
Seramik öğrenciliği döneminde estetik güzelliğini fark ettiği için kedi figürlerini kullanmışlığı vardır annemin de… Benim kedilerimi sever ama genelde kedilere düşkün olduğunu söyleyemem.

- Eserleriniz tam bir renk armonisi; bu renklilik karakterinizin dışa yansıması mı yoksa ilham perileriniz kedilerinizin mi?
Beni neşelendiren renkleri severim. Bir resme baktığımda bana mutluluk versin, enerji versin, beni heyecanlandırsın isterim. Karamsar renk kompozisyonlarını tercih etmem. Renklerim ruh halimi yansıtır, bazen olduğum hali, bazen de olmak istediğim halimi…

- Kaç kediniz var?
Şu anda 6 kedim kaldı, hepsi de tinton yaşlı kediler, her sene birini yaşlılıktan kaybediyorum, her seferinde içim ayrı acıyor. Bahçeme girmeyi beceren bir genç anne 5 yavru doğurdu, böylece 6 kedi daha eklendi nüfusa. Kızım Yağmur (3,5 yaşında) da öğrendi artık sabah rutinimizi, önce balıkları, sonra su kaplumbağalarını, sonra evdeki ve sonra da bahçedeki kedileri besliyoruz birlikte. İşin içinde sevgi olunca, her şey mümkün.

<p>AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, partili gençlerle Ayasofya Camii'nde sabah nam

Kabaktepe gençlerle Ayasofya'da buluştu: Sabah namazı kılıp, çorba dağıttı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı