• $8,1166
  • €9,7682
  • 464.26
  • 1365.27
11 Nisan 2020 Cumartesi 08:01 | Son Güncelleme:

7 Numara'dan Gülşen Abi'ye nostaljik bir yolculuk! O günleri yeniden hatırlamak güzel...

7 Numara'dan Gülşen Abi'ye nostaljik bir yolculuk! O günleri yeniden hatırlamak güzel...
- ALİ DEMİRTAŞ / ali.demirtas@aksam.com.tr

Bugün itibariyle her cumartesi TRT'de yeniden yayınlanmaya başlayan, bir döneme damga vurmuş dizilerin oyuncuları bu durumdan memnun: “Yıllardır birçoğumuzun hafızasından silinmedi. Şimdi gençliğimizi ve o güzel, o naif yılları yeniden yaşamak güzel…”

Küresel salgın nedeniyle evde kalmak zorunda olan kesim için bu süreci daha keyifli hale getirmek amacıyla TRT bir döneme damga vurmuş eski dizileri yeniden yayınlama kararı aldı. 

İlk olarak 1993 yapımı unutulmaz dizi Ferhunde Hanım ve Kızları, pazartesi itibariyle hafta içi her sabah saat 08.00’de ekrana gelmeye başladı ve ardından cumartesi günü ise ‘Nostaljik Diziler Günü’ ilan edildi. 

Artık cumartesi günleri; 07.54’te Uğurlugiller, 09.30’da Kuruluş, 11.00’da Perihan Abla, 13.00’da Gülşen Abi, 14.15’te 7 Numara ve Yeditepe İstanbul dizileri TRT 1’de izleyici ile buluşacak. Bu vesileyle yıllardır izlemekten bıkmadığımız 7 Numara’dan Engin Alkan, Volkan Girgin, Gülşen Abi’den Yıldıray Şahinler, Uğurlugiller’den Mehmet Birkiye, Yeditepe İstanbul dizisinden ise Deniz Oral’a sorduk: ‘Nasıl günlerdi, ne hissediyorsunuz?’

YILDIRAY ŞAHİNLER: GÜLMEKTEN OYNAYAMIYORDUK

Gülşen Abi, Türkiye’nin ilk sitcomuydu. Yıllardır birçoğumuzun hafızasından silinmedi. Şimdi gençliğimizi ve o güzel, o naif yılları yeniden yaşamak güzel. O zamanlar Selim Naşit, Haluk Bilginer gibi ustalardan çok şey öğrendiğim ve müthiş eğlendiğim günlerdi. Özellikle Haluk abiyle Can Barslan’ın yazdığı bazı şeylere o kadar gülüyorduk ki gülmekten oyunumuzun bozulduğu oluyordu. 

Öte yandan senaryo çok başarılıydı. Karakterler çok sempatikti. Diyaloglar hem çok komik hem de çok akıcıydı. Oyuncular da son derece esnek ve komedi zamanlaması çok iyi oyunculardı. Haluk abiyle birbirimizin ne yapacağını önceden kestirip daha yapmadan güldüğümüz çok olurdu. Aynı şekilde Nilüfer Açıkalın ve Selim Naşit’le de öyle. O uyum dizide çok özel bir kimya yarattı. Dilerim Gülşen Abi’nin tekrar yayını, bu tür kaliteli komedilerin yeniden yaygınlaşmasına anahtar olur. Çünkü kaliteli eğlenceye çok ihtiyacımız var. Ben de yine böyle bir projede olmayı çok isterim doğrusu. Bu arada tekrar yayınlarda ülkemizde oyuncuların telif haklarının verilmemesi de gündeme gelmeli. Biz Gülşen Abi’yi çekerken sene 1991’di ve Haluk Bilginer’e İngiltere’de oynadığı dizinin tekrar yayınından telif hakkı geliyordu. Otuz sene sonra bu konuda hiç yol alamamışız. Dilerim bir devlet kurumu olarak TRT bu görevini yerine getirir ve bu da Türkiye’de çok büyük bir adım olur.

DENİZ ORAL: ÇEKİM YERİ TAM BİR MAHALLE ORTAMIYDI

Yeditepe İstanbul dizisinin bende birçok anısı var. İlk olarak dizi çok güzel bir kadroya sahipti. Hepimiz keyifle çalışıyorduk. Çekimleri Balat’ta yapıyorduk. Tam bir mahalle ortamıydı. Hiç unutmam dizinin finalinde, Emre Kınay ile bir sahnemiz vardı, hüngür hüngür ağlamıştık bitiyor diye. İnsanlar çok benimsemişti diziyi. Her tekrar yayınında izlediler, hâlâ izliyorlar. “Neden bitti, yenisi gelmeyecek mi?” diye soruyorlar bize. Ama o kadroyu yeniden bir araya getirmek kolay değil. İnsanların diziyi sevme nedeni, kendilerinden bir şeyler görmeleri. Bu nedenle çok beğenildi. Bu noktada elbette senaryomuzu yazan Ali Ulvi Hünkar’ı unutmamak lâzım, ellerine sağlık gerçekten çok güzel yazmıştı. 

ENGİN ALKAN: VAR OLMAK İÇİN KLİŞELERİ KULLANMADIK

İçine hapsolduğumuz sancılı süreçte TRT’nin isabetli bir hamle yaptığını düşünüyorum. O günlere baktığımda, çok meşakkatli, uzun günler ve gecelerdi. 7 Numara senaristinden oyuncusuna, yönetmeninden, asistanına hepimizdik. Bu dizinin hâlâ kendine bir izleyici kitlesi buluyor olmasında iki temel neden görüyorum. İlki nostalji hissi. İnsanlar gündelik hayatın çevrelediği dertlerden, gerilimlerden, endişelerden kendilerini daha iyi hissettikleri önceki bir yaşantıya odaklanarak kurtulabiliyorlar. Bir şarkı, bir anı, bir şiir, bir dizi bu işe yarayabiliyor. Ama bu durum bir tekrar seyretme haliyle mümkün. Bunca yıl aradan sonra 7 Numara’nın yeni izleyici kitlelerine hitap etmesi piyasadaki baskın işlerin niteliğiyle ilgilidir sanırım. TV dünyasındaki bu battal sanayileşme durumu kanalları ve yapımcıları kitlelerin ihtiyacına, onların seslerine yabancılaştırıyor sanırım. Bugün bir dizinin hayatını sürdürmesi için elzem olan standartların hiçbirini kullanmadık biz. Zorbalıklar, entrikalar, silahlar, ölümüne kötücül insanlar, fitne fesat, aldatmalar, ağlamalar, inlemeler, devasa konaklar, holdingler ya da varoşlar... Bir araya gelmez karşıtların yaşam deneyimlerini aktardık. Köylü ile kentli, okullu ile alaylı, kız ile erkek, modern ile gelenekçi, aynı çatı altında yaşamayı becererek bir hayal kurdurdular bize, gerçekten ihtiyaç duyduğumuz bir hayal. Sonuçta yaptığımız iş bir nevi hayal satmak; ama bizim kurmak istediğimiz hayal izleyicinin kendisini içinde bulmak istediği hayalle örtüşüyorsa ne alâ.

MEHMET BİRKİYE: BİRAZ HEYECANLI BİRAZ DA HÜZÜNLÜYÜM

Uğurlugiller’in yeniden yayınlanması beni en az otuz sene geriye götürecek. Bugünden o güne bakınca nasıl duracağız, seyirci veya biz nasıl bir yargıya varacağız kestiremiyorum. Geriye dönüp baktığımda çok keyifli günler olmasına rağmen beni hüzünlendiriyor. Çok sevdiğim arkadaşlarım, abilerim ve hocalarımla yaptığım bir diziydi. Şimdi çoğu aramızda yok. Hâlâ unutulmayan ve kendine izleyici kitlesi bulan bu diziler tüm teknik eksikliğine, çalışma şartlarının zorluğuna rağmen içtenlik, sadelik ve nezaket barındırıyordu. Biz gürültülerle, şimşeklerle aydınlanan bir dünyada zarif mumlar yakmaya çalıştık. Çağdaşımız büyük filozofun dediği gibi; zamanımızın biraz daha nezaket ve içtenliğe ihtiyacı var. Belki bundandır. Yıldız Kenter’i Şükran Güngör’ü ve Tevfik Gelenbe’yi tekrar izleme fırsatı verdiği için yeniden yayın kararını verenlere teşekkür etmek isterim.

VOLKAN GİRGİN: STAR KAPRİSİ YOKTU, KAVGA GÜRÜLTÜ DE…

Evine kapanan onca insanda pozitif duygular yaratabilmesi 7 Numara’ya emeği geçen herkesi mutlu eder. Araya giren onca yıla rağmen bunu başarabilmek herkese nasip olmaz. O günler güzeldi ya… İşe gidiyor gibi değildik pek. Star, arıza, karavan, kapris, kavga gürültü, set ekibi-oyuncu ayrımı, sosyal medya baskısı yoktu. Yekpare bir ekiptik. Bugün 7 Numara setinde çalışmış herkes aynı şeyleri anlatır. Bu atmosferi yaratmak için özel bir çaba içine girilmedi, kendiliğinden öyle oldu. Bu kadar sevilmesindeki ortak görüş ‘samimiyet ve sevgi…’ Buna katılıyorum ama yeterli değil. Senaryo, reji, oyunculuk, müzik, ışık, kurgu, yayın günü, yayın kanalı vs… Bunların hepsi iyi olsa dahi karanlık noktalar kalır. Bu işin doğası budur. Biz 7 Numara’nın uzun soluklu bir dizi olacağın tahmin ediyorduk ama bu kadarını elbette beklemiyorduk. Bunu kimse tahmin edemez. Siz işinizi iyi yaparsınız ama efsaneyi sadece zaman yaratır. Bugün kanallar pek itibar etmese de benzer projelere seyircinin çok ihtiyacı var. 7 Numara; başta senarist ve yapımcımız Oya Yüce, yönetmenimiz Sadullah Celen olmak üzere herkesin büyük hevesle çalıştığı bir projeydi. Kubbede hoş bir seda bırakmışız, ne mutlu bizlere…

HALİDE NUR KARADENİZ (İZLEYİCİ YORUMU): BU DİZİLERİN BİZİ MOTİVE EDECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

O dönemki komedi dizilerimizin yerini şu an yayınlanmakta olan hiçbir dizi alamıyor. Bu dizileri izleyen jenerasyon şimdiki dizileri takip etmiyor bile. Ortaokul zamanlarımda sabahları TRT ekranlarında 7 Numara’nın tekrarı yayınlanırdı. Okula gitmeden önce izlerdim. Hatta bir sabah dizide ‘Amanını mor koyun meeler gelir’ diye türkü söylüyorlardı. Matematik hocamın soyadı Çoban’dı. Kendisinin adını hatırlayamıyorum ama çok muzip biriydi; erkeklere koyun, kızlara keçi derdi. Dersinde, sabah izlediğim dilime dolanan ‘Amanını mor koyun meeeler’ gelir şarkısını biraz sesli söylemiş olmalıyım. Hocamız duydu ve o da diziyi izliyormuş ki biz o günden sonra okulun sonuna kadar her dersinde bu şarkıyı söyledik. Bu yüzden eski dizilerimizin bizleri böyle bir zamanda motive edeceğini düşünüyorum. Motivasyona ve iyi hissetmeye ihtiyacımız var. 7 Numara bize iyi hissettiren en önemli dizilerden biriydi. Bu yüzden her gün yayınlansa her gün izlenir.

<p>Aşı çalışmalarının önce klinik ardından faz-1, faz-2 ve faz-3 çalışmalarından oluştuğunu belirten

Yerli aşıya nasıl gönüllü olabiliriz?

EURO 2020 kupası Roma'da sergilendi

Devrilen tırın altında kalarak alev alan otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti

Aksaray'daki gizemli yer altı şehri ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor