İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9483
  • 4,6864
  • 163,60
  • 104.549
Reklamı Kapat

'Dünyada 10 ülke arasına girdik'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye artık dünyada savaş gemisi tasarım ve inşasını gerçekleştirebilen 10 ülke arasına girmiş bulunuyor'' dedi.

Preveze Deniz Zaferi'nin 473'üncü yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü
 kapsamında, dizaynı ve entegrasyonu tamamen milli imkanlarla gerçekleştirilen
 Heybeliada Gemisi'nin hizmete girişi, Büyükada Gemisi'nin de denize indirilmesi
 amacıyla Pendik'teki İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda tören düzenlendi.
         Törende konuşan Erdoğan, bugün Cumhuriyet tarihinin ilk milli savaş
 gemisi Heybeliada'yı ülkeye kazandırmanın heyecanını ve gururunu paylaşmaktan
 büyük bir memnuniyet duyduğunu belirterek, ''Ülkemize ve milletimize hayırlı
 olsun, kutlu olsun, mübarek olsun'' dedi.
         Heybeliada'nın 2004 yılında hayata geçirilen Milli Gemi (MİLGEM) Projesi
 kapsamında inşa edildiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
         ''Bugün MİLGEM Projesi ile ne kadar haklı ve doğru bir adım attığımızı
 ispat etmiş olmanın da ayrıca memnuniyetini yaşıyorum. Milli savunma, ancak milli
 bir sanayi ile milli bir anlayışla etkin ve mümkün olur.
         Ben bu vesile ile MİLGEM Projesi içerisinde yer alan ve Heybeliada
 gemimizin yapımında mühendislerimizden akademisyenlerimize, işçi ve
 teknisyenlerimizden bürokratlarımıza kadar emeği geçen herkesi kutluyor,
 kendilerine şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Bugün denize
 indireceğimiz Büyükada'nın da şimdiden ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını
 diliyorum.
         Hatırlayacaksınız, Heybeliada'yı bundan tam 3 yıl önce fırtınalı,
 yağmurlu bir günde denize indirmiştik. Ama hamdolsun, 3 yıl önce o rüzgarlı günde
 denize indirdiğimiz bu gemi, şimdi bütün fırtınalara dayanıklı bir şekilde
 ülkemizin bayrağını denizlerde gururla taşıyacak, bu aziz vatanın savunmasında
 önemli bir vazife ifa edecektir.
         Türkiye'nin aydınlık yarınları için bütün gücümüzle, bütün direncimizle
 alın teri dökmeye, eserler kazandırmaya, gücümüze güç katmaya devam edeceğiz.
 Herkes bilsin ki Türk bayrağı denizlerde de okyanuslarda da barışın sembolü
 olmaya devam edecektir.
         Burada şu müjdeyi de sizlerle özellikle özellikle paylaşmak istiyorum.
 Türkiye artık dünyada savaş gemisi tasarım ve inşasını gerçekleştirebilen 10 ülke
 arasına girmiş bulunuyor. Ekonomimiz sağlam bir şekilde hedeflerine ilerlerken,
 dış politikada Türkiye her mecrada barışın bayraktarlığını yaparken, savunma
 sanayisinde de tarihi bir eşiği bugün aşmış oluyoruz.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
 ''Cumhuriyetimizin 100'üncü yıl dönümü olan 2023 yılında kendi milli tüfeğini,
 topunu, tankını, helikopterini, uçağını, insansız hava araçlarını, uydularını
 tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonunu hep birlikte başaracağız,
 bu hedefe birlikte ulaşacağız'' dedi.
         Erdoğan, Preveze Deniz Zaferi'nin 473. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri
 Günü kapsamında, dizaynı ve entegrasyonu tamamen milli imkanlarla
 gerçekleştirilen ''Heybeliada'' gemisinin hizmete girişi, ''Büyükada'' gemisinin
 de denize indirilmesi amacıyla Pendik'teki İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda
 düzenlenen törende yaptığı konuşmada, hangi alanda olursa olsun artık dünya
 üzerinde ülkelerin dışarıya bağımlı bir şekilde güçlerini idame ettiremediklerini
 söyledi.
         Erdoğan, şunları kaydetti:
         ''Günümüz şartlarında evrensel değerlerle yerel zenginliklerinizi
 buluşturamadığınız takdirde tabii olarak uluslararası rekabetin gerisinde kalmaya
 mahkum oluyorsunuz. Demokrasinizi en ileri standartlara ulaştıracaksınız.
 Ekonominizi güven ve istikrar zemininde sağlam bir konuma getireceksiniz.
 Kalkınma hedeflerinizden asla taviz vermeyeceksiniz ve bunları yaparken eş
 zamanlı olarak özellikle savunma sanayisinde kendi projelerinizi hayata geçirerek
 farkınızı ortaya koyacaksınız.
         İşte bu anlayışla son 9 yılda hükümet olarak savunma sanayisine yeni bir
 anlayış getirdik ve bir vizyon farklılığını ortaya koyduk. 'Dünyanın gelişmiş
 ülkeleri kendi silahını, kendi helikopterini, kendi savaş gemisini inşa
 edebiliyorsa, Türkiye neden bunu yapamasın?' dedik.
         Mühendislerimizin, bilim adamlarımızın, teknisyenlerimizin uluslararası
 çapta gerçekleştirdikleri başarıları kendi ülkeleri için de hayata
 geçirebilecekleri bir ortamı sağladık ve 9 yılda bu alanda önemli mesafeler kat
 ettik.''
         Türk Silahlı Kuvvetlerinin silah ve teçhizat ihtiyaçlarının yurt içinden
 karşılanma oranına dikkat çeken Erdoğan, ''Yüzde 50'ye çıkardık. Bu
 sektörümüzdeki kararlı çalışmalarımız neticesinde ihracatımız 1 milyar dolara,
 ciromuz ise 2,3 milyar dolar seviyesine çıkmış durumdadır'' dedi.
        
         -ASKERİ TEÇHİZATTA İHRACATA YÖNELİM-
        
         Türkiye'nin 2004-2010 yılları arasında dünyada en çok askeri teçhizat
 ithal eden ülkeler arasında 6'ncı sıradan 14'üncü sıraya indiğini ve dışarıya
 bağımlılığın önemli ölçüde azalma gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, aynı süre
 içerisinde askeri teçhizat ihracatında 27'nci sıradan 21'inci sıraya
 yükseldiğimizi söyledi.
         Erdoğan, ''Bu da demek oluyor ki sadece kendimiz için üretmedik,
 ürettiğimiz askeri teçhizatlar noktasında dışarıya olan satışlarımızı da
 artırdık'' dedi.
         Askerlerin kullanacağı piyade tüfeğinin ülkede tasarlandığını ve
 testlerine başlanıldığını da anımsatan Erdoğan, şunları ifade etti:
         ''Milli tankımız olan 'Altay'ın konsept tasarımını da tamamladık ve
 ülkemizde ilk defa modern bir tankın üretimi için bütün altyapıyı hazır hale
 getirdik. 10 bin metre yükseklikte uçabilen ve 24 saat havada kalabilen 'Anka'
 isimli insansız hava aracımızın da deneme uçuşlarına başladık. Altını çizerek
 ifade ediyorum; Anka ile birlikte inşallah stratejik yeteneklere sahip insansız
 hava aracı üreten 3'üncü ülke Türkiye olacaktır. İlk savaş helikopterimiz olan
 'Atak' helikopterinin de tüm yazılım ve tasarımlarını tamamladık ve şu anda
 prototip üretim safhasındayız. Ayrıca, bu süreç içerisinde Türkiye F-16
 modernizasyon merkezi olmuştur. Elbette bunlarla yetinmiyoruz. İnşallah daha
 fazlasını başaracağız ve bunu başaracak iradeye, kabiliyete, bunu
 gerçekleştirebilecek imkanlara fazlasıyla sahibiz.
         Cumhuriyetimizin 100;üncü yıl dönümü olan 2023 yılında kendi milli
 tüfeğini, topunu, tankını, helikopterini, uçağını, insansız hava araçlarını,
 uydularını tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonunu hep birlikte
 başaracağız, bu hedefe birlikte ulaşacağız.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye
 artık 'Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız da düşmanlarla çevrili' deyip
 kendi içine kapanan bir ülke değildir. Bizim denizlerdeki ülke çıkarımız, çevre
 denizlerinden Süveyş Kanalı'na, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzanır'' dedi.
         Preveze Deniz Zaferi'nin 473. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü
 kapsamında, dizayn ve entegrasyonu tamamen milli imkanlarla gerçekleştirilen
 ''Heybeliada'' gemisinin hizmete girişi, ''Büyükada'' gemisinin de denize
 indirilmesi amacıyla, Pendik'teki İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda tören
 düzenlendi.
         Törende konuşan Erdoğan, bugün bu gurur verici törenle birlikte, aynı
 zamanda gurur verici bir zaferin de Preveze Deniz Zaferi'nin de 473'üncü yıl
 dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki
 Osmanlı Donanmasının, bundan 473 yıl önce dönemin en güçlü donanmalarından birine
 karşı tarihi bir zafer elde ettiğini kaydetti.
         Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
         ''Bu vesile ile Türk Deniz Kuvvetleri Günü olarak kutlanan bu anlamlı
 günde, Barbaros Hayreddin'den, Piri Reis'e, Turgut Reis'ten Kılıç Ali Reis'e
 bütün kahraman denizcilerimizi rahmetle şükranla anıyoruz.
         İşte bizler tarih boyunca mucizevi başarılara imza atmış ecdadımızdan
 böyle bir miras devraldık. Bugün de onlardan aldığımız bu mirası, onlardan
 aldığımız bu emaneti yere düşürmemek için büyük bir hassasiyetle gayret
 gösteriyoruz. Bu bakımdan Preveze Deniz Zaferi ilham verici birçok mesajı içinde
 barındıran bir destandır.''
         O destanla ilgili Yahya Kemal'in ''Deniz ufkunda bu top sesleri nereden
 geliyor? Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor! Adalar'dan mı? Tunus'dan
 mı, Cezayir'den mi? Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi, Yeni doğmuş aya
 baktıkları yerden geliyor; O mübarek gemiler hangi seferden geliyor?'' dizelerini
 de okuyan Erdoğan, o destanın kahramanı Barbaros Hayreddin'in ''Beni leb-i
 deryaya gömün. Ben leventlerimin sesini ve denizin hırçın dalgalarını duymak
 istiyorum'' sözlerini anımsattı.
         Başbakan Erdoğan, konuşmasında şunları dile getirdi:
         ''Barbaros Hayrettin'in kendi hatıralarında Preveze Deniz Zaferi'ni
 anlatırken, o destanın sırrını şu şekilde anlatıyor; 'Düşmanın birçok bakımdan
 üstünlüğüne karşı bizim de bazı üstünlüklerimiz vardı. En mühimi, benim,
 donanmamın bütün filolarına, hatta her kadırgaya hakim olmam, herhangi bir
 emrimin o anda en uzaktaki kadırgalar tarafından bile yerine getirilmesiydi.
 Düşmanda ise vaziyet bunun aksiydi. Doria, değil filolara, kanatlara bile hakim
 değildi. Esasen düşman donanması, birbirinin dilinden anlamayan, birbirini
 kıskanan çeşitli kavimlerin donanmalarından meydana gelmişti'. İşte bizim en
 büyük gücümüz bu aziz vatanın topraklarının her köşesine aynı hissiyatla
 yaklaşmamız, birbirimizle aynı dili konuşmamız ve birbirimize gönül diliyle
 seslenmemizdir.''
        
         -ÜÇ TARAFI DENİZLERLE ÇEVRİLİ TÜRKİYE...-
        
         Bu bakımdan Preveze Deniz Zaferi'nden bugün dahi uluslararası toplum
 tarafından gerekli derslerin çıkarılmasını, tarihin ve zamanın mesajının doğru
 okunmasını tavsiye ettiğini de kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
         ''Türkiye artık 'Üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız da düşmanlarla
 çevrili' deyip kendi içine kapanan bir ülke değildir. Bizim denizlerdeki ülke
 çıkarımız çevre denizlerinden Süveyş Kanalı'na, oradan da Hint Okyanusu'na kadar
 uzanır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin ekonomik menfaatlerini ve
 güvenliğini sonuna kadar koruyacağı bilinmelidir.
         Ticari menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra, denizlerimizdeki doğal
 kaynaklar üzerindeki haklarımızı da savunmak için gerekli güvenlik tedbirlerini
 almakta kararlıyız. Nitekim Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de tek
 taraflı olarak giriştiği petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine karşı da hemen
 gerekli tedbirlerimizi aldık. KKTC ile New York'ta yaptığımız anlaşmadan sonra
 biz de Piri Reis gemimizi arama faaliyetlerinde bulunmak üzere bölgeye
 gönderdik.
         Bundan sonra da milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu tereddütsüz
 bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Barışın imkanlarını sonuna kadar
 değerlendireceğiz, ama ülkemizin hukukunu da sonuna kadar koruyacağız. Büyük ve
 güçlü bir ülke olduğumuzun farkındayız. Bütün politikalarımızı da büyüklüğümüzle
 ve gücümüzle doğru orantılı olarak tayin ediyoruz.
         Yapılması gerekenleri doğru zamanda hayata geçirecek kudrete, dirayete ve
 imkanlara sahibiz. Hükümet olarak geçen 9 yılda olduğu gibi, bundan sonra da
 sahip olduğumuz imkanları daha da genişletmek, özellikle savunma sanayimizi daha
 da güçlendirmek için çalışmalarımızı hızlandırarak, 2023 hedeflerimize
 odaklanmaya devam edeceğiz.
         İnanıyorum ki bugün milletimizle birlikte bu büyük gururu bizatihi kendi
 mühendis, teknisyen ve işçilerimiz tarafından üretilen harp gemilerimizde görev
 yapacak olan bahriyelilerimiz de büyük bir heyecanla yaşıyorlar.''

AA

Uluslararası Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğrenim gören öğrenciler, Öğretmenl

Öğretmenler Günü'nü 30 dilde kutladılar

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Rus milyarder NASA'dan önce harekete geçti!

Yunuslar İstanbul Boğazı'nda avlanırken havadan görüntülendi