İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5150
  • 3,9324
  • 142,05
  • 99.639
Reklamı Kapat

ABD süper güç kalabilmek için operasyona ışık yaktı

Satır arası…
Geçen hafta tüm gözler Suriye’de olacakları daha iyi anlamak için G-20 Zirvesi’ne çevrilmişti. ABD ve Rusya arasındaki gerilim, iki liderin yan yana oturmak istememesine varacak kadar netti. Peki, bundan sonra Suriye’de ne olacak? Obama neden yetkisi olduğu halde operasyon için Kongre’den yetki istedi? Sınırlı operasyon ne anlama geliyor? Olası operasyonun Türkiye ve bölgeye etkileri neler? İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. İlter Turan’la konuyu enine boyuna konuştuk.

ABD’nin Suriye’ye olası askeri operasyonunu değerlendiren Prof. İlter Turan: “Karşımızda Irak ve Afganistan fobisiyle hareket eden bir ABD Başkanı var. Obama Suriye meselesine karışmak istemiyordu. Ama ABD’nin süper devlet gücünü koruyabilmesi için operasyona ‘evet’ dedi. Sınırlı operasyonla Esad’ın muhaliflere üstünlük sağlaması engellenmeye çalışılıp, müzakereye zorlanması hedefleniyor.”

ŞENAY YILDIZ / senay.yildiz@aksam.com.tr

- ABD Başkanı Obama’nın Suriye’ye operasyon için yetkisi olduğu halde topu Kongre’ye atması ve süreci geciktirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Özellikle Irak tecrübesi Amerikan halkının kendi devletine olan güvenini çok aşındırdı. Obama başlangıçta Suriye konusuna uzak durmak istedi. Fakat yönetim içerisinde önemli bir kanat “ABD’nin Suriye olayları karşısında hiçbir şey yapmaması ve kayıtsız kalması durumunda Amerika’nın dünyanın egemen süper gücü statüsünü kaybedebileceğini” ileri sürdü. Halen Dışişleri Bakanı John Kerry ve BM’deki Temsilcisi Susan Rice müdahaleye daha istekli ve hazır görünüyor. Obama, bu nedenle kendi başına hareket etmekten ziyade bunu Amerikan yönetiminin ve Amerikan yasamasının paylaştığı bir harekete çevirmek istiyor. Kongre’den geçmeyecek olursa müdahaleyi gerçekleştirmek isteyen taraflara “Ülkede bu konuda bir konsensüs yok” diyebilme imkanına kavuşacak. Ayrıca bu vesileyle daha müdahaleci bir zihniyetin temsilcisi olan Cumhuriyetçiler’in aslında samimi olmadıklarına ilişkin siyasi koz da elde etmiş olacak. Eğer Senato’dan karar olumlu çıkacak olursa, arkasına geniş bir mutabakatı almış olarak bir askeri müdahaleye girecek.

- Sizce de ABD Suriye konusunda bir şey yapmazsa süper devlet statüsünü kaybedebilir mi? Washington’daki bu kaygı haklı bir kaygı mı?
Evet. Süper devlet dünyanın neresinde bir olay varsa, hepsiyle ilgilidir. Yoksa zaten süper devlet olamaz, ancak  bölge devleti olur. ABD Suriye meselesine tamamen uzak dursa, süper devlet gücü kaçınılmaz olarak aşınmaya başlar.

IRAK VE AFGANİSTAN FOBİSİ
- Karşımızda Irak fobisiyle hareket eden bir ABD Başkanı mı var?

Sadece Irak değil, Irak ve Afganistan fobileri demek lazım. Özellikle bu iki olay nedeniyle ABD bir ülkeye 
girerek orada yepyeni bir demokratik rejim inşa etmenin olanaksızlığını idrak etmeye başladı. Bir ülkede bir rejimi devirip yerine yenisini kurmak çok zor, hatta sizi içinden çıkılmaz bataklara da götürebilir. Mesela ABD’nin Irak’a gönderdiği Vali Paul Bremer “Irak rejimini yıkacağım” diye Irak devletini de yıktı. Irak o günden beri devlet yapısından mahrum ve halen inşa edilmiş değil…

SURİYE'DEN TERÖR DALGASI GELEBİLİR
- Suriye’ye yönelik artık ayak seslerini iyice işittiğimiz bu olası operasyon bölgeyi nasıl etkiler?

Suriye “Bir saldırı olursa Türkiye ve İsrail’e saldırırım” diye tehditte bulundu. Esad bunu yapacak olursa daha kapsamlı bir müdahalenin kapısı da açılmış olacaktır. Buna karşılık, Suriye bu iki ülkedeki kabiliyetlerini harekete geçirecektir. Suriye’nin İsrail’de çok güçlü bir kabiliyeti olduğunu zannetmiyorum. Ama bizim geçirgen bir hududumuz var ve muhalefet unsurlarıyla işbirliği içinde bulunuyoruz. Ayrıca, Türkiye’de Suriyeli kampları olduğu, Suriye’nin bir istihbarat ağı mevcut olduğu ve Türkiye’de daha önce de teröristleri organize edebildiği için Türk şehirleri Suriye’den terör dalgasına da açık hale gelebilir. Tüm bunları düşünmek gerek.  

ARAP BAHARI BİTTİ

Prof. Turan, “İnsanların siyasi değişim arzusuna ‘bahar’ diyerek acele ettik. Bölgede şimdiki bahar bitmiş görünüyor” diyor.

- Mısır’da darbenin ardından Müslüman Kardeşler’in yasaklanması tartışması sürüp gidiyor. Mısır nasıl ve ne zaman normalleşebilir?
Mısır çok uzun yıllar normalleşmemiş bir ülke olarak yaşaya gelmiştir ve bundan sonra da normalleşmemiş bir ülke olarak çok uzun yıllar yaşayabilir. Mısır’ın içinde darbe yönetimi hâkimiyetini sağlamlaştırıyor. Müslüman Kardeşler’i belki hukuki olarak kapatmak yoluna gitmeyeceklerdir ama etkisizleştirilmeleri konusunda çok itinalı bir faaliyet zaten yürütülüyor. Mısır’da geçmişte olduğu gibi bir askeri yönetim ve belki laikleşmiş kesimlerin de desteğini alan bir yönetim hüküm sürecek. İçerideki siyasi gerilim düştükçe de Mısır iktisadi hayatını restore edecek ve uluslararası sistemdeki yerine kavuşacaktır. Tüm bunların sonunda Mısır’ın yine Arap dünyasının lideri konumuna gelmesi şaşırtıcı olmaz benim için.

- Suriye ve Mısır olayları bize 2010’da başlayan Arap Baharı’nın artık bittiğini mi gösteriyor?
Biz bölgedeki siyasi değişim arzusunu “bahar” diye isimlendirdik. Tabii, siyasi değişim kolay ve bedelsiz olan bir şey değil. Bu nedenle en başında bunu bahar diye nitelemekle aceleci davranmıştık. Sudan, Cezayir, Fas, Ürdün, Umman gibi bahar olması gereken başka ülkeler de var ama olmuyor. Şu anda bu olay dinamizmini kaybetmiş gözüküyor. Ve yeni bir dinamizm ortay çıkar mı, belli değil. Ama şimdiki bahar evet, bitti.

 

 PUTİN VE OBAMA ORTAKLIK KURAMADI

- G 20 zirvesi gösterdi ki Suriye’ye olası operasyon konusunda dünyanın iki süper gücü ABD ile Rusya arasındaki gerilim devam ediyor. Bu  gerilim operasyonu etkiler mi? 
ABD ile Rusya ilişkilerinin bozulması Suriye üzerinden başlamış bir olay değil. Obama başkan seçildiği zaman Amerika’nın dünyaya yaklaşımını değiştirmeyi öngördü. Bunun için Türkiye’ye geldi, Kahire’ye gitti ve Ruslarla da yeni bir ortaklık önerdi. Rusya buna olumlu cevap vermeyi başaramadı. Artık karşımızda Rusya ile işbirliği yapmayı kolay bulmayan bir ABD var. Rusya ise özellikle Suriye meselesinde Batı’ya karşı koyan, böylece eski süper güç statüsüne dönmeyi arzu eden bir ülke görünümünde. Rusya büyük bir ülke ama bugün artık süper bir güç değil. Belki Putin de ülkesinin gücünün sınırlarına vakıf olduğu için başkalarının Suriye’ye saldırması halinde dahi kendilerinin bir savaşa girmeyeceğini önceden ilan etmişti.

- Rusya’nın savaş gemilerini gönderip, gövde gösterisi yapmasının sebebi nedir?
Rus gemilerinin Suriye’deki bir harekâtı durdurmak için kullanılması söz konusu değil. Fakat mesela bu gemiler muhtemel operasyonda kullanılacak uçakların savunma sistemlerini bozabilir, uçakların hedeflere ulaşma kabiliyetlerini zayıflatabilir veya hedeflerini şaşırtabilir mi? Bunların hiçbirini bilmiyoruz.

BATI DÜNYASI BAAS REJİMİ KALSIN İSTİYOR
- AB’nin Suriye’de Esad’ın kimyasal silah kullandığına dair kanıt oluştuğunu açıkladı. Bu açıklamanın zamanlamasıyla Kongre’deki oylama üzerinde bir bağ kuruyor musunuz?

Oylamayı etkileyebilir ama bu tutumun amacı Amerikan Kongresi’ni etkilemek değildi sanırım.

- Türkiye Esad’ı devirmeye yönelik bir operasyon isterken, ABD Suriye’de “sınırlı ve rejim değişikliğine uzanmayacak bir operasyon” diyor. Sınırlı operasyondan ne anlamak gerek?
 ABD ve Fransa Baas rejiminin gitmesinin iyi olmayacağını düşünüyor. Bu nedenle Baas rejimini müzakereye zorlayarak, muhalif unsurları da içine katıp, iktidar temelini genişletecek bir yol bulmaya çalışıyorlar. Türkiye erken bir aşamada Esad’ın kolay gidebileceği gibi bir hisse kapılarak kategorik bir şekilde Esad karşıtlığını benimsedi, sonradan da bu tavrını değiştirmekte güçlük çekiyor. Ayrıca Ortadoğu’daki değişimin daha çok AK Parti’nin düşüncesine yakın iktidarların kurulmasına elverişli bir yönde ilerleyeceğini ümit ettiler. Bu Tunus’ta ve Mısır’da bir miktar gerçekleşmeye başlamış bir durumdu. Suriye’de de böyle olması, Ortadoğu’nun temel unsurlarının benzer rejimlere kavuşması anlamına gelecekti. Fakat bu bekleyiş gerçekleşmedi. Dolayısıyla bizim hükümetimizin muhafazakâr rejimlerin egemen olduğu ve hatta kendisinin de bunlara önderlik ettiği bir Ortadoğu rüyası şu anda kayalara çarpmış gözüküyor.

 

MUHALİFLER  SİSTEME KATILACAK
-  Operasyon sonrasında Esad kalırsa, Suriye’de dengeler nasıl değişecek?

Operasyonla Suriye rejiminin muhaliflerle mücadele etmekte kullandığı ve ona üstünlük sağlayan enstrümanların ortadan kalkması hedeflenecek. Nedir bunlar? Hava gücünün kırılması, füze ve roket kabiliyetinin sınırlandırılması... Böyle olunca rejimin savaş gücü azalmış, dolayısıyla da muhaliflerin görece gücü artmış oluyor. Bunun üzerine muhaliflere bir miktar silah yardımı da yapılacak olursa Esad değil; ama Esad’ın muhalifleri ortadan kaldırma ümidi büyük ölçüde ortadan kalkacak. Ümit edilen odur ki, bu kuvvetlerin denkleşmesi Esad’ı müzakere yoluyla bir uzlaşmaya zorlayacaktır. Hesap budur. Bütün mesele muhalefetin de entegre olabileceği bir siyasi düzenin oluşması.

Bayram tatilini fırsat bilen birçok vatandaş tatil bölgelerine akın etti. Bayramda yağmur yağışı bek

Türkiye bayramda kavrulacak

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

LPG'li araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik Değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı

Bakırköy'de bir iş yerinde doğalgaz kaynaklı patlama: 1 yaralı

En Çok Okunanlar