Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:34
Akşam | Yazarlar

Okan Bayülgen'e vicdan mahkemesi yetmez!

13 Ocak 2011 Perşembe 02:30

Keşke bu ilk olsaydı. Ama değil. Bırakın ilk olmayı, ikinci hatta üçüncü bile değil. Okan Bayülgen bu ülkenin en çok izlenen kanallarında yıllardır alenen ve sistematik bir şekilde ırkçılık yapıyor. Ama artık ona kimse gülmüyor!


***
Bu şovmenin ırkçı ve faşist kişiliğine dair daha evvel de yazmıştım. Hatırlarsınız, Bayülgen, Kürt şarkıcı Rojin'i programına davet etmiş, fakat tam programın olacağı gün terör saldırısı olunca Rojin'in gelişini iptal etmişti. Çünkü Bayülgen'in ırkçı kafasına göre Rojin 'Kürt kimliği' sebebiyle terör saldırılarının olağan şüphelisiydi ve bu yüzden doğal suçluydu. Bu nedenle programdan adeta kovulmalıydı. Rojin'in haklı sert tepkisi üzerine Bayülgen'in  'geri adım' atmak mahiyetinde önerdiği şey ise önceki ırkçı tavrından daha da korkunç oldu: 'Tamam Rojin gelsin ama Kürtçe söyleyemez. Türkçe şarkı söyleyecekse gelsin.'

***
Rojin en sıcak hadise. Ondan epey önce de bir dergiye verdiği röportajda Araplara karşı aynı suçu işlemişti Bayülgen. Aynen şöyle bir diyalog vardı o röportajda:
Soru: Fransızlarda Arap rap olayı çok patladı. Ne diyorsun bu işlere?
Bayülgen: Yok Fransa artık, orada Fransızlar mı yaşıyor? Herifler Marsilya'dan kuzeye doğru işgal ediyorlar ülkeyi. Yakında Araplardan başka bir şey kalmayacak. Fransızlar medeni insanlar, habire doğurup durmuyorlar. Bu heriflerse acayip çoğalıyorlar. Çoğaldıkça da sosyal eşitlik dolayısıyla devletten acayip imkanlar alıyorlar...

***
Size bir örnek daha: Bayülgen yıllar evvel bir başka programda da Rachid Taha ve Fhadel gibi Kuzey Afrikalı Arap sanatçılardan 'yamyamlar' diye bahsetmişti. O zaman Cezayir ve Mısır Büyükelçilikleri bu ırkçılığı kınamıştı. Fakat Türk medyası konuyu hiç önemsememişti.

***
Şimdi yine yeni bir inci ile karşımızda Bayülgen. Kanal D'deki programında Nijeryalı futbolcu Emmanule Emenike'den 'Bu, tekneyle gelen arkadaşlardan mı?' diye bahsedip havadan sudan bir şey söylemiş gibi programa devam etti. Emenike'yi sırf renginden, ırkından dolayı aşağılamakta, ondan bir karikatür malzemesi yaratmakta bir beis görmedi.

***
Ancak şükür ki artık medyamız da ilerlemiş. Bu ırkçı şovmenin bilmem kaçıncı kez işlediği ırkçılık suçu bu kez kıyameti kopardı. Radikal gazetesi spor yazarı Bener Onar, Bayülgen'in sadece derisinin rengi nedeniyle zenci bir futbolcuyu aşağılamasının korkunçluğuna ilk dikkat çeken kişi oldu. Gerisi geldi. Dört bir yandan tepkiler yağıyor Bayülgen'e...

***
Ama yetmez! Bu ırkçı-faşist sözleri Avrupa'da ya da ABD'de bir sanatçı söylese ne olur dersiniz? Anında sanat hayatından dışlanır ve vicdanlarda mahkum edilir. Onunla da kalmaz. Hakkında derhal dava açılır, yargılanır bu tür sözlerin sahibi.

***
Bizde uzun süre gülünüp geçildi böyle kendini bilmez, haddini fersah fersah aşan açıklamalara. Şimdi ise bu şuursuzluk aşılıyor. Vicdanlı insanlar artık yutkunamıyor böyle az gelişmiş 'rahat adam poz'ları karşısında. Ama bu kadarla kalmamalı. Olur olmaz her şeye dava açılabiliyorsa esas bu kez alenen işlenen bu nefret suçu için hukuk süreci başlatılmalı. Okan Bayülgen yalnızca vicdanlarda değil mahkemelerde de yargılanmalı!

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'