İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5150
  • 3,9324
  • 142,05
  • 99.639
Reklamı Kapat

Sere Tokdemir: Sektörde örtük rekabet var

‘Kertenkele’ dizisi final yaptıktan sonra oğlu Boran ile birlikte ülke ülke gezen Sera Tokdemir, şimdilerde bol bol senaryo okuyor. Yeni gelen teklifleri değerlendiren oyuncu ile oyunculuk kariyerini, ailesini ve gelecek planları üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

-‘Kertenkele’ dizisinde rol aldıktan sonra sizi yeni bir projede göremedik. Neler yaptınız bu süre zarfında?

Oyunculuğa başladığımdan beri hiç dinlenme fırsatım olmamıştı. İşimi çok severek yaptığım için, bu durumdan fazla şikâyetçi olmasam da, bir süredir aileme oğluma ve kendime yeterli vakit ayırabilme imkânımın olması beni resetledi, tazeledi, yeniledi. Gitmek istediğim ülkelere ve şehirlere gittim. 

-Hem sinema, tiyatro ve dizi projelerinde yer aldınız. Sizin için hangisinde rol almak daha ağır basıyor? Neden?

Hepsinin yeri çok farklı… Tiyatroda seyirciyle birebir iletişim halindeyiz ve yaşadığımız ‘an’ların tekrarı yok. Sinema ve diziyle daha geniş kitlelere ulaşabiliyoruz. Hem sinema hem de dizi oyunculuğunda, sahneleri farklı açılardan birçok tekrarla oynama şansımız var. Ve seyirci, bir sinema filmini arşive alıp yıllar sonra tekrar izleyebiliyor. Dizilerde ise ne kadar uzun çalışma saatlerimiz olursa olsun, o diziye ayrılan süre içinde tüketiliyor o hafta çekilen bölüm. 

HER ROLÜ KABUL ETMEM 

- Oyunculuk anlamında kendinizi sınırlandırıyor musunuz?

Büyük laflar etmek istemem. Emin olduğum şu ki; oynamayacağım rolü kabul etmem, kabul ettiğim rolü de oynarım.

- Dizi sektörü son zamanlarda internete yöneliyor. Sizce Türk izleyicisi bu yeniliğe alışabilecek mi?

Zaman içinde neye dönüşür, olumlu mu, olumsuz mu olur onu da zaman gösterir. Kaliteli projeler yapıldıkça neden olmasın? Tabii burada önemli olan, yapılan maliyeti reytingin karşılayıp karşılamayacağı. Bu da kimin penceresinden bu duruma baktığınızla alakalı… Mesela rahmetli anneannem ve babaannem yaşıyor olsalardı, eminim televizyonları dışında bir yerden dizi izlemezlerdi (gülüyor). Fakat yeni nesil TV’deki diziyi bile internetten hızlı  geçerek izliyor artık. 

- Bu sektörde tutunmak için sizce güzellik yeter mi?

Yeteri vardır belki ama bence yetmez. Belki canlandırılacak karakter gereği tercih sebeplerinden biri olabilir ama kesinlikle bu cümlenin yeterli kısmına dahil değildir. Bazen yeteneğin ve hatta eğitimin bile yeterli olmadığı bir yerde, güzellik ne kadar yeterli olabilir ki? Çalışmalı, çok emek vermeli, işini sevmeli ama çok sevmeli, her yeni günde bir gün önceden daha yeni bir şey öğrenmek ya da fark etmek gerektiğini bilmeli, kendini geliştirmeli ve bunu daha                 satırlarca yazabilirim. 

KISKANÇLAR UZAK DURSUN

- Piyasada hak ettiğiniz değeri görüyor musunuz? 

Ne kadar ne gösteriyorsam onun karşılığını alıyorum sanırım.

- Dışarıdan gözüktüğü gibi kadın oyuncular arasında bir rekabet var mı?

Dışarı kadar taşıp gözüktüyse içeride neler vardır siz düşünün (gülüyor). Şaka bir yana rekabet ancak ortada bir rakip varsa doğabilecek bir durumdur. Rekabet insanı dinç tutar, hep daha fazlasını yapmaya meyil ettirir. Kendi adıma rakibim hep kendim oldum. Bunu ben en iyiyim, ben en süperim anlamında söylemiyorum; kendi içime kendi önüme kendi dünümdeki bugünümdeki yarınımdaki bana baktım hep. Ve her yeni gündeki en dişli rakibim o güne uyanan Sera’ydı. Bizim sektörde daha çok örtük rekabet var sanırım. Örtük örtük ben de yapmışımdır (gülüyor). 

-Kıskanıldığınızı düşünüyor musunuz?

Kıskanmasınlar mümkünse. Hasetliktir kıskançlık. İyi bir şey değildir. Güzel olmayan tüm hissiyatlar uzak olsun güzel insanlardan. 

 -Yeni projeleriniz var mı?

Okuduğumuz projeler oldu. Bana uymadığı zaman da oldu, karşı tarafa uymadığı da. Projeler gelir gider olur olmaz. Mühim olan kalıcı olabilecek bir projede içimden bir ben daha çıkarabileceğim doğru karakterle karşılaşmak. 

İKİ AYRI BEDENDE CANIZ 

-Genç bir annesiniz. Oğlunuzla nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Genç yaşta anne olduğum için beraber büyüyoruz Boran’la. Yaramazlık da yaparız, tepiniriz de, ciddi sohbetler ettiğimiz de olur. Siyasetten tarihe kadar bilmediğim çok şeyi öğrendiğim oluyor Boran’dan. Bazen 11 yaş bedenine 50 yaş kaçmış gibi duruyor (gülüyor). Bazen annemi kızdırırız iki haylaz çocuk olup, bazen de ben Boran’dan daha fazla çocuk olurum. Her şey bir tarafa; bazen anne-oğul bazen iki kanka ama her zaman iki ayrı bedende bir canız biz. 

- Peki çocuğunuzun da ileride oyuncu olmasını ister misiniz?

Oldu zaten (gülüyor). Boran, Kertenkele ‘de iki bölüm konuk oyuncumuz olmuştu. Boran ne olmak isterse ben o mesleği tercih etmesini isterim. Bilirim ki; “sevdiğin işi yapmak özgürlüktür”. Özgür olsun oğlum da. Mutlu olsun. Matematik’i iyi olduğu için tıp okumak istiyor. Beyin cerrahı olacakmış. Neden diye sorduğumuzda, “en çok para onda varmış” diyor (gülüyor). 

ÇOCUK DA YAPARIM KARİYER DE

-Çocuğun kariyeri olumsuz etkileyeceği yönünde bir ön yargı var. Sizce de öyle mi?

Siz neye inanırsanız, kısmetinizde yoksa bile onu yaşatırsınız kendinize. Bu sorunun cevabı bireysel bana göre. Ben olumsuzluğunu yaşamadım hiç. Aksine oyunculuğuma katkı sağladığı durumlar oldu. Mesela hem gençliğimi hem yaşlılığımı oynadığım Bizim Hikâye sinema filminde, canlandırdığım karakterin hamileliğinde ve doğumunda hissettiğim ve sahneye yansıttığım daha önce tecrübe ettiğim bir durumdu. Özetle ben de diyorum ki; çocuk da yaparım kariyer de (gülüyor). 

 

Bakırköy'de bir iş yerinde doğalgazdan kaynaklandığı değerlendirilen patlama yaşandı. Olayda bir kiş

Bakırköy'de bir iş yerinde doğalgaz kaynaklı patlama

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Heyelan ve devasa kayalar köyü yuttu

Minibüs şoförü direksiyon başında bayıldı

En Çok Okunanlar