Reklamı Kapat

Münevver kadar tepkisiz değilim

İkinci sezonda da reyting listelerinde birinci sıradan inmeyen 'Yer Gök Aşk'ta Murat Ünalmış, Birce Akalay ve Işıl Yücesoy gibi usta isimlerle aynı ekranı paylaşan İpek Erdem, dizide canlandırdığı 'Münevver' karakteriyle dikkat çekiyor. Çekimlerinin yapıldığı Kapadokya'nın kendisine çok farklı şeyler kattığını söyleyen Erdem, algılarının temizlendiğini ve gözünün yokluğa alıştığını ifade etti. Kapadokya'da caz günleri düzenleyecek kadar bölgeye alıştığını söyleyen İpek Erdem, sanata bakışını, caza olan aşkını, karşılıksız sevdalarını AKŞAM LIFE için anlattı.

Röportaj: Abdullah MALKOÇ

- Gani Müjde'yle tanışma hikayenizi dinleyebilir miyiz?
İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'nden çıkıp Bursa'ya ailemin yanına gidiyordum. Okulun kapısından çıkarken Yıldız Asyalı beni durdurdu. Daha önce de oynayacağını bildiğim bir projeden bahsetmişti. Yapımcımız Ali Gündoğdu, kendisinden tiyatro bölümündeki arkadaşlarını görüşmeye çağırmasını istemiş. Dizide oynamayı hiç düşünmediğim halde her açıdan olumlu ve güzel bir iş olduğu ve ailece Perran Kutman'ın hayranı olduğumuzdan hiç ertelemeden Gani Müjde'yle görüşmeye gittim. Gani Müjde beni gördüğü anda kararını verdi. Senaryoyu da verdi ve hayatımın yolunu önemli şekilde şekillendirmiş oldu.
- Dizide oynadığınız 'Münevver'le ortak yanlarınız var mı?
İlk defa benimle hemen hemen hiç alakası olmayan bir karakter canlandırıyorum. Bu yüzden en zorlandığım karakter diyebilirim. Sakin tarafımız benziyor ama ben bu kadar tepkisiz, içe kapanık biri değilim. Bir de kitap okumamızı sayabilirim.

SANAT DERGİLERİNE BAKTIĞIMDA BUNALIMA GİRİYORUM
- Çekimlerin İstanbul dışında olması hayatınızı nasıl etkiliyor?

Kapadokya'ya aşığım diyebilirim. Doğanın hakim olduğu her yer, beni çok büyülüyor. Algılarımı çok temizledi burası, gözüm yokluğa alıştı. Şimdi insanoğlunun yarattığı şeylere yeni gözlerle bakabiliyorum. Kulağım ses kirliliğinden arındı. Şehrin enerjisi yormadığı için, yapmak istediklerimi yapabiliyorum ve yaratıcılığım daha çok arttı. İç Anadolu'nun iklim ve yaşam farklılıklarını, tarihi değerlerini deneyimlemiş oluyorum. Tabii bunlar dışında birçok kültürel etkinliklerden uzak kaldım ki, bu sene İstanbul'da inanılmaz güzel etkinlikler, festivaller var. Sanat dergilerine baktığımda bunalıma girdiğim oluyor. İstanbul'a bu sıralar gidemiyorum. İkincisini düzenlemek için çalıştığım 'Kapadokya Caz Günleri' için uzun zamandır buradayım. Ve tiyatroya ihtiyacım var.
- Tanınmanıza rağmen medyatik  olmayı tercih etmiyorsunuz. Bunun bir sebebi var mı?
Olmak ya da olmamak için verdiğim bir çaba yok. Ama evet pek tercih etmiyorum. Medyada söyleyecek sözüm olduğunda, yaptığım işle ilgili bulunmam gerektiğinde bulunuyorum zaten.
- Genç yaşta tanınmanın zorlukları oluyor mu?
Evet, her yaşta oluyor ama tanımadığın birçok gözün üzerinde olduğu hayatı yaşamanın sıkışıklığını daha erken yaşamaya başlıyorsun. Tabi güzel tarafları da var.
- Birlikte rol almayı istediğiniz kişi ya da çok istediğiniz bir rol var mı?
Bu konuda çok şanslıyım. Perran Kutman, Settar Tanrıöğen, İlker Ayrık, Bülent Şakrak, Emel Sayın, Erdal Küçükkömürcü, Yasemin Yalçın, Tansu Biçer, Şebnem Sönmez, Erdal Özyağcılar, Işıl Yücesoy, Erman Okay, Ayşegül Günay gibi birçok değerli oyuncuyla çalıştım. Oynadığım tüm oyuncularla tekrar beraber rol almak isterim.
- Oyunculukta kural tanımayanlardan mısınız?
Pek bir şey diyemeyeceğim bu konuyla ilgili. Projeye göre değerlendirmeyi tercih ediyorum.

KAPADOKYA VE CAZ BİRBİRİNE ÇOK YAKIŞTI
- Setten kalan zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?

'Kapadokya Caz Günleri'nin geçen sene ilkini Elif Kayaman ile beraber gerçekleştirdik. Bu sene de ikincisini gerçekleştirmeye çalışmakla geçiyor. Evimle ilgileniyorum. Yemekler yapıyoruz ve scrabble oynuyoruz. Bazen resim yapıyorum, kitap okuyorum.
- 'Kapadokya Caz Günleri' fikri nasıl gelişti?
Kapadokya'ya baktım, caza baktım ve çok yakışacaklarını, birbirlerine çok iyi geleceklerini düşündüm. Hayal etmeye başladım. Hayallerim gerçek oldu.
- Size kimler destek oldu?
İlk Sarp Maden ile paylaştım. Sarp'ta beni bu işi yapabileceğime inandığı yakın arkadaşı ve menajeri Elif Kayaman ile tanıştırdı. Beraber kısa sürede çok iyi bir iş başardık ve sağlam bir dostluğumuz oldu. Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Nevşehir Belediyesi, Nevşehir Emniyet Müdürlüğü olmak üzere bu yöredeki birçok kurum ve kuruluş destek oldu. Bu konuda başvurduğumuz her yerden hemen destek aldık ve köstek olan olmadı.
- Bu yılki caz günlerinde kimler var?
Daha yapım aşamasında olduğumuz için netleşmedi. Ama isteyenler tüm gelişmeleri www.kapadokyacazgunleri.com'dan takip edebilir.
- Caz müziğine ne zamandır ilginiz var?
Her zaman vardı. Ama bir rock barda caz çaldığında bütün hücrelerimin dans ettiğini fark etmem beş ya da altı sene önce oldu. Caz en sevdiğim müzik türü değil, aşklarımdan biri. Kulağıma hoş gelen müzikleri dinlerim, ayırt etmem.
- Arada bir sahneye çıkma isteğiniz olduğunu duyduk. Bununla ilgili ileride herhangi bir profesyonel çalışma düşünüyor musunuz?
Her zaman sahneye çıkmak ve bir şekilde şarkı söylemek isterim ama tiyatroda ama bir orkestrayla... Çalıştıkça doğuyor fırsatlar. İleride albüm çıkarma gibi bir şey yolumda görünmüyor.

SON AŞKIM PLATONİKTİ
- Daha önce 'Kişinin iklimine bakıp aşık olurum' dediniz. Bunu biraz açıklayabilir misiniz?

Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de. Aslında bu lafı söylediğimden bugüne çok şey değişti. Zaman, yeni kelimeler, düşünceler, istekler, beklentiler getiriyor. En son aşık olduğumda kelimelerin pek bir anlamı yoktu. Yaşadığım duygu ve düşünceleri ben de şaşkınlıkla izliyordum. Gerçekten çok güzel, aşık olunası bir adamdı kendisi ama platonik bir aşktı. Yine de çok şey öğretti. Aşk işte, dönüştürüyor. Şu anda aşık olsam da vazgeçmek istemediğim şeyler var. Mesela sağlıksız, güvenilmez, saygısız birine karşı aşktan gözümü karartıp sonra da iki tarafında dünyasını karartmak istemem. 'Aşk bu neye konacağı belli olmaz' derler. Umarım hakkımı bulurum.

HAYALLERİN SONU YOK
- Hayalleriniz var mıdır?

Dünyayı gezmek, hatta eşim ve çocuğumla gezmek. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşamak istiyorum. Yabancı konserlerde ya da canlı seyrettiğim dansçılar gibi dans etmek. Hayal ama en azından her gün daha esnek olabilmek ve dans edebilmek adına yoga yapıyorum. Tek üzüldüğüm şey annemin beni beş yaşımda baleden alıp anaokuluna vermesidir. Çok iyi bir oyuncu olmak istiyorum. Ailemin huzuru ve sağlığını biraz daha iyi sağlayabilmek için yapabileceklerimi yapmak. Hayallerin sonu yok.

ANTİ-KAHRAMAN OLMAK İSTİYORUM
Oyunculuk yolunda yürümeye devam ettikçe bazı şeylerin şekillendiğini söyleyen İpek Erdem, her zaman bir öncekinden farklı projelerde yer almaya çalıştığını belirtti. Kara mizah, dönem ve komedi projelerinin kendisine her şekilde daha çekici geldiğini ifade eden güzel oyuncu, rol olarak ise bir anti-kahramanı canlandırmak istediğini ifade etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yerel basında ister patron ister muhabir olun bütün bunlar ciddi fedakarlık gerektirir

Gündem ve haberleri Akşam Gazetesi yazarlarından takip edin (22 Mart 2017)

Dünyanın en mutlu ülkeleri belli oldu

Toplu mezarda 47 kafatası daha bulundu

En Çok Okunanlar

Reklamı Kapat