Elif Cebenoyan ağacın tepesinde okuyup AKŞAM KİTAP'a yazdı: ÇARPIK EV

Burcu Aktaş'ın yazdığı çocuk romanı 'Çarpık Ev'i; internette dolaşan 'Anne idare etme sanatı' başlıklı eğlenceli yazısıyla tanıdığımız, 10 yaşındaki Elif Cebenoyan değerlendirdi.

Elif Cebenoyan 10 yaşında. İlkokul 5. sınıfta okuyor. Sinema yazarı Cüneyt Cebenoyan'ın ve Boğaziçi Üniversitesi'nde gelişim psikolojisi yükseklisansı yapmış, halen 'ebeveyn koçluğu' eğitimi alan Ayşegül Cebenoyan'ın kızları. Elif daha çok macera kitaplarından hoşlanıyor. Sevdiği yazarları sorduğumuzda, 'Astrid Lindgren, Thomas Brezina, Enid Blyton, Jeff Kinney, Louis Sachar, Andrew Clements, Vladimir Tumanov, Suzanne Collins ve Rick Riordan' cevabını veriyor.
Biz kendisini, bir süre önce bir internet blogunda yazdığı ve epey dikkat çeken 'Anne yönetme sanatı' başlıklı eğlenceli yazısıyla tanıdık. İyi bir kalemden çıkmış, zekice bir yazı... Babasına göre, yeteneğini annesinin ilgisinden ve kitap okumayı sevmesinden alıyor...
Sözü fazla uzatmadan konuya geçelim. Burcu Aktaş'ın ilk kitabı 'Çarpık Ev' masamıza geldiğinde aklımız Elif'e gitti. Çıkar çıkmaz yankı bulan bir çocuk kitabı 'Çarpık Ev'. Konusunu tanıtımından aktaralım; gündüzleri göğü delen apartmanların gölgesinde kalan, akşamları onların ışıklarıyla aydınlanan çarpık bir ev... İçinde kuşlar gibi havada duran marullar, canavara dönüşen bir kadın ve galiba bir fil... Çarpık Ev'i gözetleyen çocuklar, onun sırrını çözmeye çalışıyor, bir karga da onların... Gölgelerin saklambaç oynadığı bu evin sırrını çözmek için şunu unutmamak lazım: Gerçekten bakmazsan göremezsin!
Elif'e 'Okuyup bizim için değerlendirebilir misin?' dedik, kabul etti. Sözü kendisine bırakalım...


KRİTERLERİM ŞUNLARDIR: 
Ben normalde kitapları değerlendirmem. Annem 'Nasıldı?' diye sorarsa da 'Güzel' ya da 'Fena değil' derim. Ama eğer değerlendirmem gerekse kriterlerim şunlar olurdu:


1) Kitap ders veriyor mu? (Yanlış anlamayın, ders vermemesi gerekiyor.)
2) Kitabı kaç günde bitirdim?
3) Kitabı okurken tuvaletim veya uykum gelse, susasam da okumaya devam ettim mi?
4) Kitabı okurken okuduğum bölüm bitince elimde olmadan bir bölüm daha okudum mu?
5) Kitabı sadece uyumadan önce mi okudum yoksa boş zamanlarımda da kitabı okudum mu?
Bunlardan en az üçü olması gerektiği gibiyse ben o kitaba güzel derim. Dördüyse çok güzel. Beşi ise o kitap muhteşemdir. Üçün altındaysa kötü ya da berbattır.


Gelelim Çarpık Ev in değerlendirmesine.:
Birinci şıktan-ki bu en önemlisidir- tam puan alıyor. Kitap en ufak bir ders vermiyordu. Hele 'Evet çocuklaaaar, bu kitaptan ne öğrendik? Demek ki yardımsever olmalıyız.' Gibi bir cümle hiç içermiyordu.
İkinci şıktan da tam puan alıyor. Bunun gibi çok uzun olmayan, 100-200 arası sayfası olan kitapları güzelse ben en az 3 günde bitirmeliyim. Öyle de oldu.
Üçüncü şıktan da iyi puan alıyor. Aslında kitabın yarısını ağacın tepesinde okudum, şimdi in, eve gir, su iç, tuvalete git falan zor işti ama olsun.
Dördüncü şıktan ne yazık ki puan alamıyor. Bölümlerin sonu daha bağlayıcı olabilirdi bence.
Beşinci şıktan da puan alamıyor. Gerçi bu şıktan puan alanlar bir tek yazın yazlığımızda okuduğum kitaplar. Eğer orada da kitap okumazsam bütün gün yüzerim çünkü bir günüm şöyle geçiyor: Uyan - kahvaltı et - oku - yüz - oku - yüz - oku - yüz - öğle yemeği ye - oku - yüz - oku - yüz - oku - yüz - akşam yemeği ye - annen izin verirse son bir kez daha yüz - oku - uyu.
Yani kısaca bence kitap güzeldi, tavsiye ederim.

Çarpık Ev
Burcu Aktaş
Doğan Egmont
112 sayfa

MANŞETLER