'28 Şubat soruşturması bizim için iade-i itibar'

Batı Çalışma Grubu'nu ortaya çıkardığı için 56 gün tutuklu kalan dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkan Vekili Bülent Orakoğlu, 'Açılacak davada hem müdahil hem tanığım' dedi

Hakkı KURBAN / ANKARA

YILLARDIR 28 Şubat dönemiyle ilgili soruşturma başlatılması için çaba gösteren Bülent Orakoğlu, soruşturmanın askerlerle sınırlı kalmayacağını savunarak, 'Siyasiler, sermaye grupları, sivil toplum örgütleri, medya mensuplarına kadar genişleyeceğini düşünüyorum' dedi. Batı Çalışma Grubu'nu deşifre ettikleri için o dönem 56 gün hapis yattığını belirten Orakoğlu'nun AKŞAM'a yaptığı değerlendirmeleri şöyle:

15 YILDIR UĞRAŞIYORDUK: Devletin görevini yapmıştık ve sonuçta beraat ettim. 15 yıldır o dönem yapılanların yargılanması gerektiğini söyledik. O süreçte halkın gözünde bizim iade-i itibarımız yapılmıştı ama bu süreç ve başlayan soruşturma, hukuken de iade-i itibar olacak.

SİVİLLERE DE UZANIR: Bu soruşturma, 28 Şubat sürecinde kimler rol aldıysa onları ortaya çıkarması açısından da önemli. O süreçte, askerler kadar aktif rol oynayan siviller vardı. Soruşturmanın siyasiler, sermaye grupları, STK'lar, medya mensuplarına kadar genişleyeceğini düşünüyorum.

HEM MÜDAHİL HEM TANIK: Ben, o dönem görevini yaparken hapis yatmak zorunda kalan ve süreçten zarar gören biri olarak davanın müdahiliyim. Aynı zamanda davacı olan birçok kişi ve bazı partiler de beni tanık gösterdi. Yani hem müdahil hem tanık olarak açılacak davada olacağım.

'RÖVANŞ' DEMEK PSİKOLOJİK HAREKAT: BÇG illegal bir kuruluştur. Orada görev yapanlar, üst rütbedeki personeli bile dinlememiştir. EMASYA komutanlıklarıyla birlikte milyonlarca kişiyi fişlemişlerdir. Şimdi bazıları rövanşizmden bahsediyor. Asıl psikolojik harekat, bu sürecin sorgulanmasını rövanş olarak nitelemektir.

DEVLETİ ELE GEÇİRMİŞTİ: AK Parti iktidara geldikten sonra da çeşitli darbe teşebbüsleri oldu ancak 28 Şubat yapılmış bir darbedir. Bana göre, o süreç içinde o yapı, MGK'yı ve devletin önemli kademelerini ele geçirmişti. Güçlü bir fırtına vardı ve siyasiler dahil bu fırtınanın önünde duramıyordu. O süreçte bazı güçler, zaman içinde Türkiye'ye yaptıramadıkları birçok şeyi yaptırma fırsatı elde etti. Türkiye'de bir Türk-Kürt çatışmasının temeli atıldı. 'İrtica' birinci tehdit gibi gösterilerek, PKK terörü alt sıraya itildi.

SUSURLUK KAZASI DA DAHİL OLMALI: O dönem soruşturulurken, Susurluk kazası dahil olaylar yeniden araştırılmalı. Susurluk Komisyonu'nda bir milletvekili şüpheli bir trafik kazasıyla hayatını kaybetti, o araştırılmalı. 28 Şubat 1997'deki MGK toplantısı da değerlendirmeye alınmalı.

MANŞETLER