Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:47
20 Ocak 2012 Cuma - 
Akşam | RÖPORTAJ
'Cicim ayları bitti'

'Cicim ayları bitti'

SAĞLIK Bakanı Akdağ'ın 'vatandaşın memnun olduğu Sağlıkta Dönüşüm Projesi'ne ideolojik sebeple karşı çıkanlar var. Sevsinler sosyalizminizi' sözleriyle başlayan tartışma büyüyor.

Özlem Akarsu Çelik

'12 Eylül kafasıyla düşünüyor' diyen TTB Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu'nun ardından diğer sendikalardan da yanıt geldi. Meslek örgütlerinin temsilcilerine göre, '1 Ocak 2012 itibarıyla yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası ile son yasal düzenlemelerin ardından sağlıkta cicim ayları bitti.'

HEKİMLİK YOK EDİLİYOR
Prof. Dr. Taner Gören (İstanbul Tabip Odası Başkanı):
Bakan, 'Daha önce muayene süreleri 4 dakika idi şimdi 9 dakika ve herkes doktora ulaşıyor' diyor. 9 dakikada muayene olmaz. O sürede doktor sadece hızla reçete yazar, muayene bile yapamaz. Bu nedenle sağlık harcamaları bu kadar artmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü'nün kararına göre bir doktor bir hastaya 20 dakika ayırmalıdır. Sağlık sitemi çok kötü durumda. Gerçek sağlık, gerçek hekimlik yok ediliyor. Birkaç yıl sonra tamir edilemeyecek yaralar açılıyor.

ŞUBAT, YIKIM AYI OLACAK
Arzu Çerkezoğlu (Dev Sağlık İş Sendikası Başkanı):
Temizlik, yemek ve bilgi işlemle başladı; hastabakıcılar, hemşireler, laboratuvarlar, tıbbi görüntüleme, aciller... Sağlık Bakanlığı'nda üniversiteler de dahil toplam 150 bin kişi taşeron işçi olarak çalıştırılıyor. İstikrar isteyen ve ekip işi olan sağlık hizmetini iş güvencesiz insanlara yaptırırsanız bunun ciddi sonuçları olur. Yeni doğan ünitelerindeki bebek ölümleri, yoğun bakımlardaki enfeksiyonlar bunun sonuçlarıdır. Özelleştirme sürecinde hep aynı yöntem uygulanır. Var olan sistem işlemez hale getirilir. Sonra özelleştirme başlar. Halkın hizmetlere erişimi kolaylaşır. Memnuniyet ortamı yaratılır. Sonra karlılık esasına dayalı politikalar hayata geçirilir. Piyasalaştırma sürecinin yıkıcı sonuçlarıyla şubat ayında karşılaşacağız.

HANİ ÜCRETSİZDİ?
Dr. Çetin Erdolu (SES Başkanı):
Tedavilerde kullanılan protezler, ortezler, diz, kalça eklemi protezleri, omurların kireçlenmesi ile çökmesinde ya da bel fıtığı ameliyatında kullanılan protez parçaları, kalp ameliyatlarında kullanılan ilaçlı stentler... Bunların paraları hastanın cebinden çıkıyor. Kısa süre önce kalbime 3 tane ilaçlı stent takıldı, cebimden 12 bin lira ödedim. Bu yeni değil ama yeni ve çok daha vahim uygulamalar geliyor. 1 Ocak'ta yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası ile sağlıkta cicim ayları bitti. 31 Ocak'a kadar, kayıt içinde olmayanlar aylık gelir tespiti yaptırmak zorunda. Buna üniversite öğrencisinin aldığı burs da dahil, aylık 295 liranın üzerinde geliri olanlar ayda 35 lira prim ödemezse sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaklar. Bedava dedikleri aile hekimine, ilaca, hepsine para ödemek zorundasınız.

BAKAN BU FİLMİ DE İZLESİN
Dr. Eriş Bilaloğlu (TTB Başkanı):
Bakan AKŞAM'a verdiği röportajda 'Sosyal devlet anlayışından uzak Amerikan modeli' eleştirilerine 'John Q' filmiyle yanıt vermişti. Amerikalı sigortasız babanın çocuğuna kalp nakli yaptıramamasını anlatan filmi ben de çok severim. Bakan diyor ki, 'Bizde bunların hiçbiri olmuyor'. John Q, Türkiye'de olacakları anlatıyor. Bugün Bakan stent taktırsa hangisini taktırır, kaç lira öder?Tavsiyem Michael Moore'un Amerikan sağlık sistemini anlattığı 'Sicko' filmini izlemesidir. Sağlık sisteminin nasıl piyasalaştığı çok iyi anlatılmaktadır.



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'