Sevim Gözay sevim.gozay@aksam.com.tr

kategori2

'Öteki' olmak ya da olmamak

İngiltere'deki 'pop star' yarışmasının mucizevi yıldızı Susan Boyle'un saçını boyadılar, taradılar, boynuna Burberry atkıyı doladılar ve en nihayet saygı duydular! Koleradan azgın bir salgın iÅŸte, sıradan kalabalığın zalimliÄŸi...
The Devil Wears Prada (Åžeytan Marka Giyer) filminde elle tutulur gözle görülür ÅŸekilde anlatılan 'modern vahÅŸilik' olgusunu sorgulamak gereÄŸini düÅŸündürüyor bana Susan Boyle'un başına gelenler. Gerçek zalimler, modanın adanmış askerleri mi, yoksa sıradan insanlar mı? 'İnsanların sizin hakkınızdaki ilk izlenimleri - İlk 5 dakika' tarzı kitapları hatırlayın...
Modayı, moda sektörünü, Sex And The City tarzı kadınların alışveriÅŸ çılgınlığını, moda köleliÄŸini aÅŸağılayan, moda deyince 'dayatma'dan dem vuran sözüm ona özgür ruhların, 47 yaşında ve güzel olmayı hiç denememiÅŸ bir kadını, bir ÅŸov programında finalist olmaya bile layık bulmayışlarının yanında 'moda', sevimli ve eÄŸlenceli bir oyundan öte bir ÅŸey deÄŸil halbuki...

İLK ÇIKMA TEKLİFİ İÇİN 47 YIL BEKLEDİ
Duymayan görmeyen kaldı mı bilmiyorum ama; küçük bir kilisede korist olan    47 yaşındaki bir İngiliz kadının 'pop star' yarışmasında finalist olarak jüri karşısına çıkmasıyla baÅŸladı öykü... Yaşı, saçı, kaşı, gıdısı ve kilosuyla, 'star' ölçülerine ihanet abidesi gibiydi Susan'ın sahnedeki duruÅŸu. Jüri alay etti, seyirciler kahkahayı bastı. Birbirini dürtüp gülüÅŸen sıradan insan yüzlerini taradı kamera uzun uzun... Sıra ÅŸarkıya gelince, meleklerin hediyesi denebilecek güzellikte bir ses yükseldi Susan Boyle'dan. Az önce neredeyse bir sirk yaratığını izliyor gibi görünen seyirci, bu defa gözyaÅŸları içinde alkışlıyordu...
Mucize olmuÅŸ ve o gülünç kadın bir anda herkesin hayran olduÄŸu birine dönüÅŸmüÅŸtü. Hemen sonraki günlerde haber oldu Susan; ilk çıkma teklifini almıştı...
47 yaşında bekar bir kadının, bir erkekten çıkma teklifi alabilmesi için milyonların önünde verdiÄŸi sınava bakar mısınız? Tamam, Susan o yarışmaya erkek arkadaÅŸ bulmak için deÄŸil, sesini dünyaya duyurmak için katıldı. Ama insan yaptığı bütün iÅŸleri eninde sonunda kendi mutluluÄŸu için yapmaz mı? Susan'ı mutlu edecek olan da kuÅŸkusuz, seyircilerin alkışlarından çok, onu o olduÄŸu için sevecek biri...

MODANIN ADANMIŞ ASKERLERİNİN MASUMİYETİ
BaÅŸta sözünü ettiÄŸim 'modern vahÅŸilik' olgusuna dönebiliriz artık. Despotlukla, ÅŸekilcilikle, ÅŸununla bununla suçlanan bir modacıya verin Susan'ı... Mırın kırın eder ama birkaç hamlede 'hoÅŸ' bir kadına dönüÅŸtürür onu. Nitekim Susan'ın son fotoÄŸrafı bunun ispatıdır.
Ancak 'moda'yı tü kaka eden, tüketim köleliÄŸine isyan bayrağı açmış, duyarlı sıradan kalabalığın ise 'Susan'lar için yaptığı tek ÅŸey, birbirlerine gösterip gülmek... Alay etmek.
Saçları ÅŸekilsiz, kaÅŸları biçimsiz, kilolu bir kadının; moda sayfalarında kendine yer bulma ÅŸansının, orta karar bir erkekten çıkma teklifi alma ÅŸansından çok daha yüksek olması çok acayip deÄŸil mi sizce de?
BaÅŸka bir örnekle; eski moda gözlükler takan, üstü başı dökülen bir sekreter kızın Vouge'da iÅŸe kabul edilme ÅŸansı azdır ama emin olun sıradan bir oto galerisinde sekreter olma ÅŸansı daha da azdır. İyi giyinmeyi bilen tombul bir kızın ÅŸansı da ondan fazla deÄŸil üstelik aynı iÅŸyerinde.
Bu sebepledir ki, toplumu oluÅŸturan 'sıradan insan'ın vahÅŸi ayrımcılığı yanında,  'moda'nın askerlerinin tutumu ancak ve ancak 'masumiyet' sözcüÄŸüyle açıklanabilir. İyi haftaslar...

Kuaförler saç mı okÅŸuyor?
'Muhafazakar Çapkınlar' kitabının yazarı Sevda Türküsev bu defa muhafazakar kadınların çapkınlıklarını anlatan bir kitap yazmış; 'Başındaki Örtüyü Kirletme'. İsimdeki ders veren tonu sevmememe raÄŸmen alayım dedim ÅŸu kitabı. Ancak koskoca Taksim'de, tek bir kitapevinde bile rastlayamayınca, ünlü yazar ajanı Sayım Çınar'dan rica ettim bulup gönderecek, saÄŸ olsun.
Neyse, hafta sonu Åžermin Terzi'ye verdiÄŸi röportajda demiÅŸ ki yazar; 'Kuaföre gidiyorum, dışarıda saçının telini göstermeyen kadın, kuaförle her türlü muhabbete giriyor. Saçlar okÅŸatılıyor...'
Haydaa... 'Saçlar okÅŸatılıyor' da ne demek yahu? Bu kadar kuaföre gittim bugüne kadar hiçbiri saçımı okÅŸamadı. Keser, tarar, toplar, kıvırır, açar, ne istersek yapar kuaförler. Fakat saç okÅŸamak ya da okÅŸatmak yoktur bu iÅŸlemler arasında.
Bu Sevda Türküsev hangi kuaföre gidiyor ki acep?

 

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3