• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
9 Aralık 2023 Cumartesi

Sükûnet dönemi

Türkiye etrafında kurulmuş tünekleri teker teker yok etti.

Önce ülkeye içeride patinaj çektirten terörle mücadelede çok çetin yollar aşıldı ve terör, devlet içi boyuttan devlet dışı boyuta taşındı. Devlet dışı boyutta da hala çok meşakkatli bir sürecin içerisindeyiz lakin bugün cümle âlem de biliyor ki Türkiye'nin elini kolunu terör ile bağlayıp esir etmek mümkün değil.

Ardından 'Mavi Vatan' kapsamında yine çok zorlu mücadeleler verdi.

Akdeniz'de kıta sahanlığı olarak gördüğü alanın koordinatlarını BM'ye iletti ve o gün bugündür bu alanda tek bir uluslararası şirketin arama, tarama ve sondaj faaliyeti yapmasına müsaade etmedi, etmiyor.

Bu kapsamda Doğu Akdeniz'deki haklarımızı kazan-kazan çerçevesinde tahkim eden Trablusgarp hükümetinin sırtlanlar koalisyonu tarafından ortadan kaldırılmasına müsaade etmedi.

En son, yönünü Güney Kafkasya'ya döndü ve 30 senedir işgal altında olan Türk topraklarını geri alacak askeri harekata ve kahraman Azerbaycan ordusuna destek verdi. ABD ve Fransa'da Ermeni diasporası üzerinden nemalanan siyasetin, bugün Erdoğan'a bu denli yoğun saldırılar yapmasının ana sebebi budur.

Tüm çabalara rağmen Rusya-Ukrayna savaşında kendisini ne Batı'nın ne Rusya'nın istediği bir alanda konumlandırdı ve hep birlikte göreceğiz ki Türkiye'nin uyguladığı bu siyaset 2024 yılında asıl kazanan olacak.

ŞİMDİ RESTORASYON ZAMANI

Türkiye bu kadar sert mücadelelerin ardından bir durup nefeslenmek istiyor.

Bu durum kalıcı bir huzur ortamına da kapı açarsa elbette ne ala lakin dünyanın pupa yelken bir çatışma haline gittiğini hep birlikte izliyoruz. Bu kapsamda hem Batı ile hem Körfez ülkeleri ile hem de Mısır gibi ilişkilerin sorunlu olduğu ülkeler ile sıcak ilişkiler geliştirecek bir diplomatik aktivizmin içine girdi.

Yukarıda temas ettiğim mücadeleler ve kazanımlar elde edilmeksizin restorasyon dönemine girmek elbette mümkün olmazdı zira sokaklarında terörün kol gezdiği, milli gelirin 3 bin dolar seviyelerinde kaldığı, hükümetlerin ömrünün aylarla ölçüldüğü bir ülke ile belli bir düzeyde ilişki kurulmaz, sadece talepler dikte edilirdi ve yıllarca edildi de.

ŞİMDİ SIRADA YUNANİSTAN VAR

Yunanistan ile Türkiye arasındaki beş temel mesele birkaç ziyaret ve uzatılmış barış eliyle düzelecek meseleler değildir. Bu meseleleri kabaca tasnif etmek gerekirse; karasuları, münhasır ekonomik bölgeler, adaların silahlandırılması, azınlıklar ve Kıbrıs sorunu olarak beş bölümde tasnif edilebilir.

Azınlıklar konusu, Yunanistan'ın en kolay adım atabileceği alan olsa da diğer dört alanda Yunanistan istese dahi tek başına karar veremez çünkü Yunanistan kararlarını tek başına alabilen bir ülke olmanın oldukça gerisinde kalmış bir ülkedir.

O zaman ziyaretin anlamı ne?

Türkiye bu restorasyon döneminde öncelikle Yunanistan'ın hem BAE hem de İsrail gibi ülkeler tarafından kullanılmasının önüne geçmek istiyor. Bunun dışında, Avrupa ve ABD tarafından Yunanistan'ın bir vekil devlet olarak önümüze sürülmesini istemiyor.

Ukrayna'da yaşananlar sanırım Yunan aklının dikkatini çekiyordur.

O yüzden sorunlara köklü çözümler getirilmese dahi sorunların buzlukta tutulması ve bu çalkantılı dönemi bu sükûnet içerisinde geçirmek her iki ülke açısından da anlamlı bir kazanç.

Görünen o ki Türkiye bu beş yıl içerisinde bir yandan ekonomisini düzlüğe çıkaracak politikaları tavizsiz uygulamaya devam edecek, yapısal reformları hayata geçirecek, diğer yandan da cari açığını azaltacak stratejik hedeflerini elde edecek hamlelerini tavizsiz sahaya sürecek.

Sükunet bu açıdan son derece kıymetli.

<p>Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde, refüjdeki aydınlatma direklerine çarparak devrilen kamyondaki sür

Manisa'da kamyon devrildi: 1 ölü 1 yaralı

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi