• $32,3966
  • €34,5586
  • 2447.62
  • 9749.51
27 Mart 2024 Çarşamba

Afrika üzerinden kara yalanlar

Döndüler dolaştılar şimdi de Afrikalı öğrencilere el attılar. Günlerdir Türkiye'de eğitim gören Afrikalı öğrencilerin nasıl etrafa hastalık saçtıklarına dair yalan yanlış birçok şeyi paylaşıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yaptığım Afrikalı öğrencilere dair değerlendirmem çok fazla ilgi görünce söz uçar yazı kalır düsturu ile aynı konuyu bu köşeye de taşıma kararı aldım.

Hangi iftiralar kullanılıyor?

Sosyal medya üzerinde organize edilmiş bir grup, başta Karabük olmak üzere Türkiye'de eğitim gören 4500 civarındaki Afrikalı öğrencilerden cinsel temas ile bulaşan hastalıklar konusunu itiraf diye niteledikleri platformlarda paylaşmaya başladı.

Bu öğrencilerden HIV ve HPV virüsü kaptıklarını iddia eden bu isimsiz hesaplar, diğer başka bir grup isimsiz hesap üzerinden de başka yalanlarla desteklendi. Buna göre Türkiye'de milyonlarca siyahi Afrikalı bulunduğu yalanı ayrıca işlenmeye başladı.

Konuya dair Sağlık Bakanlığı'ndan bir yetkili ile yaptığım görüşmede bu türden hastalıkların seyrinde bir değişim olmadığını öğrendim. Akabinde Karabük İl Sağlık Müdürlüğü de benzer bir açıklamayı kamuoyu ile paylaştı.

Peki o zaman bu işin arkasında ne var?

Türkiye son yıllarda etki alanı olan bölgelerden oldukça iddialı miktarda öğrenciyi ülkesinde eğitim süreçlerine dahil etmeye başladı. Özellikle Afrika siyaseti ile de mütenasip olarak bu sisteme Afrikalı öğrencileri de dahil etti.

Halihazırda 325 bin üniversite öğrencisi eğitimlerini Türkiye'de alıyorlar ve bu rakamın büyük bir kısmı Türkistan coğrafyasından. Sonra bu rakamı Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika takip ediyor.

Tabloya bu çerçeveden baktığımızda koca Afrika kıtasından gelen öğrenci miktarının sadece 4500 civarında kalması aslında bir eleştiri konusu olmalı zira tüm dünyanın gözünü Afrika'ya diktiği bir ortamda bizim bu rakamları çok daha yukarıya çekmemiz gerekir.

Yumuşak gücünüz

olmadan asla

Afrika bölgesindeki etki alanı her geçen gün azalan başta Fransa olmak üzere Batı kuşkusuz Türkiye'nin bu bölgelerdeki etkinliğinden rahatsız.

Konu sadece öğrenci sayısı ile alakalı değil elbette.

Türkiye; TİKA, Yunus Emre Enstitüleri, Maarif Vakfı, hükümete bağlı olmayan sivil kuruluşlar gibi birçok farklı mekanizma ile Afrika'da son derece başarılı işlere imza atıyor ve tüm bu başarılı işler birilerinin gözünden kaçmıyor.

İşte tam bu noktada beşinci kol faaliyetleri sosyal medya üzerinden organize olmuş hesaplar tarafından icra ediliyor.

İşin bir de ekonomik boyutu var o yüzden konu sadece Türkiye'nin etki alanı ile de izah edilecek bir durum değil. Halihazırda Türkiye'de eğitim gören 325 bin öğrenci üzerinden yılda 2,5 milyar dolar civarında bir gelir elde ediliyor.

Önümüzdeki yıllarda 1 milyon öğrenci hedefi olan Türkiye'nin yıllık gelir beklentisi de 10 milyar doların üzerinde.

Dünyada durum ne?

Örneğin Kanada'da eğitim gören yabancı öğrenci sayısı, kendi vatandaşı olan öğrencilerinin yüzde 45'i, Fransa'da yüzde 24'ü, İngiltere'de yüzde 20'si, Almanya'da yüzde 17'si, Türkiye'de ise hâlâ yüzde 4'ü.

Bu rakamlardan da anlıyoruz ki bir taraftan üniversitelerimizin kalitesini daha da yukarılara çekmeye diğer taraftan da yabancı öğrenci sayılarını artırmaya ihtiyacımız var.

Biz hangi alanda baş gösteren bir başarı yakalasak hemen devreye giren bu türden operasyonlar ile karşı karşıya bırakılıyoruz.

Bu savunma sanayiinde de böyle, Türkiye'nin teknoloji hamlelerinde de böyle, uzay çalışmalarında da böyle.

<p> İsrail, yıllardır abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını 191 gündür sürdür

Katil İsrail Gazze'ye saldırmaya devam ediyor

Yüzey yarıkları çoğalıyor! Uzmanlardan obruk uyarısı

Piknikçiler Dicle Nehri kıyısını çöplüğe çevirdi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Nisan 2024)