• $7,2831
  • €8,7874
  • 405.833
  • 1527.45
20 Haziran 2012 Çarşamba

İnternet tarihini Fehmi Koru da eksik yazmış

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Fehmi Koru Star Gazetesi'nde Türkiye'nin İnternet yayıncılığı tarihine ışık tutucu bir yazı yazdı geçenlerde. Özetle Hürriyet'in İnternet aleminin ilk kralı biziz cakasını bozan, 'İnternet'te ilk yayınlanan Türk gazetesi Zaman'dı ve buna da ben vesile ..', diyen bir yazıydı. Doğrudur. Daha önce de yazılarımda çeşitli vesilelerle bu gerçeğe dikkat çekmeye, tarihe not düşmeye çalışmıştım. Hatta Hürriyet'te yazdığım dönemlerde bile. Türk gazeteleri arasıda İnternet versiyonunu açan ve basılı gazetenin içeriğini İnternet'e taşıyan ilk gazete Zaman'dır. Ve bu öncü atılımın fikir babası, lideri Fehmi Koru'dur.
Ancak bir yiğidin hakkını verirken bir başka yiğidin hakkını da yememek gerekir. Basılı içeriğini İnternet'e taşıyan ilk gazete Zaman'dır ama bu gerçeğe bir, iki tarih notu daha düşmek gerekir.
Şöyle ki... Zaman gazetesinin ilk İnternet versiyonları gazetenin tüm içeriğini İnternet'e geçirmiyordu. Seçme haber ve yazılar İnternet versiyonunda yer alıyordu. Gerçi bir gazetenin tüm içeriğinin İnternet'te olup olmaması ne kadar önemlidir tartışılır. Hatta günümüzde bu soru tersinden 'bir gazetenin İnternet sitesindeki tüm içerik basılı versiyonunda da olabilir mi?' diye bile sorulabilir ama maksat tarihe not düşmekse hakkını vermek gerekir: Basılı tüm içeriğini İnternet sitesinde de yayınlayan ilk Türk gazetesi yine Hürriyet değil, Milliyet'tir.
Hürriyet, İnternet'in okur nezdindeki önemini kavrayan ilk gazetedir. Toplum Yaşam Servisi Müdürlüğü yaptığım yıllarda İnternet'le ilgili yazılarımın yazı işlerinde alay konusu olması üzerine istifa ettiğim Yeni Yüzyıl'ın ardından İnternet konulu haber ve yazıları işleyen haftalık bir sayfa yapmama olanak tanıyan gazetedir. Ancak bu sayfanın yaptığı tüm sükseye ve tüm telkinlerime rağmen Hürriyet'i İnternet'e taşımakta, Milliyet'in gerisinde kalmıştır.
Öte yandan basılı içeriğini İnternet'e taşıyan ilk Türk basılı yayını da Zaman değil Aktüel Dergisi'dir. Bu öncü girişimin mimarları da Şahin Artan ve Ahmet Örs'tür.
Fehmi Koru Star Gazetesi'ndeki yazısında, İnternet'in Türkiye'de ilk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda Yalçın Pekşen'in köşesinde yayınlanan İnternet düşmanı yazılara da değinmiş. Zaman Gazetesi'nin İnternet'te yayınlanmaya başladığı günlerde, Hürriyet'in Yalçın Pekşen'in 'İnternet kof çıktı' temalı yazılarıyla önünü görmekten aciz olduğunu ima etmeye çalışmış.
Ancak kendisinin de çok iyi bildiği bir konuya bilerek değinmemiş. Yalçın Pekşen'in İnternet düşmanı yazılarının nedeni Hürriyet'te yayınlanmaya başlayan, İnternet'in geleceğin dünyasındaki önemine dikkat çeken sayfamın ve yazılarımın yayınlandığı günlerdi. Zaten o yazıları kendisi de yazmıyordu. Gölge yazar olarak kullandığı bir gazetecinin kıskançlık hezeyanlarından ibaretti. Hürriyet başta Tezcan Yaramancı, Ertuğrul Özkök ve Cafer Yarkent'in vizyonerlikleriyle, İnternet temalı haftalık bir sayfanın yayınlanmasına yeşil ışık yakarak sadece Türkiye medyası için değil Dünya medyası için de zamanının çok önünde bir adım atmıştı. Bu adım, büyük olasılıkla Fehmi Koru'nun Zaman'ın İnternet sitesiyle ilgili vizyonunun gerçekleşmesine de zemin hazırlamıştı.
Son olarak Türkiye'nin İnternet tarihiyle ilgili nispeten daha yeni bir olaya da değinmeden edemeyeceğim. 2005'te Doğan Online için kullanıcı içeriği ve profesyonel içeriği hibrit olarak kullanmayı hedefleyen onpunto.com girişimini başlatmıştım (Huffington Post'un tamamen aynı vizyona dayalı bir girişimi aynı tarihlerde başlatmış olduğunu sonradan öğrendik). Hürriyet bir süre sonra doğru bir kararla onpunto.com'u Doğan Online'dan satın aldı. Aldı ama hurriyet.com.tr'nin yönetimi sitenin vizyonunu kavrayamadı. Ve bir sabah aniden onpunto.com'un kapatıldığını öğrendik. Hem de hangi gün biliyor musunuz? Onpunto.com blogcularından birinin, onpunto.com'da yazdığı yazısının Hürriyet'in manşetinde yayınlandığı gün. Büyük bir olasılıkla dünyada ilk kez bir gazetenin, İnternet'teki kullanıcı içeriğine dayalı bir sitesine yazılan bir blog yazısı basılı gazetenin manşetinde yayınlanıyordu. Ve o sitenin ipi, o gün çekiliyordu.
O yazının yazarına ne oldu peki, merak eder misiniz? Söyleyeyim. O yazının yazarı Siminya bugün artık bir kitap yazarı. İnkilap Kitabevi'nden çıkan 'Kız Kısmı' isimli kitabını mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu