• $8,5744
  • €10,1585
  • 496.422
  • 1360.75
25 Haziran 2015 Perşembe

Türk’ün adı yok

Şu anda Doğu Türkistan’da sahur vakti... Uygur Türkü ailelerin evinde ışıklar yakılmıyor. Öğrencilere Ramazan günü oruçlu halde devlet zoruyla yemek yediriliyor, camiye girişler yasaklanıyor, sakal bırakan Türkler işkence görüyor. Türk bayraklı tişört giyenler ise zindanlara atılıyor... Yalnız Doğu Türkistan değil, peki ya Suriye’deki ve Irak’taki Türkmenler, Kırım’da Tatar Türkleri, Karabağ’da Azerbaycan Türkleri şu anda ne haldeler? Dün Bosna ve Çeçenistan ne haldeydi?

Din ve kimlik

Din, birçok kültürel kurumdan daha fazla kimlik inşa eden bir yapıdır. Toplumsal kurumlar içinde dinin bu özelliği kurumlardan biri olmasıyla ilgili değildir; bütün kurumların yeniden üretildiği bir anlam dünyasına sahip olmasıyla ilgilidir. Bilhassa sömürge durumuna düşmüş, bağımsızlığını kaybetmiş milletler veya ülkeler için dinin bu fonksiyonu daha fazla ön plana çıkmakta, din aynı zamanda milli kimlik denilen yapının bütün özelliklerini üretip, kültürleştirdiği görülmektedir.
Başta Batı sömürgeciliği olmak üzere, bütün sömürgeci güçler gibi Komünist Parti tarafından yönetilen Çin de bunu çok iyi bilmekte, bu nedenle Doğu Türkistan’da İslam inancını baskı altına alarak sadece din özgürlüğünü hiçe saymak gibi bir insan hakkını yok etmiş olmakla kalmıyor, aynı zamanda bir halkın kimliğini yok ederek, asimilasyona tabi tutmaktadır. “Çin Komünist Partisi, komünizmi sadece Türklere karşı asimilasyon politikası olarak hatırlıyor zaten piyasa ekonomisinin en sömürücü halleri Çin’de görülebiliyor.”
Sadece Doğu Türkistan Türkleri için değil, Suriye’de yaşayan Türkmenler için de adeta şimdiden bu Ramazan’da yaşanan olaylar bir kâbus halini almıştır. Suriye’de Türkmen olmak, BAAS rejiminin gözünde düşman olmakla eşanlamlıdır. Bilhassa bu rejimin kanatları altında mevzilenen PYD’nin IŞİD’le birlikte büyümesi, tesadüf değildir. IŞİD adeta PYD’nin desteklenmesi için Batı’nın devreye girmesinin gerekçesi halindedir. Suriye’de Batı sisteminin desteğiyle bütün Türkmenler, Araplar hatta PKK-PYD çizgisinin dışındaki Kürtler yok edilmektedir. Bu yapılırken insanlara, ya zorunlu göç ya da ölümün dışında bir seçenek bırakılmamaktadır. Bu cinayetin sebebi Batı’nın Türkiye’nin doğal müttefiklerini ortadan kaldırma siyasetidir. Batının, Türkiye’nin etki alanını yaygınlaştıran her şeye karşı tavır almasının nedenin, bu coğrafyadaki yüz yıllık bağımlılık ilişkilerinin devamını tehlikeye sokan ‘Türkiye modelinin’ başarısızlığa uğratılması olduğunu asla unutmamak gerekir.

Suçlu olmak

1915 ten bahsetmiyoruz, 21. yüzyılın başında Karabağ denilen bir bölgeyi Ermenistan işgal altında tutuyorsa ve bütün herkes bunu olması gereken bir olaymış gibi görüp sesini çıkarmayıp, susuyorsa; uluslararası düzen dünyanın her tarafında, mesela Kırım’da, Irak’ta, Suriye’de bütün hakları elinden alınmış halde yaşamaya çalışan Türk halklarının yaşama hakkının, elinden alınmasına dönük saldırılara karşı da duyarsız kalıyorsa, bunda bir tuhaflık yok mudur?
Türkiye güçlü değilse, bütün yeryüzünde Türklerin akraba toplulukların, din ve kültür bağlarıyla yüzleri Türkiye’ye dönük yaşayan bütün mazlum halkların başı belada demektir. Bugün Doğu Türkistan’da sahura kalkmak suç olur, yarın çocuklarına Çince isim vermemek. Bugün Kırım’da, Kazan’da camiye gitmek suç olur, yarın dilini değiştirmemek. Tabii dünyada Türklerin mevcut en büyük ve en güçlü ülkesi olan Türkiye’nin aynı akıbete uğramasını isteyenler de hiç vazgeçmediler. Ne içeride, ne dışarıda...
Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyenler, Türkiye’nin gelişmesinden rahatsız olanlar, Batı medyasında bu ülkeye karşı savaş açanlar, ne yaptıklarını bilerek böyle davranmaktadırlar. Bunun içindir ki onlar yani Batı, Suriye ile de ittifak yapabilmekte, İran’la da; ne Rusya ile bu konularda sorun yaşamaktadırlar, ne de Çin’le...

<p>Bylock'un lisans sahibi David Keynes'in haziran ayında geldiği İstanbul'da tutuklandığı ortaya çı

Bylock'un sahibi teslim oldu

Düzce'de asırlık ağaç caddeye devrildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 4 ayrı noktada orman yangını meydana geldi

Elazığlı girişimci atıl durumdaki otobüs ve minibüsleri karavana dönüştürüyor