• $9,2649
  • €10,8059
  • 531.471
  • 1432.75
6 Ağustos 2014 Çarşamba

Türkiye ne yapıyor?

Son zamanlarda Başbakan Erdoğan’ı “devlete teslim oldu” diye suçlamaya çalışanların, hızlarını alamayıp “o artık milliyetçi oldu” gibi ifadeler kullanmalarına da şaşmamak gerekir. Bir defa bu cahillere, devlete teslim olmakla yani devletçilikle, milliyetçiliğin aynı şeyler olmadığını anlatmak hiç de kolay görünmüyor. Çünkü onlar için, bütün kavramlar birbirinin yerine kullanılabilir, basmakalıp içeriksiz kelimelerden ibarettir.

Başbakan’ın bu tür sözlere muhatap olmasının sebebi, onun “millet kavramını” sık kullanmasıyla ilgili olabileceği gibi, onu etnik kimliklerin üzerinde, tarihsel kapsayıcılığıyla gerçek anlamına uygun olarak kullanmasından duyulan rahatsızlık ta olabilir. Türk milleti kavramının, Türkmen, Kürt, Zaza, Tatar, Boşnak, Çerkez vb. etnik topluluk veya halkların üstünde bir yapıya işaret ettiğini de bunlara anlatmak zaten neredeyse imkansızdır. Ayrıca Türkiye’nin başta Suriye olmak üzere, Türkmen varlığını merkeze alan bir dış politikayı gözetmesinin verdiği rahatsızlığın rolünden de bahsedilebilir.

Milli mesele

Bilindiği gibi Batı kamuoyu, Özgür Suriye Ordusu’nun Türkiye’nin desteğinde Türkmenlerin inisiyatifinde olduğu kuşkusu veya hesabıyla, bölgede Türkiye’nin gücünün artmasındansa, elleri kendi halkının kanına bulanmış, katliam yapan Suriye’deki Baas Rejimi’nin veya IŞİD gibi terör odaklarının varlığını tercih etmiş bulunmaktadır.
Ayrıca Türkiye’nin Türkmenlere dönük her türlü yardımını engellemek için uluslar arası bir kamuoyu baskısı yaratmak üzere “içeride ve dışarıda işbirliği yapan çevreler” bir kampanya yürütüp “Türkiye Suriye’deki muhalefeti silahlandırıyor” diyerek Türkiye’nin hareket alanını daraltacak bir çalışma yürütmüşlerdir. Dahası Türk İstihbarat Teşkilatı’nın Türkmenlere dönük yardım faaliyetine ‘paralel yapı’nın organizasyonu sayesinde, nasıl operasyon yapılıp engel olunduğunu artık duymayan kalmamıştır.
İşin ilginç yanı bu operasyonla ilgili dokümantasyonu, çeşitli görüntüleri ana muhalefet partisinin seslendirip ve “TIR’larda ele geçen malzemeler” diye ortaya dökerek ‘siyaset yapma’ya kalkmasıdır. Türkiye’ye karşı yürütülen, uluslar arası kampanya ortadayken, içeriden “paralel yapı” ve siyasi partilerden, bu yönde engelleyici çalışmaların gelmesi, meselenin mahiyetini ortaya koymaya yeter mi bilinmez.

Emperyal miras

Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaptığı konuşmalarda en son İstanbul mitinginde bu meseleleri, tekrar altını çizerek açıkça halkla paylaşması ve halkın ortaya koyduğu duyarlılık, milli meseleler konusunda bir bilincin varlığının göstergesi olarak değerlendirilebilir.
Başbakan Erdoğan’ın kendi ifadeleri ‘Dünyanın hangi köşesinde unutulmuş bir Türk varsa, elimizi oralara uzattık’ mahiyetindedir. İşin enteresan tarafı Erdoğan’ı “Gazze’yle ilgileniyorsun ama Türkmenleri görmezden geliyorsun” şeklinde eleştirenler, ne paralel yapının MİT’in Türkmen yardımını engelleme operasyonuna karşı tek kelime sarf etmiştir ne de “TIR’ da ne malzeme varmış” diye Türkiye’nin Türkmenlere yaptığı yardımdan rahatsızlık duyanlara karşı bir şey söyleyebilmiştir.
Efendiler, neden anlamıyorsunuz? Burası büyük Türk İmparatorluğu’nun bakiyesi olan bir ülkedir, Türkiye’dir. Bugün bu ülke, bu coğrafyada sadece Türkmenlere, sadece Kürtlere değil, Gazze’den Türkistan’a, Myanmar’dan Somali’ye kadar elini uzatabildiği her yere karşı sorumluluğu olan bir ülkedir. Mesele bunların dün yapılamaması bugün yapılması ise, buna sadece sevinmek lazımdır. Çünkü Türkiye dün yapamadıklarını şimdi yapacak güçtedir.

<p>Trump için Rahip Brunson neyse Biden  için Osman Kavala o mu? 10 ülkenin büyükelçisinin yayınladı

ABD'nin Kavala ısrarı neden?

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor

Türk kahvesi hangi hastalıklara iyi gelir?