• $8,5492
  • €10,0853
  • 495.469
  • 1351.59
9 Aralık 2019 Pazartesi

Türkiye ne yapıyor?

Neredeyse yüz yıldır dünya gündeminde fazla bir yer bulamayan Türkiye’nin son zamanlarda neredeyse her uluslararası platformda, toplantıda ya da zeminde adeta başrol oyuncusu olması tesadüf sayılabilir mi? Eminim, ‘çoğunuz oyuna değil, oyuncuya bakmak lazımdır’ diyeceksiniz. Doğrudur son on beş yirmi yılda çok şey değişmiştir fakat esas gözden kaçırılmaması gereken uluslararası siyasette Türkiye’nin konumunun değişmesi daha önemlisi siyasal temsilinin ve liderliğinin değişmiş olmasıdır.

Burada Türkiye’nin Batı çizgisinde izlediği siyasetten, bağımsız kendi çizgisinde bir siyasete geçişte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin nasıl bir değişim etkisi yaptığını ayrıca belirtmek gerekmektedir. Bunun birinci sebebi şüphesiz Erdoğan’ın liderlik özellikleridir diğeri ise bu süreçte demokratikleşmeden, ekonomiye ülkenin yaşadığı değişimle ilgili gelişmelerdir.

BATI’NIN DEĞİŞMEYENİ

Gündelik polemikler içinde fazla üzerinde durulmayan, konuşulup tartışılmayan meseleler arasında doğrudan doğruya Batı siteminin içinde yaşanan ABD ve Avrupa’nın kendi aralarında ortaya çıkan gerilim ve politik ayrışmaların meydana getirdiği yeni durum ve ABD’nin küresel sürecin liderliği konusunda sürdürdüğü, neo-liberal politikaların meydana getirdiği krizleri aşmada yaşadığı sorunlardır. ABD Trump’ın başkanlığı sürecinde bu siyaseti terk edip yeni arayışlara girmiş bulunsa da ABD’nin, militer/endüstriyel elitlerinin takip ettiği neo-con çizgiden çıkmasında karşılaştığı direnç Trump’ın ‘impeachment’ gibi olaylara kadar uzanmaktadır.

Batı sistemi kendi içinde sürmekte olan, analizime göre belli bir süre önlenemez bir biçimde derinleşecek olan krizin kaynakları öncelikli olarak Batı’nın kültürel temellerinden, toplumsal yapının kurumsal özelliklerinden yükselerek ekonomi/politiğine yönelmiştir.

Batı, bütün bunları yaşarken Ortadoğu’da takip ettiği siyaseti asla değiştirmemiştir; bu siyasetin merkezinde ise Türkiye’nin ses çıkarmadan onaylayacağı hatta Batı’nın yanında olacağı varsayımına dayanan, siyasal haritayı değiştirmek vardır.

TARİH DEĞİŞİR

Irak, Afganistan, Libya, Suriye, Yemen, Mısır, Cezayir gibi ülkelerin bölünmesi ya da yeniden dizayn edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye ilk aşamada hedefte görünmemektedir fakat PKK/PYD terör örgütlenmesi üzerinden sürekli tehdit edilerek, gerektiği anda bölünme projesinin devreye sokulması alternatifi elde tutulmaktadır. Yani PKK/PYD başından beri Türkiye’yi önce tehdit etmek için, sonra sıra kendisine geldiği zaman da parçalamak üzere Batı vesayetindeki bir terör yapılanmasıdır.

İşte Türkiye önce ‘one minute’le sonra, Suriye, Irak, İran ve diğer ülkelere yönelik Batı saldırısına karşı tavır alıp sıranın kendisine gelmesini beklemediği için FETÖ, PKK/PYD terör saldırıları erkene alınmıştır. Bunda Batı yanlısı politikanın terk edilip, bağımsızlıkçı siyasete yönelmenin rolü açıktır. Bugün bu siyaset NATO’da sürdürüldüğü gibi, şimdi de Akdeniz’de Libya ile imzalanan anlaşmayla devam ettirilmektedir. Bir ülke, bir lider, bir siyaset anlayışı; bölgenin, tarihin akışı böyle değişmektedir; onun için gündemdedir.

<p>Başkan Erdoğan Ayasofya Camii'nin ibadete açılışını sosyal medya hesabından video ile kutladı. Er

Başkan Erdoğan'dan 'Ayasofya'nın Dirilişi' paylaşımı

2020 Tokyo Olimpiyatları görkemli törenle açıldı

Bayraktar TB3, TCG Anadolu'da birlikte görev yapacak

Metabolizmayı hızlandıran besinler nelerdir?