• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
21 Ağustos 2017 Pazartesi

Teröre akademik cevap

Öncülüğünü gençlerin yaptığı akademisyen ve aydınlar ‘Teröre dur de’ çağrısı yapan, teröre karşı çalışma hakkını, siyaset yapma özgürlüğünü, yaşama hakkını savunan cesur bir bildiri yayımlandı. Genç aydın ve akademisyenlerin yanı sıra, bilinen birçok aydın ve akademisyenin de imza koyduğu bildiri gerçek anlamıyla teröre karşı ‘kardeşlik ve barış’ çağrısı niteliği taşımaktadır.

Barış ve kardeşlik deyince, daha önce barıştan bahsederek PKK katliamlarını savunan, terör örgütünün ‘Devrimci halk savaşı başlatıyoruz’ diyerek, çözüm sürecine karşı uygulamaya koyduğunu ilan ettiği, iç savaş stratejisi etrafındaki katliam programlarına destek veren, bazı akademisyenlerin hazırladığı ‘sahte barış çağrısını’ hatırlayanlar olabilir. “Maalesef bu ülkede, doğrudan doğruya Batı sisteminin Ortadoğu haritasını yeniden çizmek için harekete geçtiği bir dönemde, önce Irak, şimdi Suriye sonra Türkiye ve İran başta olmak üzere bütün ülkeleri bölüp parçalamayı amaçlayan, ABD’nin saklamadan, açıkça PKK/PYD yapılanmasına yüzlerce TIR dolusu silah verdiği bir süreçte, PKK’nın bu emperyalist savaşın koçbaşı olarak Türkiye’ye saldırılarında ona destek vererek, onun katliamlarını gölgelemek, karartma uygulamak gibi bir misyonla hareket ederek bildiri yazanlar da, akademisyen ya da aydın diye anılmışlardır.”

Aydın tavrı budur

PKK/PYD, DEAŞ yetmeyince FETÖ ihanet örgütüyle doğrudan darbe yaparak Türkiye’nin bağımsızlığını hedef alan bu saldırılar karşısında Türkiye’nin terörle mücadelesinin bir insan hakları mücadelesi olduğunu, insanların çalışma, siyaset yapma, düşünme ve her şeyden önce yaşama hakkını koruma mücadelesi olduğunu görmek gerekir. Bu bakımdan ‘Teröre dur de’ bildirisi bir anlamda Türkiye’nin bağımsızlığına sahip çıkan ‘vicdanı hür akademisyenlerin ve aydınların’ sesidir.

Terör örgütüne, onun medyatik uzantılarına ses çıkarma cesaretini göstermek bir tarafa, onun yanında yer alarak, Türkiye düşmanlarıyla aynı safta duran, batılı istihbarat servislerinin operasyonlarının destekçisi konumuna düşen zavallılarda bu ses bir yankı yapar mı? Sanmam fakat “önemli olan bu ülkenin insanlarına, başta bölgede yaşayan Kürtler, Türkmenler, Zazalar, olmak üzere herkese yalnız değilsiniz diyen, barışı savunan vatansever, namuslu, birlikte yaşamayı ve barışı isteyen aydınların ve akademisyenlerin olduğunu hissettirmektir.” Dahası onların acısını paylaşmak, bunca saldırılara rağmen kızlarını, çocuklarını dağa kaldırıp, aileleri perişan eden, köylerini, kasabalarını baskı altına alıp terörize eden alçaklara rağmen, Diyarbakır meydanında örgütten evlatlarını isteyen cesur annelerin yanında olmak, ‘sizin hukukunuzu savunanlar var’ demek anlamlıdır.

Emek düşmanı PKK

Akademisyenler bildirisinde öne çıkan bir husus da çalışma hakkının kutsallığı ve terör örgütünün saldırılarını çalışanlara, işçilere ve emekçilere yöneltmesiyle ilgilidir. Bu sebepsiz değildir. Örgütün cinayetlerine karşı son iki yıldır sürdürülen ve her geçen gün yoğunlaşan etkin mücadele PKK/PYD yapılanmasını önceleri bombalı tuzaklara yöneltmişti bunlar da etkisiz hale getirilip çaresiz kalınınca eylemler bu defa, doğrudan karayollarında, inşaatlarda veya başka işlerde çalışan işçileri, okullardaki öğretmenleri, hastanelerdeki doktor ve hemşireleri hedef almıştır.

“Terör örgütünün insanların ekmek parası için ortaya koyduğu alın terini, emeği hedef seçmesinin bir diğer sebebi bölgeye giden hizmetlerin durdurulması, engellenmesi arzusudur. Bu alçak saldırılara rağmen bu ülkenin her köşesine hizmet götüren işçileri, öğretmenleri, emekçileri, doktorları ve hemşireleri bugüne kadar korkmamış yılmamış ve geri adım atmamışlarsa, onların emeğine, onların cesaretine sahip çıkan, çalışma hakkının kutsallığına saldıran canilere dur diyen, onları unutmayan akademisyenlere aydınlara elbette saygı duyulacaktır.” Yazıklar olsun PKK’nın emekçi katliamlarını duymayan, gündemlerine almayan uluslararası emek örgütlerine, sendikalara, AB’nin sosyal komisyonlarına. Ve sessiz kalanlara…

<p>Akşam Gazetesi Yazarı Kurtuluş Tayiz, 'Markar'ı çok erken kaybettik. Markar hayat, yaşam doluydu.

'Anıları ve geride bıraktıkları bize ışık tutacak nitelikte'

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi