• $13,4584
  • €15,3333
  • 770.654
  • 1857.4
1 Haziran 2015 Pazartesi

Statükoyu kurtarma operasyonu

Bugün Türkiye'de yapılan şey tam olarak statükoyu kurtarma operasyonu olarak tanımlanabilir. Bir tarafta ceberut devlet yapısının bütün karanlık unsurları, bu yapının siyasi kadrosunun partisi, başta Kürt sorunu denilen olayı hazırlayan şartlar olmak üzere, dindarlara karşı sistematik baskı uygulamış tek parti geleneğinin siyaset anlayışı yani Şeyh Said, Seyit Rıza, Bedi-ü Zaman, İskilipli Atıf Hoca vb. din adamlarına yöneltilen devlet şiddetinin siyasal sahipleri yer alırken, bunların yanına Paralel Yapı nasıl yerleşmiştir, HDP bunlarla aynı safta ne yapmaktadır?

Daha düne kadar neredeyse her gün "F Tipi olaylar" anlatan Cumhuriyet gazetesi, bu yapının milli istihbaratın Suriye Türkmenlerine dönük operasyonunu ABD ve Batılı istihbarat servisleri için deşifre girişimine, karşı istihbarat faaliyetine sayfalarını neden açmıştır? Cumhuriyetçiler, ellerinde yüzlerinde binlerce insanın kanı henüz kurumamış Kandil'in, silahların gölgesinde siyaset yapanlar, paralel yapının adamları, kendilerine ulusalcı diyenler, büyük sermayenin adamları ve bizatihi kendileri, yine kendilerini sosyalist diye tanımlayanlar nasıl bir araya geldiniz, sizi New York Times çizgisinde buluşturan nedir, kimdir? Bütün bu soruların cevabı "statükoyu kurtarma operasyonuna" çıkmaktadır.

Statüko nasıl kurtulur?

Statükoyu oluşturan katmanlar, kurumlar ve ideolojik yapı bilinmeden meselenin anlaşılması bir tarafa bazı kafa karışıklıklarından, zihin bulanıklığından kurtulmakta kolay değildir.
Türkiye'nin statükosunu oluşturan belli başlı üç katmandan bahsedebiliriz: Birincisi ideolojik katman. Bu ideolojinin kapsamı 19 yüzyıl Batılılaşma anlayışı tarafından belirlenmiştir. Temel özelliği pozitivist bir ilerlemecilik inancına dayanır. Esas itibarıyla pozitivizm maddeci olduğu için, daha sonra gelen sosyalizan düşüncelerin de aynı hassasiyetleri paylaşmasında bir beis yoktur.
İkincisi zümresel katmandır, bu ülkenin tarihinde yaklaşık iki yüzyıllık bürokratik tahakküm geleneği vardır. Bu tahakkümün sürmesi için en büyük destek Batı’dan gelmiştir. İmparatorluğun Tanzimatçı paşalarıyla, Cumhuriyetin 27 Mayısçı paşalarının toplumsal müttefikleri değişse de karakterleri aynıdır, tahakkümün zulmü değişmemiştir. Tanzimatçı paşalar Padişah katletmiş, 27 Mayısçı paşalar Başbakan asmışlardır.
Üçüncü katman devletin kurumsal yapısıdır. Bu yapı halkı iktidara uzanamayacak bir biçimde, demokrasiyi işletmeyecek bir türde örgütlenmiştir. Başta Anayasal Kurumlar adıyla oluşturulan organizasyonel yapı olmak üzere, irili ufaklı bütün devlet 'demos'u etkisiz kılmak için şekillendirilmiştir.

Dış vesayet

Unutmayalım ki kısaca çerçevesini çizdiğimiz bu statükonun temel dayanağı Batı'yla kurulan bağımlılık ilişkisine, yani dışarının belirlediği statükoya dayanmaktadır. Bu statükoyu belirleyen anlaşmalar, sözleşmeler Tanzimat'tan Lozan'a; NATO'dan Gümrük Birliği anlaşmasına kadar uzanır.
AK Parti, sadece içerdeki statükoyu değiştirme girişimiyle kalsaydı, Türkiye'ye karşı bu büyük koalisyon kurulmayabilirdi; ancak 'one minute' olayıyla birlikte Batı sisteminin en hassas olduğu noktaya kadar uzanan, dış statükoyu değiştirme girişiminin bardağın taşmasına yol açtığı açıktır. Bu sebepledir ki Türkiye Suriye’de yalnız bırakılmış, daha önce NATO ve CIA karargâhlarıyla ortak çalışırken sorun yaşamayan MİT'e dış statükonun vesayetinden çıktığı için operasyon yapılmış, o vesayetin sözcüsü olan gazete 'olayı dünyaya duyurduk mutluyuz' türünden gazetecilik başarısından bahsetmiştir. NATO veya CIA istasyon şefliğinde devşirilmiş statükonun istihbaratçılarıyla, milli istihbarat arasında fark budur. Kimi, kiminle kim yan yana getiriyor dersiniz?

<p class='MsoNormal'>Peki, Başkan Erdoğan grup konuşmasında hangi mesajları  verdi? Asgari ücretin n

Başkan Erdoğan açıkladı: Asgari ücrette tarihi zam

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı