• $ 8,3465
  • € 9,6728
  • 504.287
  • 1112.37
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Milliyetçiler günü

Dün, yakın dönem Türkiye tarihinde yaşanan bir olayın yıl dönümüydü. Bir süre Türkiye’de ‘Türkçüler Günü’ olarak kutlanan bu olayın adını MHP Genel Başkanı Dr. Bahçeli günümüzdeki etnik algıları/çağrışımları kırmak için, daha doğru bir tanımlamayla ‘Milliyetçiler Bayramı’ şeklinde adlandırmıştır. Yirmi yılı aşkın bir süredir her 3 Mayıs bu adla anılmakta ‘Milliyetçiler Bayramı’ olarak kutlanmaktadır.

Olay 3 Mayıs 1944 yılında meydana gelmiştir. Bu tarihte Türkiye ‘Tek Parti Rejiminin’ altında yaşamaktadır. Bu baskı rejiminin, bir de dönemin otoriter dünyasında, Avrupa’da Faşizmin, Nazizm’in iktidarının sürdüğü, Sovyetlerde ise Stalin dönemi diye bilinen aslında başta Ahıskalılar, Kırımlılar, Türkistan’da yaşayanlar olmak üzere bütün Türk yurtlarının sürgünler soykırımlar altında inlediği bir zamanda, hüküm sürdüğünü belirtmek gerekir. Bu şunun için önemlidir: Dünyanın otoriterleştiği bir zaman içinde Türkiye ‘Kuvayi Milliye Ruhundan’ 23 Nisanın ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Millete Aittir’ düsturundan uzaklaşmış, bir baskı rejimi kurulmuştur. Bunların mazereti ‘iyide İnönü bizi savaşa sokmadı’ olamaz!

BASKI REJİMLERİ

Bu baskı rejiminde tahmin edileceği gibi farklı düşünmeye, farklı fikirlere yer yoktur, tahammül edilemez. Milli Şef döneminin dış politikası bu ‘susturma biçiminin’ belirlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu dönemde, rejimin resmi gazetesi olan Ulus’un yanında yarı resmi yayın organı olan, işin ilginç tarafı bunu rejim değişse de hep sürdüren bir anlamda demokrasi karşıtı bu rolü oynamaya devam eden, yayın organında da açıkça Faşizme ve Nazizm’e övgüler dizildiği Avrupalı faşistlerle yakınlaşıldığı bir süreç yaşanmıştır. Tek Parti Rejiminin Nazilerle 1941’de ‘Türk-Alman Dostluk Paktı’nı imzaladığını hatırlamak yeterlidir.

İşte bu dönemde baskıcı Tek Parti düzeni sık sık ‘komünist tevkifatları’ yapmıştır. Nazım Hikmet, Kemal Tahir, Aclan Sayılgan, Vedat Nedim başta olmak üzere Türkiye Komünist Partili veya partisiz birçok edebiyatçı siyasetçi, yazar bu dönemde muhtelif operasyonlara maruz kalmışlardır.

Bunların çoğu hiç yoktan uydurma bahanelerle uzun yıllar hapislerde sürünmek zorunda kalmışlardır. Nitekim Demokrat Parti iktidara gelince çıkarttığı afla yeniden özgürlüklerine kavuşacaklardır.

DEMOKRASİ YOKSA!

Nazilerin, Rusya’daki ilerlemesinin durdurulması sonrası savaşın faşizm karşıtı bir yöne evrilmesiyle Türkiye dış politikası da değişir; bu defa ‘solculara’ düzenlenen operasyonların hedefi ‘sağcılardır’.

1944 Üç Mayısı, Tek Parti rejiminde devletin nasıl bir baskı aracına döndüğünü gösteren olaylardan biridir. Tek Parti, uygulamalarına dönük Atsız Beyin bir dergide çıkan eleştirisine tahammül gösterilmez, insanlar tutuklanır, işkence altına alınır.

Bunlar arasında Alpaslan Türkeş, Nihal Atsız, Orhan Şaik Gökyay, Zeki Velidi, Fethi Tevetoğlu gibi isimler vardır. Hepsini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Milliyetçilerin, Tek Parti Rejimiyle karşılaşması, bu zihniyete karşı tavrı o gün açıkça ortaya konulmuştur. Bugün bu zihniyetle ittifak yapanlara ne denilmelidir!

ABD'de seçimleri Trump mı kazanacak, Biden mı?

ABD'de seçimleri Trump mı kazanacak, Biden mı?

Vahşi doğanın hamile hayvanları

Vahşi doğanın hamile hayvanları

Tekneyle gidilen kayalığa artı yürüyerek gidiliyor

Tekneyle gidilen kayalığa artı yürüyerek gidiliyor

Brokolinin faydaları saymakla bitmiyor! Brokoliyi nasıl tüketirsek daha sa

Brokolinin faydaları saymakla bitmiyor! Brokoliyi nasıl tüketirsek daha sağlıklı olur?