• $9,3295
  • €10,8716
  • 532.63
  • 1429.85
12 Ekim 2015 Pazartesi

Bir dış politika aracı olarak terör

Hiçbir terör eylemi tesadüfi olamaz; hele bu coğrafyada yaşıyorsanız karşılaşacağınız olaylar asla kendiliğinden değildir. Bu coğrafyanın özellikle de Anadolu’da yaşamanın bedeli ağırdır. Biz Türkler bunun bedelini bu bin yıl içinde defalarca ödemiş olmamıza rağmen, “her yeni hesaplaşma döneminde, uluslararası sistemde veya onun alt sisteminde oluşan her değişimde bunun farklı biçimlerde önümüze konduğunu, konulacağını” bilmek zorundayız. Yine terör bu hesaplaşmanın bir parçası olarak karşımızdadır ve Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bu süreçte terörün kapsamının değiştiği, şiddetinin arttığı görülmelidir.

Ortadoğu’nun İmparatorluğun çöküşüyle birlikte nasıl yağmalandığını, sömürgeleştirildiğini, kontrol sahalarına bölündüğünü unutmamak gerekir. Yapay sınırlarla oluşturulan devletler, aslında Batılı ülkelerin paylaşım alanlarını ifade etmektedir. Buralarda yaşayan insanlar, kendi topraklarında söz hakkı istedikleri her durumda ise kıyamet kopar.
“Bugün Libya, Mısır, Suriye gibi ülkelerde yaşanan insanlık dramı, bu ülkelerin kendi halklarını devre dışı bırakarak, yeniden düzenleme çabasının sonucudur. Bu yeniden düzenleme mücadelesinde sadece Batı yoktur, İran, İsrail, Rusya hatta Çin bile duruma müdahildir.”

Hedefteki ülke

Türkiye hedef ülke haline getirilmek istenmektedir. Bazıları tereddüt etmeden, bölgede yaşanan olayların mahiyetini, bu değişime müdahale edenlerin bunu stratejik bir mücadelenin parçası veya gereği olarak yaptıklarını düşünmeden ‘Türkiye içine kapanarak yaşamaya devam etseydi, Ortadoğu’yla ilgilenmeseydi, hiçbir sorunla karşılaşmazdı’ türünden parlak fikirler ileri sürmektedirler. Bu iddia sahiplerinin kendilerini haklı göstermek için başvurdukları ‘yurtta sulh cihanda sulh’ sözünü Gazi’nin hangi şartlarda söylediğini düşünmeden, bir ideal olarak bugün de geçerli olsa da, barışı kuracak şartlar sizin kontrolünüzde değilse, içine kapanmanın bunu sağlayamayacağını hesap etmek gerekmez mi? Sözün sahibinin zaten bunu fazlasıyla bildiğini söylemeye bile gerek yoktur.

“Türkiye hedef ülke haline gelmiştir, çünkü 2000’li yıllardan itibaren ekonomik, siyasi ve doğrudan doğruya sivil toplumun kurduğu ilişkiler bu ülkeyi bölgenin merkezine taşımıştır. Son on-on beş yılda bölgenin insan hareketliliği, mal ve para hareketliliğinin oluşturduğu bölgesel çevrimin, yoğunluk merkezinin Türkiye olması kaçınılmaz bir biçimde ‘bölge dışı ülkeler’ tarafından siyasi bir sorun olarak görülmüştür.”

Bahar devrimlerine müdahale edilerek süreç akamete uğratıldıktan sonra oluşan tablo, Ortadoğu’nun bu coğrafyanın kendi halklarına bırakılmak istenmediğini gösterdi.

Ankara katliamı

Ankara katliamını yapanların, bombayı patlatarak bu alçak cinayeti icra edenlerin PKK/PYD, IŞİD, DHKPC veya bir başka terör örgütüne mensup oldukları öğrenildiğinde, mutlaka işin içine El Muhaberat’ın, Savak veya Mossad’ın karıştığı söylenecektir; ama unutulmasın ki bu servislerin çoğu bölgenin yeniden düzenlenmesi sürecine katılan, müdahil olan batılı ve doğulu güç merkezlerinin ellerinin uzandığı yerlerdir. Bu elleri içeride tutanların kendilerini açığa vurdukları nokta ise; katliamın ve terörün suçunu örtmek için devleti suçlamaya geçmeleridir.
“Ankara’da katliam yapanlar, bu terör eylemini gerçekleştirenler kim olurlarsa olsunlar, Türkiye’ye ‘senin bu sürecin dışında kalmanı, PKK terörü üzerinden yaptığımız saldırıyı, ‘kaos planını’ daha da derinleştirerek ülkenin kalbine Ankara’ya taşıyarak, bölgesel siyasetini etkisiz hale getirmeyi, iç meselelerinle uğraşmanı, içine kapanmanı istiyoruz’ mesajını vermektedirler.”

Seçime iki hafta kala bu saldırının yapılma maksadının, ülkede yeniden istikrar ve güveni sağlayacak güçlü bir iktidarın kurulması ve Türkiye’nin demokrasi içinde sorun çözme gücünün engellenmesi olduğu ise açıktır.

<p class=''>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaorğlu  dostları tarafından iyice köşeye sıkıştırıldı. Açı

HDP'den Millet İttifakı'na Öcalan şartı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu