• $ 8,0288
  • € 9,5344
  • 465.269
  • 1320.98
Reklamı Kapat

Bağımsızlık!

Onların istediği tam da uysallaştırılmış, hiçbir konuda itiraz etmeyen, Batı’nın doğrularını doğru yanlış dediklerini yanlış kabul eden bir Türkiye’dir. Evet, daha düne kadar Türklerin kendi düşmanlarını düşman olarak tanımlama hakları dahi yoktu, NATO’nun düşmanlarını düşman kabul etmek zorundaydılar!

Türkiye, Batılılaşma denilen aslında Batı emperyalizminin etki alanına girildiği bir dönemden itibaren bütün iddialarını kaybetmiş, Batı’nın vesayeti dışında ayakta kalmanın mümkün olmadığını düşünen bir anlayış tarafından yönetilmiştir. İmparatorluğun son yüzyılında başlayan bu düşünce, Milli Mücadeleyle kısa sürecek bir bağımsız tavra dönüştükten, bilhassa Gazi Paşa sonrası, ikinci savaş süreciyle birlikte yeniden duruma hâkim olmuş, Soğuk Savaşla birlikte artık tartışılmaz hale gelmiştir. Bizim Batıcılarımız, düpedüz Batı emperyalizminin işbirlikçileri, sömürge olmamış bir memleketin sömürgeciliği gönüllü içselleştirmiş adamlarıdır.

KENDİNE GÜVEN DUYMAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan açık söylüyor ‘S 400’leri denemek için, kendi silahlarımızı test etmek için kimseden, izin almayız’ diyor! Türk Devlet Başkanı bunu üstelik doğrudan adını da vererek, ‘ABD’den izin almayız’ diyerek söylüyor. Neden? Neden söylediğini artık herkesin bilmesi lazımdır: Türkiye bağımsız bir ülkenin adıdır; bu ülke, kendi milli çıkarları milli savunması için kimseden izin almaz, tavsiye almaz, kimseye hesap vermez.

Bu durumdan kimler rahatsız oluyor? Başta ABD, Fransa olmak üzere aslında Batı sisteminin bütün devletleri bu durumdan rahatsızdır. Yıllardır anlatmaya çalışıyorum, mesele dini bir mesele değildir. Batı’nın rahatsızlığı, Türkler dinden vazgeçseler hatta bir kalkıp din değiştirip Hıristiyan olsalar da değişmeyecektir. Sorun, Türkiye’nin sistemin kontrolünden çıkmış bir ülke olmasıyla, elbette tarihsel kimliği ile ilgilidir.

Nitekim bölgemizde birçok Arap yönetimi bu rahatsızlık konusunda Batı’yla beraberdirler: Suudiler, BAE ve benzerleri doğrudan doğruya emperyalist mekanizmaya bağımlı oldukları için ‘dinlerine rağmen’ Batıyla beraber hareket etmektedirler.

YENİ SİYASET

Sorunu bir başka açıdan Rusya lideri Putin bir mülakatında dolaysız olarak ortaya koymaktadır. Putin Türkiye’nin NATO üyeliğini vurgulayarak, Rusya ve Türkiye arasında bulunan sorunların varlığına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkilerini değerlendirirken, sorunların görüşerek yönetilebilir hale getirilmesinden bahisle, ‘Türklerin önceliğinin bağımsızlık olduğunun’ altını çizmektedir. Putin soğukkanlı bir değerlendirme yaparken, muhatabıyla dostluk değil iş yaptığının farkında olduğunu göstermektedir.

Mesele tam da burada düğümlenmektedir: Türkiye yakın tarihinde ilk defa Batı sistemine karşı bağımsızlık yaklaşımını bir siyasete dönüştürmüştür. Bunun, geçmişte zaman zaman görünür hale gelen Kıbrıs müdahalesi, ABD üslerine Türk Bayrağı çekilmesi gibi tepkilerden farkı artık bağımsızlık siyasetinin konjonktürel değil, politik/yapısal bir yaklaşım olmasıdır. Türkiye dün böyle bir siyaset, izleyecek durumda değildi fakat bugün bunu sürdürecek güce sahiptir; öfke bunadır. Bağımsız Türkiye mazlumlar için ümit, emperyalistler için öfke/kin kaynağıdır. 

Kılıçdaroğlu Öğretmenler Günü'nde öğretmenleri hedef aldı: Hala iktidarı destekleyen öğretmene ben ö

Kılıçdaroğlu Öğretmenler Günü'nde öğretmenleri hedef aldı: Hala iktidarı destekleyen öğretmene ben öğretmen demem

İznik'te yapılan kazılarda w1500 yıllık mesaj bulundu

İznik'te yapılan kazılarda w1500 yıllık mesaj bulundu

İstanbullular güne sisle uyandı

İstanbullular güne sisle uyandı

Asfalt patladı! Boğulmaktan son anda kurtuldular

Asfalt patladı! Boğulmaktan son anda kurtuldular