• $7,2993
  • €8,7725
  • 403.447
  • 1533.03
08 Şubat 2021 Pazartesi

Anayasa yapmak

İlk soru şudur: Türkiye'nin anayasalarını şimdiye kadar kim yapmıştır? Bunun devamı olan bir diğer soru ise şöyledir: Anayasalar neyin sözleşmesidir?

Devlet Başkanı Erdoğan'ın, yeni anayasa yapma çağrısının geniş yankı yapmasının birçok sebebi olabilir fakat bunlar arasında toplumun şimdiye kadar yapılan anayasalarla, yaşadığı çelişkilerin ortaya çıkardığı sorunların önemli bir payının olduğunu belirlemek gerekir. Toplumla anayasa arasındaki ilişkilerin görünürlük kazanması ise, demokratikleşme süreçlerinde ortaya çıkan bir durumdur. Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü tıkayan tarihsel, siyasal birçok kurumsal ilişkinin bunda payı olduğu gibi, dış ilişkilerinin, dâhil olduğu uluslararası kurumsal ilişkilerin de bunda rolü olduğunu unutmamak lazımdır.

YAPIYI DEĞİŞTİRMEK

Eğer Türkiye demokratikleşme süreçlerini yaşamamış olsaydı; kimlerin Genelkurmay Başkanı olacağı, kimlerin Cumhurbaşkanı olacağı daha önceden belli merkezlerde belirlenmeye, kararlaştırılmaya devam etseydi; devlet demokratik mekanizmalarla değil de MGK masasında üst düzey asker/sivil bürokratlar tarafından yönetile gelseydi, anayasa ile toplum arasındaki çelişkilerin su yüzüne çıkması için daha çok beklemek gerekecekti.

Bütün bu değişmelerin yanında, esas düğümün çözülme noktası, yani mevcut anayasanın artık gerçekleştirilen toplumsal/siyasal değişimlerle yaşadığı çelişkinin büyüyerek sürdürülemez hale gelmesi 'sistem değişikliğine' gidilmiş olmasıyla iyice ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu bakımdan sistem değişimi Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde ileri bir aşamayı temsil etmektedir. Siz bakmayın sistem değişimine yönelik sözde eleştirilere, 'parlamenter sitem' adı altında yürürlükte olan siyasi sistemin, doğrudan doğruya millet iradesinin devlete yansımasını, iktidar olmasını engelleyen bir mekanizma olduğunun, kimse açıkça söylemese de, herkes farkındadır.

DEĞİŞİM FIRSATI

Demokrat Parti, Adalet Partisi; ANAP, zaman zaman kurulan koalisyon partilerinden kim hükümet kurarsa kurssun, devletin içindeki iktidar yapısını değiştirmeye kimsenin gücü yetmemiştir. Bu bakımdan sistem değişimi demokratikleşme sürecinde tarihi bir merhaleyi temsil etmektedir fakat bu değişim gerçekleştirildikten sonra, onu eski kurumsal yapılarla birlikte sürdürmek oldukça sorunludur ki bugün yaşanılan birçok sorunun altında bunun payı vardır. Burada bütün siyasal kurumların yeniden, yeni siteme göre inşa edilmesi gerekmektedir ki, bu bütünü kuşatan, onun yeniden düzenleyen üst normatif sitem değişmeden, bu büyük reformu tamamlamak mümkün olmayacaktır.

Şimdi, başta sorduğumuz sorulara dönelim: Türkiye'nin 21 ve 24 Anayasalarının özel şartlarda yapıldığı düşünülürse, onlardan sonra bütün anayasaların anti demokratik dönemlerde ve ortamlarda yapıldığını tespit etmek mümkündür; bu anayasalar üzerinde demokratikleşme süreçlerinde yapılan kısmi değişiklikler darbe anayasalarının felsefesini (ki militarizmdir) değiştirememiştir. Kısacası, şimdi ilk defa Meclis'in önünde bütünüyle yeni bir sivil anayasayı yapma imkânı bulunmaktadır; böylece ilk defa toplumsal bir sözleşme de gerçekleştirilmiş olacaktır.

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler