• $17,2686
  • €17,6893
  • 967.141
  • 2411.28
7 Ekim 2019 Pazartesi

Yorgun Irak

Geçen nisan ayında yazdığım ‘Ortadoğu’da tarihin sonu mu?’ başlıklı yazıda şöyle demiştim: ‘Tıpkı ortaya çıktığı ilk zamanlarda yapılan aceleci yorumların yanılttığı gibi, birbiri ardına gelen felaketler sonrasında bir süreç olarak Arap Baharı’nı tiye alan aceleci yorumlar da yanıltıyor, yanıltacak.’ Ortadoğu’da tarihin sonu minvalinde ifadeleri duyduğunuz zaman hızla uzaklaşın; zira birçok sürecin başında olan bölgede sondan söz etmek adeta bir cehalet itirafıdır.

Taşların yerine oturmadığı, Avrupa’nın yüzyıllar öncesindeki dönüşümlerini şimdilerde yaşayan, kendi başına karar alamayan bazı devletleri barındıran, zayıf devlet mekanizmalarına ve yarım kalmış hesaplaşmalara sahip Ortadoğu’da sadece süreçlerden bahsedebiliriz. Süreçler akar, tarih değişir, aktörler yükselir ya da batar; beraberinde aceleci analizleri de batırır.

***

Örneğin bugünlerde yeniden hareketlenen Irak’ta bir tarihin sonunda mı başında mıyız? Bölgedeki tüm fay hatlarını harekete geçiren, çatışmaların anası hükmündeki Irak’ta tarihin sonu Saddam’ın çöküşüyle mi, Amerikan işgaliyle mi, İran hegemonyasıyla mı, DEAŞ’la mı, Haşd-i Şaabi’yle mi geldi? Yoksa birbirinin sonunu hazırlayan tüm bu gelişmeler Irak’ta yavaş yavaş fakat acı çektirerek daha kalıcı bir zemin mi oluşturuyor?

Saddam çöktüğünde demokrasi gelecekti. Bizzat operasyonun pazarlanan adı buydu. Irak’a Saddam sonrası demokrasinin gelmediğini söylemek laf israfı olur herhalde. Amerikan işgali de ironiktir ki beraberinde İran hegemonyasını getirdi. İran kendi arka bahçesi mesabesinde görüyor bir süredir Irak’ı. Sehve Konseyleri’yle Irak El-Kaidesi’nin başı ezildiğinde ‘görev tamamlanmıştı’. Ta ki DEAŞ baş gösterene kadar. Haşd-i Şaabi DEAŞ’ı yeniden yer altına iterken, İran ‘arka bahçe’ mantığını tüm Irak sathına yaymaya, İran’a yakın Iraklıları bile kendinden usandırmaya başladı. Bütün harici çabalar Iraklılık kimliğini zayıflatmak ve etnik-mezhepsel fay hatlarını yerinden oynatmak üzerine kuruldu.

Dış müdahaleler, işgal, yolsuzluk, terör ve çatışmalar Irak’ı maalesef fazlasıyla yordu. Bir zamanların zenginlik sembollerinden olan ülkede sürdürülebilir istikrar hâlâ tesis edilemedi. Siyaset kurumları aşınsa da Iraklıların zihninde bir Iraklılık asabiyesi hala var, bu da ülkenin geleceğine dair umut kaynaklarından birisi. Irak bölgenin en kritik ülkelerinden birisi. İstikrarı bölgede huzur isteyen her aktörün faydasına.

<p>Cenk Torun, Çılgın Bediş dizisindeki Oktay rolü ile tanınıp  sevilmişti. Cenk Torun'a Çılgın Bedi

Çılgın Bediş'in Oktay'ı Cenk Torun yıllardır yanlış bilinen gerçeği açıkladı

Fatih'in kılıcının aynısı yaptı! Yurt dışından gelen taleplere yetişemiyor

Türkiye'de 500 bin TL altında alınabilecek otomobiller! Listeler güncellendi

İçmeler köyünde yaşam normale dönmeye başladı