• $8,3224
  • €10,1163
  • 499.127
  • 1454.25
12 Kasım 2018 Pazartesi

Tüm savaşları bitirmeyen savaş

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Pazar günü, Birinci Dünya Savaşı’nı sonlandıran ateşkes anlaşmasının 100. Yılı Paris’te büyük bir etkinlikle anıldı. Zamanının yazarları ve tarihçilerince “tüm savaşları bitirecek savaş” olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı’nın izleri hâlâ durmakta. Belki de savaşa dair en büyük ironi, savaşın savaşları bitiren değil yeni savaşlara zemin hazırlayan bir şekilde sonlanması oldu. Ateşkesin bazı Avrupa ülkelerinde resmi tatil olarak anılması hatta İkinci Dünya Savaşı’na kadar kutlanması, mezkur ateşkesin daha çok Avrupa’da geçici bir sakinliğe sebep olduğuna işaret. Fakat İkinci Dünya Savaşı’nı hazırlayan yıllarda ateşkesin geçici bir uygulamadan ibaret olduğu fikri oldukça zemin kazandı. Diğer bir deyişle İkinci Dünya Savaşı, Birinci Dünya Savaşı’nın yaralarının, hesaplaşmalarının ve ihtiraslarının üzerine inşa edildi.

Birinci Dünya Savaşı arkasında hayatını kaybeden ve yaralanan yaklaşık 40 milyon insan bıraktı. Osmanlı ve Avusturya-Macaristan İmparatorlukları yıkılırken, yerlerine çok sayıda primitif sayılabilecek ulus-devlet inşa edildi ya da inşa edilmeye çalışıldı. Çoğu süreç tamamlanamadı. Avrupa’da 20 küsur sene sonrasında yeni bir yıkımın zeminini hazırlarken, Osmanlı bakiyesi Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ise savaşın öncesi ve sonrasıyla etkileri hâlâ devam eden bir çözülmeyi tetikledi.

Savaşın çok öncesinde Ortadoğu’da başlayan milliyetçi, ayrılıkçı akımlar Birinci Dünya Savaşı’yla yeni bir ivme kazandı. Savaş sonrası neredeyse 50 yıl boyunca yeni devletler kuruldu, manda-sömürge karşıtı mücadele verildi, kimilerinde sömürgeci devletler kendi uydularını inşa ederek bazı ülkelerden kağıt üzerinde ayrıldılar. Savaşın kritik unsurlarından olan meşhur Sykes-Picot belki sınırlar özelinde uygulanamadı. Fakat anlaşmanın ana temasını oluşturan Batı müdahaleciliği ve sömürge zihniyeti Ortadoğu’da hâlâ etkisini hissettirmekte. Osmanlı’dan şikayet eden bazı bölge aktörleri tabiri caizse “yağmurdan kaçarken doluya tutuldular”.

Ateşkesin kalıcı bir barışa tedvir edilmesi mümkün olamadı. Birinci Dünya Savaşı’nın mirası olan sınır anlaşmazlıkları, doğal kaynak savaşları, sömürgeci-manda kayırmacılığı, sivriltilen azınlıklar, taht-iktidar kavgaları, nüfuz mücadeleleri ve Batı merkezli tarih yazıcılığı hem bölgeyi hem de insanına huzur vermedi. Bölge bir türlü belini doğrultamadı. Birinci Dünya Savaşı’nın kötü mirasını reddeden halklar ve devletler cezalandırıldı.

Türkiye gibi “İstiklal Savaşı” veren kimi devletler bu makus talihi yendi. İradelerine ipotek koyulmasına müsaade etmedi, etmiyor. Kimileri ise pratikte ya da zihniyette maalesef hâlâ bu makus talihi, Birinci Dünya Savaşı’nın etkilerini yaşıyor.

<p class='MsoNormal'>Süper Lig'i şampiyon tamamlayan Beşiktaş, salgında  tüm rakiplerine büyük fark

Şampiyon Beşiktaş! Fenerbahçe ve Galatasaray'ın hataları neydi?

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı