• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
11 Kasım 2013 Pazartesi

Suriye’yi unuttuk mu?

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

İç siyaset ısınıyor, bölge de yerinde durmuyor. Bu esnada geçtiğimiz 3 senenin dış politika gündemine damgasını vuran Suriye, önemini korusa da gündemdeki yerini koruyamayabiliyor.
Suriye içerisinde değişen bir şey yok. Her gün yüzlerce Suriyeli hayatını kaybediyor. Baas rejimi son zamanlarda muhaliflerin kontrolü altındaki bölgelere yönelik saldırılarını artırmış durumda. Ülke fiziken yok oluyor, dışarıya doğru kaçış devam ediyor. Ulusal Koalisyon toplantılara devam ediyor. Kürtler papatya falı bakıyor. PYD ve El-Kaide, Baas rejimine hayat üflüyor. ABD, Suriye halkının zararına olmak üzere İran’la yakınlaşıyor. Suudi Arabistan, huysuz zengin çocuğu oynuyor. Türkiye ise Suriye halkının ıstırabına çare arıyor.
Suriye’de kozmetik gelişmelere karşın özünde acı bir yerinde sayma durumu mevcut. Suriye halkının gerçek dostları mevzilerini korurken, Suriye halkının dostları gibi görünenler ile Suriye halkının düşmanları arasında bir yakınlaşma söz konusu.

SURİYE'NİN FİLİSTİNLEŞMESİ

Ana gündem Cenevre 2. ABD Suriyeli muhalifleri şartsız-önkoşulsuz Cenevre’ye götürmeye çalışıyor. Söz konusu barış olduğunda çok söz edip az icraat yapmayı alışkanlık haline getiren Amerikan diplomasisi, Filistin Otoritesi’ni nasıl her gün yeni bir yerleşim kararı alan İsrail’le aynı masaya oturttuysa, şimdi de Suriyeli muhalifleri her gün yüzlerce Suriyeli’yi öldüren Baas rejimiyle aynı masaya oturtma peşinde. Ne de olsa Filistin-İsrail meselesinden “suçluyu mağdurun karşısına güçlü çıkarma” konusunda deneyimliler. 1. Cenevre toplantısında olduğu gibi şimdi de muhalefeti kolu kanadı kırılmış ve “kendine verilene razı” bir vaziyette masaya oturtmaya çalışıyorlar. Mağdura her türlü baskıyı yaparken, suçluya “hariçten gazel okuyarak” cesaret vermekteler.
Muhalefet ise 1. Cenevre toplantısına dayanak teşkil eden Annan Planı çerçevesinde Cenevre’ye gitmeye hazır. Hatırlayacaksınız Annan Planı, kapsamlı bir siyasi süreçten bahsediyor, ateşkes, insani yardıma izin verilmesi, siyasi tutukluların serbest bırakılması, uluslararası medyaya izin verilmesi ve barışçıl protesto hakkına saygı duyulması çağrısı yapıyordu. ABD’nin Cenevre öncesinde Annan Planı’nı duymaya bile tahammülü yok.
Suudi Arabistan ise ABD-İran yakınlaşması sebebiyle, Suriye Ulusal Koalisyonu üzerindeki etkisini ABD’ye karşı bir koz olarak kullanmaya çalışıyor. Birkaç ay önce “Cenevre’ye gitmeye hazırız” diyen Suud’a yakınlığıyla bilinen Koalisyon Başkanı Ahmed Cerbe, şimdi Cenevre’ye de ABD’ye de sert çıkıyor.

SURİYE'NİN KANSER HÜCRELERİ

Kürt Ulusal Konseyi (KUK) ile PYD arasındaki ayrım derinleşirken KUK, Suriye Ulusal Koalisyonu’yla yakınlaşıyor. PYD ise özünde aynı amaca hizmet ettiği Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ile birlikte muhalefetin askeri kanadını bölme ve aşındırma uğraşı içerisinde. Muhalefet bir yandan Baas rejimi ve rejimin uluslararası destekçileriyle, diğer yandan da PYD ve IŞİD gibi tümörlerle mücadele etmek zorunda. İş böyleyken son zamanlarda sahada gücü bölünen muhalefet, rejime karşı kayıplar vermekte.
Türkiye ise Suriye’nin meşru muhalefetine olan desteğini her şeye rağmen sürdürmekte. Cenevre konusunda meşru çekinceleri var, toplantının “barışsız bir barış süreci” olmamasını bu sebepten asgari müştereklerde anlaşılarak masaya oturulmasını istiyor. PYD ve El-Kaide’nin Suriye’deki benzer (anti-devrim) rollerinin farkında, bu sebepten iki oluşuma karşı pozisyonunu da sürdürüyor. Suriye’nin dostları grubunda harmoni yok. Bu sebepten önümüzdeki dönemde Suriye’nin dostları grubundan daha yakın ve aktif çalışacak Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir alt grubun oluşması muhtemeldir.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı