• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
23 Ekim 2015 Cuma

Rusya-İran-ABD, Esed rejimini diriltebilecek mi?

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Rusya askeri müdahalesine başladığından beri Suriye’de tarih hızlandı. Bir taraftan askeri hareketlilik arttı. Muhalefete özellikle TOW füzelerinin sevkıyatında bir artış olduğu gözlerden kaçmazken, Rusya-İran-Esed üçlüsünün ve yancılarının şiddetli saldırıları henüz oyun değiştirecek bir momentum yakalayamadı. Diğer taraftan ise ABD’nin başarısız girişimlerden sorumlu bakanı John Kerry, Ruslarla birlikte siyasi müzakereleri hareketlendirme çabası içerisine girdi. Bir Türk yetkili sonunda Esed’in gideceği bir geçiş döneminde kısa bir süre Esed’li geçişi kabul edecekleri minvalinde açıklamalar yaptı. Tam bu sırada 5 senedir Suriye’de tıkılıp kalan Beşşar, sürpriz bir ziyarette bulunmak için Moskova’ya gitti.

Askeri ve siyasi alanda yaşanan bu gelişmelerin hepsinin birbiriyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün. Aslında her şey ABD Başkanı Obama’nın Suriye konusunda ilgisizlik ve aktif kaçınma arasında gidip gelen yaklaşımının Suriye’yi bir şiddet çıkmazına sürüklemesiyle başladı. ABD ne muhalefete oyun değiştirici yardımda bulundu ne de başkalarının bu tür bir yardımda bulunmasına müsaade etti. Bu yaklaşım ABD’yi siyasi müzakereler ismiyle başta Rusya’nın zihninden çıkan Esed rejimini diriltmeyi amaçlayan girişimleri destekleme noktasında getirdi.
Rusya’nın askeri müdahalesinin ve DAEŞ’i değil muhalefeti hedef almasının sebebinin muhalefeti şartlarını Rusya’nın hazırladığı bir anlaşmaya razı etmek için başlatıldığını yazmıştım. Muhalefetin De Mistura’nın Rusların kaleminden çıkan planını kabul etmemesinin akabinde Rusya’nın askeri müdahaleyi başlatması da tesadüf değil. Burada belki de en önemli nokta ise ABD’nin Rusya’nın bu stratejisini zımni olarak da olsa desteklemesi. Diğer bir ifadeyle ABD, Rusya’nın askeri müdahalesinin muhalefeti anlaşmaya zorlayacağını düşünüyor ve Suriye üzerindeki özel gündemi saklı kalmak şartıyla bu müdahaleye göz yumuyor.
Esed’in belli bir süre işbaşında kalacağı bir formül üzerine çalışılması için başlatılan yeni müzakereler tam da bu arka plan üzerine başlıyor. Bir ara formül icat edilmiş izlenimi veriliyor: Esed’li çözüm isteyenlere Esed’in kısıtlı bir süre işbaşında kalması, Esed’siz çözüm isteyenlere de Esed’in bir süre sonra gitmesi teklifleri yapılmış. Burada en büyük sorun bu yeni teklife muhalefetin razı edilmesi ki hem Rus müdahalesi hem de ABD’nin bu müdahaleye karşı kılını kıpırdatmaması temelde muhalefetin ikna edilmesi amacını taşıyor.
Muhalefetin bu teklife vereceği cevabı bir kenara koyalım veya siyasi muhalefetin verdiği cevabın savaşan gruplar nezdinde ne ölçüde karşılık bulacağını (daha doğrusu bulmayacağını) şimdilik göz ardı edelim. Bu teklif gerçekten gerçekleştirilebilir bir teklif midir? Asıl soru Esed’in kısa bir süre işbaşında kaldıktan ve muhalefet uluslararası toplumun eliyle dizginlendikten sonra, sahada iplerin Rusya-İran ordularının elinde olduğu bir ortamda görevi bırakmayı kabul edip etmeyeceği. Esed’in görevi bırakmak için o noktada motivasyonu ne olacak? Rusya-İran ikilisinin bitmez desteği ve ABD’nin bu ikilinin suyuna gitmesi vakiyken Esed neden bir süre sonra görevden ayrılacak?
Sahadaki mevcut askeri durum ve ABD’nin kimyasal silahlar konusunda olduğu gibi Rusya’nın kuyruğuna yapışması, siyasi müzakerelerden muhalefetin lehine veya Esed rejiminin kritik tavizler vermek zorunda kalacağı bir anlaşmanın çıkmasını imkansız kılıyor. Bu sebepten muhalefete destek veren ülkeler ya sahadaki askeri dengeleri değiştirip müzakere masasına oturacak ya da Rusya-İran ikilisinin ABD’nin cevazıyla Esed rejimini diriltmelerine şahitlik edecek.

<p>Mardin'de yolun karşısına geçmeye çalışan öğretmenler Büşra Yıldız ve Suzan Basın, hızla ilerleye

Mardin'de iki öğretmenin feci sonu: Ölüme böyle yürümüşler

WhatsApp mesaj iletme özelliğini sınırlandırdı

Kirpikleriyle dünya rekoru kırdı

F.Bahçe'de beklenmedik ayrılık! Hem de şaka gibi rakama