• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
20 Şubat 2017 Pazartesi

Rakka’ya nasıl gidilir?

ABD, Rakka’yı DEAŞ’tan temizleyerek yeni yönetimin terörle mücadeledeki en büyük vaatlerinden birisini yerine getirmek istiyor. Trump yönetiminin ABD halkına Suriye’ye dair verdiği tek söz Rakka. Fakat operasyonu kiminle birlikte yapması gerektiği konusunda kafası karışık. Rakka’da Türkiyesiz bir denklemin zor yürüyeceğini biliyorlar; Rakka’da DEAŞ’ın PKK ile temizlenemeyeceğini de. Aynı zamanda ÖSO ve Arap unsurlarla yeni bir angajmana girmenin verimliliğini ve maliyetini kestirmekte zorlanıyorlar. PKK’ya yaptıkları yatırımı da bir çırpıda çöpe atmak istemiyorlar.

Rusya Rakka’yı öncelemiyor; çünkü Rusya’nın Suriye’deki jeopolitik önceliği ülkenin batı ve kuzeybatı kısmında yoğunlaşıyor. DEAŞ’la mücadeleyi Batı ve Türkiye’ye bırakmış durumda. Kırmızı çizgisi Rakka’daki DEAŞ değil, İdlip’deki içlerinde El-Nusra unsurlarını da barındıran muhalifler. ABD ile arasının soğuması ihtimaline karşı PKK’ya da kapıyı kapamıyorlar.

Esed rejimi şimdiye kadar DEAŞ’tan en fazla faydalanan aktör. Rakka hiç umurlarında değil. Söz konusu DEAŞ olduğunda, Deyrizor’un merkezinde tutunmaya çalışıyorlar. Ayrıca Tedmur etrafındaki enerji zengini bölgede DEAŞ’la “al gülüm, ver gülüm” oynuyorlar. DEAŞ’la mücadele öncelik listelerinde ilk üçe bile girmez.

İran DEAŞ’tan bölgesel manada menfi yönden en az etkilenen aktör. Hatta DEAŞ’ın İran’ın bölgesel yayılmacılığına fırsat verdiği bile iddia edilebilir. Tıpkı rejim gibi Suriye’deki öncelikleri arasında DEAŞ’la mücadele yer almıyor. Rakka’ya dair herhangi bir hazırlıkları yok.

PKK, ABD’nin itelemesiyle Rakka kırsalında operasyona devam ediyor. Fakat PKK’nın bölgesel hırsları için Rakka merkezi bir nokta değil; aksine büyük riskler barındırıyor. PKK bu sebepten Rakka konusunda çok da istekli değil. Rakka PKK’nın yönetebileceği bir yer de değil. Olsa olsa kuzeydeki varlıklarını tahkim etmek için kullanacakları bir pazarlık aracı.

Suriyeli muhaliflerin mevcut şartlarda Rakka’ya yoğunlaşmaları çok zor. Çünkü bir tarafta rejimin ve müttefiklerinin ateşkes ihlalleriyle uğraşıyorlar; bir tarafta El-Bab ve çevresinde DEAŞ’a karşı mücadele ediyorlar; diğer tarafta ise kendi içlerindeki bölünmeler ve çatışmalarla enerjilerini kaybediyorlar. Suriye’nin organik muhalefetinin Rakka’ya yoğunlaşması için uluslararası toplumun iki konuda inisiyatif alması gerekiyor. Birincisi, artık safları oldukça netleşen muhaliflere en az “PKK’ya verilen kadar” destek vermek lazım. İkincisi, Esed rejiminin muhaliflerin DEAŞ’la mücadelesinden istifade ederek “oldu bittiler” yapmayacağının garantisini vermek lazım.

Türkiye, DEAŞ’la mücadeleyi doğru aktörlerle, destekleyici siyasi ve sosyolojik araçlarla ve bir PR kampanyası için değil somut güvenlik getirileri almak için yapan belki de tek aktör. Sınır hattı Türkiye’nin önceliğiydi, El-Bab ve Menbiç’le bu büyük ölçüde tamamlanacak. Rakka Türkiye’nin önceliği değil ama Fırat Kalkanı’nın Türkiye’nin güvenliğini gerçek manada garanti altına alması için Rakka da, Afrin de, Tel Ebyad da, Kamışlı da terörden arındırılmalı. Bu sebepten kafası karışık ABD’ye Rakka için elle tutulur bir plan sunuyor. ÖSO ve bölge aşiretleri nezdinde Türkiye’nin kredibilitesi yüksek. Türkiye’nin Rakka’daki müdahalesi Fırat Kalkanı boyutunda olmaz; fakat eğer anlaşılırsa Türk ve Amerikan özel kuvvetleri yerel aktörlere (ÖSO, Aşiretler ve SDG’deki Arap unsurlar) profesyonel destek verecektir.

ABD ile Türkiye, Suriye konusunda şimdiye kadar farklılaştı. Yine de ABD, Rakka konusunda Türkiye kadar motive bir partner bulamaz. Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesinin yolu PKK’yı dışlayıp yerel Arap unsurları mobilize etmekten geçiyor; bunun yolu ise Türkiye’den.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler