• $15,8249
  • €16,6999
  • 920.539
  • 2394.83
23 Kasım 2018 Cuma

Ortadoğu’da ana yönelimler

Bölgede meydana gelen önemli hadiselerin elbette mikro yönleri var. Fakat birçoğunun makro ölçekte ortaya çıkan yönelimlerin bir parçası olabileceği de unutulmamalı. Güncelliğini uzun süre koruyan birçok hadiseyi, Ortadoğu’nun son yıllarına damga vuran makro yönelimlerle birlikte düşünmeliyiz.

Nelerdir bu makro yönelimler? İran karşıtlığı, İslami hareketler antipatisi, İsrail’in çıkarlarının korunması ve statükonun ufak tadilatlarla devam ettirilmesi. Birbiriyle bağlantıları olan bu dört ana yönelim, bölgede meydana gelen hadiselerin anlatılmasında ve anlaşılmasında kullanıcı kılavuzu hükmünde. Suriye krizi, DEAŞ’ın ortaya çıkışı ve gerilemesi, Mısır darbesi, Libya darbesi, Yemen krizi, Filistin için “asrın anlaşması” müzakereleri ve son olarak Kaşıkçı cinayeti pekâlâ birlikte analiz edilebilecek hadiseler ve olgular.

İran karşıtlığı 1979’dan beri değişen şiddetle devam ediyor. Obama dönemi dışında tüm ABD yönetimlerinin İran konusunda birbirine benzer yaklaşımları oldu. Yine de İran bir tehdit olarak Demokles’in kılıcı gibi Körfez’in tepesinde son derece rasyonel tercihlerle muhafaza ediliyor. İsrail uluslararası toplumu İran konusunda hareketlendirmeye çalışıyor. Körfez ise milyarlarca dolar parayı silahlanmaya harcıyor. Suriye’de, Yemen’de ve Kaşıkçı cinayetinde bu yönelimin güçlü izlerini gördük. Trump, en son yaptığı ve Suudi Arabistan’la alakalı olması gereken Kaşıkçı açıklamasına İran’la başladı. Riyad’dan petrol fiyatlarını özellikle İran’ı sınırlamak için düşürmesini istiyor. ABD, İran ve para dinamiği sebebiyle Kaşıkçı meselesinde tutarlı adımlar atmıyor, atamıyor.

İslami hareketler antipatisi Ortadoğu’daki birçok darbe ve girişimde kendisini gösterdi. Ön plana İhvan çıktı. İhvan karşıtlığı en açık politikaya dönüştü. Mısır’da darbe yapıldı, Suriye’de muhalifler desteklenmedi, hatta muhalifleri tasfiye için DEAŞ’ın önü açıldı. Libya’da Hafter üretildi. Kaşıkçı cinayeti bile merhumun “İhvancı” olduğu iddiasıyla örtbas edilmeye çalışılıyor.

İsrail birçok hadisenin merkezinde yer alıyor. Suriye’de “bilindik şeytan” Esed’in tercih edilmesi, Mısır’da Mursi’nin pro-İsrail darbe rejimiyle ikame edilmesi, “asrın anlaşması” uğruna Körfez’le ortak operasyonların artması, İran yaptırımları ve Kaşıkçı meselesinde cinayetin sorumlularına verilen açık destek, hepsinin İsrail’in bölgesel çıkarlarının muhafazasıyla alakası var.

Ve tabii ki bölgesel statükonun bazı ufak tadilatlarla, isim/figür değiştirmeler ve PR kampanyalarıyla devam ettirilmesi başlıca yönelimlerden. Arap Baharı’na direnişin en büyük motivasyonu buydu; hâlâ bu motivasyon canlı ve kendisini yaşadığımız her acı gelişmede gösteriyor. Anlamlı bir değişim istenmiyor. Statüko uğruna göze alınabileceklerin ise sınırı maalesef yok.

<p>Bu yıl bir ilki  gerçekleştiren ve 8 gün boyunca sürecek olan SAÜFEST, farklı alanlarda düzenlene

SAÜFEST: Festival Anlayışında Yenilik

Perlit'e talep yağıyor! Dünyadaki rezervinin yüzde 75'i Türkiye'de

Çinliler sonunda bunu da yaptı! Kendi kendine giden yemek arabasıyla yemek hizmeti başladı

Bakan Kurum'dan Atatürk Havalimanı ile ilgili açıklama