• $8,4732
  • €10,2678
  • 499.153
  • 1441.33
07 Temmuz 2017 Cuma

Irak nasıl kurtulur?

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

SETA’nın düzenlediği, Türk ve Iraklı akademisyen ve uzmanların bir araya geldiği çalıştayda ikili ilişkilere dair ayağı yere basan bir müzakere ortamı vardı. Çalıştay sırasında Irak’ın son 20 senelik dönüşümü bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti.

Irak, İskenderun’da geçen çocukluk yıllarımın “refah” ve “zenginlikle” anılan ülkesiydi. Birçok İskenderunlunun çalıştığı Irak, zengin petrol yatakları ve büyük inşaat projeleriyle bilinirdi. Irak, Körfez Savaşı ile birlikte hem Irak’tan geri dönmek zorunda kalan Türk işçilerle, hem de kimyasal saldırı ihtimaline karşı pencerelerimizi koli bantlarıyla kapattığımız ve gıda toptancılarına akın ettiğimiz günlerde gündemimizin merkezine oturdu. O günden bugüne Irak serbest düşüş halinde. Eskiden bildiğimiz Irak’la şimdi bildiğimiz, tanıklık ettiğimiz Irak arasında dağlar kadar fark var.

Amerikan işgalinin yerle bir ettiği geniş bir coğrafya, hareketlenen etnik ve mezhepsel fay hatları, buharlaşan Iraklılık kimliği, kökünden değişen demografi, dış müdahaleler ve ekonomik sorunlar şu sıralar Irak’tan dünyaya yansıyanlar arasında. Bugünlerde ise yine işgalin ürettiği iki ana konu, Irak tartışmalarının merkezinde yer alıyor: Musul ve ötesinde DEAŞ’la mücadele ve IKBY’nin bağımsızlık çabaları.

Her ne kadar Irak ordusu DEAŞ’ın bu denli büyümesinin en büyük müsebbiplerindense de son bir senedir DEAŞ’a karşı büyük mücadele veriyorlar. Malum DEAŞ, Musul’u Irak ordusunun çözülmesi sonucu kolayca ele geçirmişti. Fakat son bir senede Irak’taki DEAŞ’la mücadelenin askeri boyutunda önemli aşamalar kaydedildi. Iraklı yetkililer Musul’un fiziki olarak ele geçirilmesinin yakın olduğunu söylüyorlar. Eğer Irak’ın son 10 senelik tarihi bir ölçüyse terörle mücadelenin salt askeri metotlarla yapılmaması gerektiğinin öğrenilmiş olması gerek. DEAŞ hayatta kalma becerisiyle bilinen bir askeri-ideolojik yapının halefi. Şimdiye kadar Irak’ta istifade ettiği adaletsizlikler ve kaos hedef alınmadan, en önemlisi Irak merkezi hükümeti adil bir güç paylaşımıyla güçlendirilmeden DEAŞ ve türevlerinin ortadan kaldırılması imkansıza yakın. Iraklıların DEAŞ’la mücadele konusunda ihtiyatlı bir iyimserliği korumaları ama aynı zamanda ülkenin sorunlarına dair samimi ve etnik-mezhepsel kalıplardan uzak çözümler bulmaları lazım.

Başbakan Abbadi siyasi gücünün yettiğince bir şeyler yapmaya çalışıyor aslında. Ama Irak’ın işgal sonrası ortaya çıkan yapısı Abbadi’ye fazla hareket alanı bırakmıyor. Bir tarafta Irak’ta etkin ABD ve İran, diğer tarafta silahlı gücü olan Şii gruplar, ensesinde sürekli nefesini hissettiği Maliki ve ülkenin içinden geçtiği zor siyasi, güvenlik ve mali darboğaz, Abbadi’ye fazla seçenek bırakmıyor.

Kuzey Irak’taki bağımsızlık tartışmaları da merkezi hükümetin zafiyetiyle doğrudan alakalı. Merkezi hükümet IKBY’nin bağımsızlığına karşı ama şu ortamda elinde IKBY’ye karşı kullanacağı etkin bir manivelası yok. Her iki tarafın da haklı ve haksız olduğu taraflar var. Görünen o ki bağımsızlık meselesinin suhuletle çözülmesi zor. Soğuk savaştan düşük yoğunluklu silahlı çatışmaya kadar tüm opsiyonlar masada. Kerkük meselesi bile başlı başına bir çatışma sebebi. Mezhepsel gerginliğin had safhada olduğu ülkede, bağımsızlık çabalarıyla bir de etnik temelli çatışmanın başlaması, hem Irak hem de bölge için felaketlerle sonuçlanır.

Irak’ın tek çözümü, adil güç paylaşımıyla kuzeyden güneye, Şii’den Sünni’ye, Türkmen’den Arap’a ve Kürt’e vs. kadar herkesin Iraklılık kimliği etrafında birleştirilmesi suretiyle merkezi otoritenin güçlendirilmesi. Bu konuda asıl görev Iraklıların ama Türkiye gibi dost bölge ülkelerin katkıları da hayati öneme haiz.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Bakan Varank, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etti

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı