• $8,4047
  • €10,1808
  • 506.756
  • 1460.86
26 Mayıs 2017 Cuma

Esed, İran, DEAŞ ve PKK ile ortak mücadele mümkün

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

ABD’nin Rakka operasyonunu PKK/YPG ile sürdürme planı bir çıkmaz sokak. Hem operasyonun kendisine hem de genel Suriye stratejisine bakan çıkmazlar mevcut. CENTCOM şimdiye kadar YPG’nin gücünü ve imkanlarını abartma yolunda ısrar etti. Bu yolla hem YPG’yi pazarladı hem de Beyaz Saray’ın tercihlerini daralttı. İlginçtir ki CENTCOM, kendi katkısını olduğundan daha az göstermek suretiyle tüm payeyi YPG’ye verecek kadar yüksek motivasyonluydu. Fakat CENTCOM, güneye indikçe ve PKK’nın nüfuz merkezinden uzaklaştıkça militan gücü ve operasyonel kabiliyeti seyrelen YPG’nin kısıtlarını Rakka operasyonu şiddetlendiği zaman saklama lüksünü kaybedecek. YPG ile girilen bu dipsiz kuyunun iki çıkış yolu var; ya YPG dışında yerel güç toplanmaya çalışılacak ya da ABD asker sayısında artış olacak.

YPG ile çalışmanın Suriye meselesinin geneline bakan çıkmazı ise, her geçen gün daha mümkün hale gelen ABD ile İran-Esed arasındaki boyutları değişebilecek çatışmanın YPG ile sürdürülemeyecek olması. YPG ile Rakka’nın alınması durumunda bile Rakka’nın kontrolünün YPG eliyle olamayacağı Washington’ın malumu. Bu kadar Rakka’ya odaklanılsa da asıl kavganın Deyrizor’da yaşanacağını artık herkes görmeye başlıyor. Rakka’da bile verimliliği sorgulanan YPG, Deyrizor’da iki sebepten ötürü oldukça zor günler yaşar. Birincisi, yukarıda da bahsedildiği şekilde odağından uzaklaşmasıyla imkanlarının seyrelmesi; ikincisi ise Deyrizor operasyonunu her kim sürdürüyorsa Esed ve İran’la çatışmayı göze almak zorunda olması. ABD Deyrizor operasyonu için gerekirse Esed ve İran’la da çatışmayı göze alabilecek bir aktör bulmalı. YPG ontolojisi gereği Esed ve İran’la çatışamaz.

Deyrizor kilit bir şehir. Irak-Suriye bağlantısını sağlayan kilit noktalardan olan Deyrizor, hem enerji kaynakları hem de jeopolitik önemi sebebiyle sahadaki tüm aktörlerin gözünü çevirdiği bir nokta. DEAŞ’ın Irak-Suriye devamlılığı için olmazsa olmaz. İran’ın gelecekte Tahran-Beyrut devamlılığını sağlaması için önemli bir geçiş noktası. Bütün bunların yanında kimin elinde olduğuna bağlı olarak Rakka sonrasında Suriye’de iç savaşın seyrini etkileyebilecek ölçekte sonuçlara sebebiyet verecek bir şehir. ABD eğer DEAŞ’la mücadele edip örgütün Irak’taki elini de zayıflatmak; İran’ın Suriye’deki nüfuzunu ve Kasım Süleymani’nin çetelerini sınırlandırmak; ve Esed rejimini tavizkâr bir şekilde siyasi müzakere masasına oturtmak istiyorsa Deyrizor büyük bir fırsata dönüşebilir. Bu çabanın bonusu, Türkiye gibi eksikliğini telafi edemeyeceği bir NATO ülkesiyle ilişkilerini toparlamak, teröre verdiği desteği sona erdirmek ve bölgesel aktörlerin elini daha fazla taşın altına sokmasını sağlamak olur.

Deyrizor’da DEAŞ’la savaşırken Esed-İran ikilisiyle de çatışmayı sadece geniş yelpazedeki ÖSO unsurları ve aşiretler göze alabilir. İlk yapılması gereken bu mobilizasyonu sağlamak olmalı. İkinci olarak ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi bölge ülkeleriyle kapsamlı bir Deyrizor ve sonrası planlaması yapmak. Deyrizor’u bölge ülkeleri ve ABD destekli yerel unsurlar ele geçirirse DEAŞ’ın Suriye’deki eli oldukça zayıflar, Kasım Süleymani’nin çetelerinin kurmak istediği Suriye-Irak bağlantısı zora girer ve İran’ın yayılmacı politikalarına bir darbe vurulur. PKK’nın alanı daralır ve bölgesel krizlerin çözümünde katkısına ihtiyaç duyulan Türkiye ile ilişkiler rayına oturur. Yerel unsurların ön plana çıkması ve seçeneklerinin daralmasıyla birlikte Esed rejimi de müzakere masasında daha tavizkâr olmak zorunda kalır. Suriye’de kaçırılan fırsatlara bir yenisi eklenmez inşallah.

<p class='MSONORMAL'>'DÜNYADA 2 MİLYAR İNSAN BÖCEKLERİ BESİN OLARAK TÜKETİYOR'</p><p class='M

Gelecekte nelerle besleneceğiz?

Bakımı yasak maymun koruma altına alındı

Milli Savunma Bakanı Akar, Libya Görev Grup Komutanlığını ziyaret etti

Sümela Manastırı'nın saklı şapeli için restorasyon çalışması başlatılıyor