• $8,2364
  • €10,0327
  • 484.788
  • 1441.33
25 Mayıs 2018 Cuma

ABD’nin İran planı

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun açıkladığı taleplerin yerine getirilmesinin İran açısından mümkün olmadığı genel kanı durumunda. Buna rağmen ABD’nin pazarlığa çok yukarıdan başladığını ve kabul edilemeyecek bir listeyle İran’ı yeni bir anlaşmaya zorladığını söylemek mümkün.

Kısaca Pompeo İran’dan, nükleer çalışmaların askeri yönünün tamamen beyan edilmesini ve tamamen terk edilmesini; uranyum zenginleştirilmesinin ve plütonyum işlenmesinin durdurulmasını; balistik füze programını durdurmasını; ABD vatandaşı tutukluları serbest bırakmasını; Hizbullah, Hamas ve İslami Cihad gibi gruplara yardımı kesmesini; Irak’ın egemenliğine saygı duymasını ve Şii milisleri lağvetmesini; Husilere desteğini kesmesini; Suriye’deki varlığını sonlandırmasını; Taliban’a desteğini kesmesini; Kudüs Gücü’nün dünya genelindeki militarist faaliyetlerini bitirmesini; ve komşularını tehdit etmeyi bırakmasını istedi.

Taleplerin birisi nükleer meseleye diğeri de İran’ın bölgesel faaliyetlerine bakan iki yönü var. Obama nükleer anlaşmaya imza atarken nükleer meseleyle İran’ın bölgesel faaliyetleri arasındaki ilişkiyi tamamen görmezden gelen bir siyasete sahipti. O zamanlar anlaşma sebebiyle İran’a baskının azalmasının İran’ın bölgesel yayılmacılığını güçlendireceği konuşuluyordu. Fakat Obama bilerek veya bilmeyerek bu bağı dikkate almadı. İran’ın Irak’ın işgaliyle ivme yakalayan bölgesel nüfuzunun Obama döneminde zirve yapması tesadüf değildi. Yine de bu artan nüfuzu salt olarak nükleer anlaşmaya bağlamak gerçekçi değil. Trump ise bu iki dosya arasında güçlü bir bağın olduğunu iddia edegeldi. Taleplerden de görüleceği üzere ABD artık bu iki dosyayı beraber ele alıyor.

ABD’nin İran yaklaşımı Kuzey Kore yaklaşımından etkilenmiş gibi durmakta. Kuzey Kore’ye dair bugünlerde şüpheler oluşmaya başlayan yakınlaşmayı ve Kuzey Kore’nin bazı geri adım taahhütlerinde bulunmasını Trump’ın pazarlığı yukarıdan açan, sert politikasıyla açıklıyor mevcut yönetim. Benzer bir durumun İran özelinde de gerçekleşmesi için söz konusu liste hazırlanmış. Diğer bir deyişle ABD de bu taleplerin karşılanmasının mümkün olmadığının farkında. Yine de artan baskıyla Trump’ı da tatmin edecek yeni bir nükleer anlaşmanın Avrupa’nın çalışmalarıyla hazırlanması muhtemelen ABD’nin asıl planı.

Avrupa İran’ın bölgesel faaliyetlerinde ABD’ye daha yakın olsa da nükleer dosya konusunda ABD’den ayrışıyor. Zira İran’ın anlaşmanın yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve UAEK’in de bunu tasdik ettiğini düşünüyor. Bir taraftan ABD’den yeni bir anlaşma zeminin oluşması için daha fazla vakit bekliyor; diğer taraftan da ABD’nin yaptırımlarının etkilerinden çekiniyor.

İran ise Obama döneminde aldığı açık çekin ve bölgesel faaliyetlerini artırmasının sonuçlarıyla yüzleşiyor. Dışarıda artan baskı içeride de baskıyı artırıyor. Ruhani Avrupa’nın anlaşmayı sürdürmesini umarken, içerideki muhafazakâr kesimler ve müesses nizam da Ruhani’ye ve anlaşmaya yüklenecek zemin kazanıyor.

Mevcut tablo ABD’nin söz konusu kararının etkilerinin İran’ı fazlasıyla aşacağını gösteriyor.

<h3><strong>Haftanın magazin başlıklarını Akşam Gazetesi Magazin Müdürü Barış Kocaoğlu ve Eda Cabul

Kerem Bursin kafelere gidenlere 'salak' dedi, Maldivler'e gitti!

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı, füze atışlarına hazır

İzmir'de denizin yüzeyini 'deniz marulu' kapladı

Halk pazarları Covid-19 tedbirleriyle açıldı