• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
5 Ağustos 2014 Salı

Yabancı dilde neden sıfır çekiyoruz?

İngilizce dilinin hızlı bir şekilde küresel dil haline geldiğini kabul etmek lazım. Bilimde, ticarette, dijital ortamda, oyunlarda her yerde ortak dil İngilizce. Özellikle internetin tüm dünyayı yönettiği günümüzde İngilizce bilen kişilerin bilmeyenlere göre yavaş kaldığı su götürmez bir gerçek. Bütün uzmanlar ve eğitimciler yıllarca Türkiye’de neden yabancı dil öğretilemediğini araştırırlar. Ama nedense ileriye değil hep geriye gidiş var.

İngilizce düzeylerine göre ülkelerin sıralamasını yapan EF’in (Education First) İngilizce Yeterlilik Endeksi’nde Türkiye, 60 ülke arasında 41’inci sırada yer aldı. Yeterlilik düzeyleri 5 kategoriye ayrılan testlerde Türkiye’nin İngilizce yeterlilik düzeyi 5 üzerinden 4 yani sondan bir önceki aşama olarak konumlandı. “Yeterlilik” düzeyinde ilk 10 ülke İsveç, Danimarka, Hollanda, Finlandiya, Norveç, Belçika, Avusturya, Macaristan, Almanya ve Polonya olarak sıralanıyor.
* * *
Araştırmayı yapan kuruluşun yorumu çok ilginç “Genç yaşta dil öğrenmek çok avantajlı, çocukların 7-8 yaşına kadar öğrendikleri dil ana dil düzeyinde oluyor ancak 8-9 yaşından sonra öğrendikleri diller yabancı dil olarak kalıyor. Çoğu Avrupa ülkesi bunun farkına vardı ve çocuklara daha kreşten İngilizce konuşmaya başlatıyor. Öğretmenlerin de İngilizce düzeyleri çok önemli. İngilizce öğrenmek sadece teknikleri, teorileri öğretmek değildir. Öğretmenler bunun farkında olmalı ve daha çok iletişim kurmayı, konuşmayı öğretmeliler. Bunu yaşadığınız ülkede yapmak oldukça zor olabiliyor. İskandinavya gibi listenin üstündeki ülkelerde, okullarda oldukça modern eğitim modelleri uygulanıyor" diyorlar.
* * *
Peki, dönelim bize, İngilizce öğretiminde hiçbir teşvik edici durum yok. Hatta eli kulağında hazırlık sınıfı okutan liselerin hazırlık sınıfı kapatılıyor. Bırakın anaokulunda ilköğretimde İngilizce eğitimi yok denecek seviyede. Üniversitelerde İngilizce eğitim yapan çok az. Peki, biz nasıl çocukları küresel vatandaş yapacağız. Nasıl bu çağa uyumlu hale getireceğiz. Hatta bundan birkaç yıl önce fen liselerinde hazırlık sınıfı varken. Fen lisesi öğrencilerine İngilizce yeterlilik adı altında düzmece sınav yapıp fen liselerinde otomatik olarak sınıf atlama yaratan zihniyet, bugün birçok okulda lise veya üniversite sınavlarına hazırlık adına dil eğitimini kurban etmekte.
* * *
Birkaç eğitimci ise kendi kurumlarında yabancı dil eğitimi için büyük yatırımlar yapmakta ama kimin umurunda. Velinin sorusu “okulunuzda yabancı dil eğitimi ne seviyede” yerine “üniversite ve lise girişlerdeki başarınız nasıl” oluyor.
Ülkemizde yabancı dil eğitimi maalesef değişik şekillerde kurban ediliyor. Ama unutulmamalıdır ki çağımızda literatür taraması yapamayan doktorlarımız, mühendislerimiz ve bilim adamlarımız var. İşte tüm bunların sonucunda bilim üretemeyen çağı yakalayamayan bir okul sistemine sahip oluyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çözmesi gereken en önemli işi bence yabancı dil eğitimi olmalıdır. MEB hızlı bir şekilde anasınıflarından itibaren “çift dillilik” programına geçmeli ve bu konuda ısrarcı olmalıdır. Bu konuda kendilerine bağlı birkaç özel okulu örnek almaları yeterli olacaktır. İlk 4’ten sonra konulacak bir hazırlık sınıfı bile sorunu büyük oranda çözecektir ama nerede bizim gündemimiz bu değil zaten hiç de olmadı ki…

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!