• $7,3595
  • €8,9585
  • 436.971
  • 1536.11
15 Aralık 2012 Cumartesi

Üniversitelerimiz

Üniversiteler denince de akla ilk başta ABD geliyor. Sonra Japonya, İngiltere, Almanya, Kanada bunları takip ediyor. Demek ki gelişmiş ülkelerin tamamında üniversitelerde dünyada çok öndeler. Bizim bu arenada en büyük şansımız son dönemde kurulan vakıf üniversitelerinin getirdiği dinamik yapı ama halen almamız gereken o kadar çok yol var ki.
Ülkemizde son yıllarda üniversite sayımız her geçen gün artıyor. Son on yılda sayıları 50'den 172'ye çıktı ki artmaya da devam ediyor. Özellikle son dönemde her ile bir üniversite kurulması fikrinin hayata geçmesiyle yeni üniversiteler açıldı. Bir taraftan da tüm zorluklara rağmen vakıf üniversitelerinin sayısı 65'i geçti. Peki, ne ifade ediyor bu rakamlar, her ile neden bir üniversite, bu konuda üniversiteleri açanlar ne düşünmüştür bilmiyorum. Ama ben bu fikri destekliyorum çünkü açılan her üniversitenin toplumsal kalkınmaya bir katkısı olacağını düşünüyorum. Dünyanın birçok yerinde yapılan araştırmalar kalkınma ile eğitim arasında çok büyük bir korelasyon olduğunu söylüyor. Yani eğitim seviyesi yüksek toplumların kalkınması da yüksek oluyor.
ALTI KRİTİK SORU
Gelişme ve kalkınma için üniversitelileşme çok önemli ancak, üniversite açalım, öğrenci alalım, bunlar iyi güzel de şu birkaç soruyu da sormadan geçemeyeceğim:
Bir... Üniversiteler sabah 08.00'de açılıp akşam 17.00'de kapanan yerler midir?
İki... Üniversiteler kampuslara sıkışmış, iş dünyası ve kentle kopuk kendi içinde yaşayan yerler midir?
Üç... Üniversiteler öğrencilerin ders gördüğü hocaların ders verdiği yerlerden mi ibarettir? Üniversite hocaları bilginin kaynağı üniversiteler bilginin mabedi değil midir? Üniversiteler bilgi veren değil bilgiden bilgi üreten kurumlar değil midir?
Dört... Üniversiteler bulundukları bölgelerin ekonomisi toplumsal yaşamını geliştirmek için proje üreten yerler değil midir? Acaba ülkemizde geçen yıl hangi üniversite bulunduğu il ile ilgili kaç tane proje yapmış varsa açıklasın.
Beş... Üniversiteler bazı insanların profesör, doçent, doktor gibi çeşitli unvanlar aldığı ve bu unvanları ömür boyu kullanıldığı yerler midir? Ya da bu unvanlara sığınmış insanları saklandığı yerler midir?
Altı... Üniversiteler devletten bütçe alıp bu bütçe ile eğitim yapan kurumlar mı yoksa kendi bütçesini kendi üretimi ile sağlayan katma değer yaratması gereken kurumlar mıdır?
Bu sorular artar gider. Ama bir şeyi iyi bilmek gerekiyor ki, gelişmiş ülkelerdeki üniversite kavramı ile bizim bildiğimiz üniversite kavramı aynı değildir. Üniversiteler kabuğunu kırarken bu yeni üniversite mantığında dönüşümü yönetmek YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'ya düşüyor. Üniversitelerimiz kendi içine kapalı üretimsiz yerler mi olacak. Yoksa dünyaya açılan dünyaya örnek üniversiteler mi olacak?
Burada hızla yanıtlanması gereken iki soru var; birincisi üniversitelerin finansmanı halen halkın vergileriyle mi karşılanacağı? İkincisi, üniversitelerimiz nasıl bir yapı ile dünya üniversitesi olacak? Bu sorulara acil cevap bulunması bundan sonraki yükseköğretim politikamızı belirleyecektir. Ama yeni YÖK yasa taslağı bunları karşılamaktan çok uzak görünüyor şimdilik.
Sonuçta, bizde de üniversiteler var, bizde de yetişmiş binlerce bilim insanı var. Neden herhangi bir üniversitemizin rektörü çıkıp, 'üniversite olarak bu yıl şu kadar sayıda proje yaptık ve bu projelerden ülkemize şu kadar katkı yaptık', demiyor. Neden rektörler çok büyük yatırımlarla kurulmuş üniversitesini üreten ve ürettiği o çok değerli bilgiyi satan kurumlar haline getiremiyor.

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...