• $9,6037
  • €11,1651
  • 557.516
  • 1492.93
20 Nisan 2013 Cumartesi

Üniversiteler ne öğretir?-2

Bir önceki yazımdan sonra çok fazla telefon ve e-mail aldım. Aslında insanlar ne çok şeyin farkındaymış bu çok sevindirici. Anlatmak istediğim dönüşümü aslında toplum doğal olarak anlamış. Ama üzüldüğüm şey iki üniversite dışında hiçbir üniversiteden bu konuda dönüş olmadı. 177 üniversitemiz var ama bunlar maalesef bu dönüşümü hissetmekten ikisi dışında çok uzaklar. 
Önceki yazımda anlattım konuyu bir cümle ile özetleyeyim. Sayın öğrenci arkadaşlarım. Üniversiteye hazırlanıyorsunuz. Bu hazırlık sürecinde birileri size üniversiteleri büyük büyük kampuslarda anlı şanlı hocaların anlattığı derslerin sonucunda kocaman diplomaların verildiği yer olarak tanımladı. Bu tamamen yanlış ve size dayatılan bir konsepttir. Üniversite bu değildir. Eğer bunun için hayatınızı heba ediyorsanız etmeyin. Çünkü dünyanın gelişmiş ülkelerinde bu konsept çoktan yok oldu.
SONUÇ ORTADA
 Yeni üniversite sınırları tüm dünya olan, müfredatı esnek, iş dünyasıyla iç içe, akademik takvim yerine sürekli eğitim ortamı olan üniversitedir. Bu konuda ABD üniversitelerine, Japonya üniversitelerine bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ta 1970 yılında Stanford Üniversitesi'ni yönetenler "öğrencilerimiz tüm dünyayı tanımalı" diyerek dünyanın dört bir yanında programlar açtılar ve öğrencilerini oralara gönderip eğitimlerine katkı sundular ve sonuçta Stanford mezunlarının geldiği nokta ortadadır. 
"Peki Türkiye'de yaşıyoruz. Biz nasıl üniversite seçeceğiz bu konsepte uyan üniversite var mı?" diye sorduğunuzu hissediyorum. Yani sınırları olmayan, müfredatı esnek, öğrencilerine tüm dünyayı açan, kampusunu 7/24 yaşatan, sanayi işbirliği kurmuş, öğrencilerine 12 ay eğitim olanağı sunan üniversite var. Eminim siz de araştırsanız benim bulduğum sonucu bulacaksınız. Ama buradan yazmazsam haksızlık etmiş olurum. Bu yazdıklarımı tam olarak uygulamaya çalışan üniversitelerin başında Bahçeşehir Üniversitesi geliyor. Dünyanın 9 farklı noktasında akademik merkez açıp bu merkezlerde sadece bu yaz 24 farklı program açmış. Üstelik bu programı sadece kendi öğrencilerine değil tüm üniversitelere açmış. Bunun yanında Bilkent, Sabancı gibi üniversitelerinde bazı çalışmalara başladığını belirtmek isterim. 
İşte ülke olarak lider olmak istiyorsak bundan en büyük pay üniversitelere düşüyor. Ama yüksek lise gibi çalışan değil gerçekten üniversite olanlara düşüyor. Dünya üniversite olanlara düşüyor...

 

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler

Japonya'da Prenses Mako ile Komuro Kei evlendi

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler