• $7,3932
  • €9,0057
  • 440.569
  • 1542.45
18 Haziran 2009 Perşembe

Üniversite nedir?

Sizce üniversite nedir? Herhalde bu konuda söz söyleyecek o kadar çok hocam vardır ki, onlann affına sığınarak bu konuda yazmamın bir gereksinimden doğduğunu belirtmek isterim. Üniversite kavramının en çok tartışıldığı ülkelerden birisi Türkiye'dir. Ama bizim için üniversite çok farklı anlamlara geliyor.
Mesela 1980'lerde üniversite "olay ve anarşi çıkan yerler" olarak tanımlanırken, içinde bulunduğumuz yıllarda " meslek edinme yerleri" olarak tanımlanır. Toplumun büyük çoğunluğu sanınm bu fikirdedir. Çocuklanmızın üniversite eğitimi alması için en fazla uğraş veren ülkelerin başında geliriz.
Son yıllarda üniversite sayımız her geçen gün artıyor. Son on yılda sayılan 50'den 134'e çıktı.
Özellikle son dönemde her ile bir üniversite kurulması fikrinin hayata geçmesi ile yeni üniversiteler açıldı. Bir taraftan da tüm zorluklara rağmen vakıf üniversitelerinin sayısı 40'a yaklaştı.
Peki, ne ifade ediyor bu rakamlar, her ile neden bir üniversite, bu konuda üniversiteleri açanlar ne düşünmüştür bilmiyorum. Ben bu fikri destekliyorum çünkü açılan her üniversitenin toplumsal kalkınmaya bir katkısı olacağını düşünüyorum. Dünyanın birçok yerinde yapılan araştırmalar kalkınma ile eğitim arasında çok büyük bir korelasyon olduğunu söylüyor. Yani eğitim seviyesi yüksek toplumlann kalkınması da yüksek oluyor.
Gelişme ve kalkınma için üniversitelileşme çok önemlidir. Ancak, üniversite açalım, öğrenci alalım da, şu birkaç soruyu da soralım, herhalde sormaya hakkımız vardır.
Bir... Üniversiteler sabah 08.00'de açılıp akşam 17.00de kapanan yerler mi olmalı?
İki... Üniversiteler bulunduktan yerdeki insanlann girmesine izin verilmeyen yerler mi olmalıdır? Topluma kapalı mı olmalıdır?
Üç... Üniversiteler öğrencilerin ders gördüğü hocalann dersleri bitince ışıklan söndürülen yerler mi olmalıdır?
Dört... Üniversiteler bulunduklan bölgelerin ekonomisi için proje üretmeyen yerler mi olmalıdır?
Beş... Üniversiteler çeşitli unvanlann alındığı ve ömür boyu kullanıldığı yerler mi olmalıdır?
Bu sorular artar gider. Ama bir şeyi iyi bilmek gerekiyor ki, gelişmiş ülkelerdeki üniversite kavramı ile bizim bildiğimiz üniversite kavramı aynı değildir. Örneğim MİT dünyanın en büyük teknik üniversitesi, üniversite içerisinde kurulan bir teknoloji üssü ve bilgi üssü var. Yıllık cirosu 15 milyar dolar. MIT'de hocaların kartında "doktor" unvanı" yazar doçent veya profesör unvanını çok kullanmazlar çünkü bu unvanlann değişken olduğunu düşünürler. Üniversitenin bilgi üreten ve ürettiği bilgiden para kazanan kurumlar olduğunu söylerler.
Biz üniversiteyi bir işletme gibi değil bir yüksek lise gibi düşünüyoruz. Oysa bir düşünsenize her üniversitede binlerce yetişmiş bilim adamı var, her gün derste veya ders dışı binlerce bilgi üretiliyor. Neden herhangi bir üniversitemizin rektörü çıkıp, "üniversite olarak bu yıl şu kadar sayıda proje yaptık ve bu projelerden şu kadar ciro yaptık", demiyor. Neden rektörler çok büyük yatınmlarla kurulmuş üniversitesini üreten ve ürettiği o çok değerli bilgiyi satan kurumlar haline getirmiyor. Üniversiteler dünyanın en değerli şeyini yani bilgiyi üretiyorlar, ama biz bu değerli ürünleri bilgileri maalesef dışandan almak durumunda kalıyoruz. Her yıl yurtdışında binlerce akademisyeni, projeyi ülkemize getirerek veya büyük projelerimizi onlara ihale ederek ne kadar büyük paralar kaybediyoruz. Bir düşünün, boğaz köprülerinin birini İngilizler diğerini Japonlar yaptı.
En önemli soruyu sorayım o zaman: Üniversiteleri yani, binlerce bilim adamını, öğrenciyi, onların ürettiği o müthiş katma değeri ve trilyonluk yatmmlan kim yönetiyor. Ülkemizin bugününü veya geleceğini kim yönetiyor. Üniversiteler aslında birer büyük fabrika değil mi? Neden üniversiteleri rektörler, akademisyenler yönetiyor.
Neden üniversitelerimizi birer işletme gibi düşünüp o şekilde yönetmeyi tartışmıyoruz.
134 üniversitemiz var. Bu üniversitelerimiz bulunduklan her yerlerde 7 gün 24 saat üretim yapmalıdır. Bilgi üretmelidir. Her bölgeyi kalkındırma projeleri üretmelidir. Yurtdışına proje üretmelidir. Kısacası üniversitelerimiz üretim üssü haline gelmelidir.
O zaman biz en çok kaynağı, en değerli üründen bilgiden kazanacağız...

<h3>Süper Lig'in 20. haftasında Fatih Karagümrük ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maç Kara Kartal'ın

Beşiktaş-Karagümrük maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)