• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
17 Şubat 2011 Perşembe

Sınava az kaldı...

Üniversite sınavları yaklaşıyor. Her zamanki alışkanlanmız başlayacak. Önce okullarda sınavlar öne alınacak, sonra raporlar başlayacak ve herkes izinli sayılacak. Sınavlara hazırlanan çocuklann okulda kalmasına yönelik hiçbir şey yapılmayacak bilakis okula gelmemeleri yönünde telkin verilecek. Sonra da çıkıp dershaneler eleştirilecek. Öğrencilerin rapor alıp dershanelere gitmelerinin eğitim öğretime ne kadar zarar verdiğinden dem vurulacak. Ama hiçbir okul öğrenciler sınavda başarılı olsun diye program yapmayacak. Zaten neme lazım dershanelere gitsinler diyen de onlar zaten.
Kısacası 1999 yılında değiştirilen sınav sistemi, tek aşamalı ve sadece 9. sınıf müfredatını kapsadığı için öğrenciler arasında bir furya başlamıştı o da rapor alma. Çocuklarımız hasta olmadıklan halde okulda gördükleri konular ÖSS'de çıkmadığı gerekçesiyle sahte hastalıklarla raporlar almaya başladılar. Bu o kadar çok yayıldı ki artık meşru hale geldi.
Okullar nisan ayında fiili olarak tatil olmaya başladılar. 2006 yılında sınava 10. ve 11. sınıf müfredatı eklendi ama rapor durumu değişmedi. Birçok okulda bunu anlattım ama rapor almanın önünü kesemedik.
Şimdi son iki yıldır "öğrencilerin işi kolaylaştırıldı!" öğrencilerin yerine devlet yani MEB peşin rapor alıyor ve öğrencilere veriyor. Şimdi anlamadığım yere geleyim;
¦ Eğer lise son sınıfın ikinci dönem konulannda sınavda soru varsa ki var, bu konuları öğrenciler nerede öğrenecek?
¦ Sürekli olarak öğrenmenin merkezi okuldur diyoruz. Biz okulda öğretemediğimizi mi düşünüyoruz ki öğrencileri okulda tutmuyoruz?
¦ Sürekli eleştirdiğimiz üzerine planlar yaptığımız dershanelere belli etmeden güven duyduğumuz kesin. Peki, bu kadar güvendiğimiz kurumlann hakkını neden vermiyoruz, işleyişte fiiliyatta çok önemsediğimiz dershaneleri neden resmiyette eleştiriyoruz?
Bu durum tabii ki öğrencilerin hoşuna gidiyor. Ama eğitim açısından doğru mu? Burada ben bu tür izinlerin karşısında değilim ama çözüm bu değil, çözüm daha köklü ve dürüst olmalıdır. Sizce MEB bu izni verirken acaba ne düşündü? "Sınavlar yaklaştı biz öğrencileri sınava daha iyi hazırlansınlar diye izinli sayalım demiş olmalılar." Akıllara şu soru geliyor "O zaman sınavların müfredatı okul müfredatından oluşmasına rağmen MEB okullara güvenmiyor mu ki öğrencilere izin veriyor?" Daha önce bu sayfalardan yazdım. Japonya'da da ABD'de de G. Kore'de de Çin'de de sınavlar var ama okullar tatil olmuyor, öğrenciler de rapor almıyor. O zaman biz neden çocuklanmızı okulda tutamıyoruz. Acaba burada sorun nerede?
Bu konuyla ilgili bir çözüm şart aksi halde bu karmaşayı çözmemiz çok zor görünüyor.
Gelin liseleri 3.5 yıl yapalım. Lise sonun son dönemini öğrencilere bırakalım ama bu dönemi dershanelerle okullar birlikte yürütsünler.
Bir nevi meslek liselerinin stajı gibi olsun, öğrencinin hazırlık süreci hakkında sürekli okullarla dershaneler ortak çalışmalar yapsınlar.
O zaman okullar da işini kolay yapar, öğrencilerin de ihtiyacı giderilmiş olur.
Tabii burada MEB'in önce çelişkileri kendine sorması lazım, öğrenciler dershanelere gitmek istiyor. Bu faydalı da oluyor, bu yüzden öğrenci faydasına inandığı dershanelere gidiyor. Bu durumda da okullar öğrencileri son dönemde okulda tutamıyor? Tabii her zaman söylediğimiz gibi dürüst olmak lazım, dünyanın inandığı ve eğitimin parçası olarak gördüğü dershanelerin ülkemizde bu kadar çok misyonu ve görevi üstlenmesine rağmen üzerine iyi niyetli olmayan planlar yapılmasının nedeni benim en büyük merakım.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı