• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Temmuz 2009 Perşembe

Nihayet

Nihayet bu ülkede birileri üniversiteye girişin herkes için ortak bir hak olduğunu fark etti ve sistemi değiştirdi. Dün toplantının bitmesini sabırsızlıkla bekledim.
Acaba YÖK ocak ayından beri söylediği kadar cesur davranıp üniversiteye girişi eşit hale getirebilecek miydi? Ve yaptı, o karan aldı. Bütün YÖK üyelerini kutluyorum. Kararın yansımalarını okudum. Çok üzüldüm, bir ülkede insanlar nasıl olur da bu kadar önemli bir probleme bu kadar sığ bakabilir? Bir düşünün, üniversite okumak isteyen milyonlarca öğrenci daha sınava girmeden engellenebilir.
Bir gazetemizin eğitim yazan köşesinde.
MEB "in yıllardır uygulamaya koyduğu erken yaş yönlendirmesini bu kararın altüst ettiğini söylüyor. Nasıl bir bakış açısı anlayamadım.
Öğrencilere ilköğretim sonrası katsayı problemine göre okul seçtirmek mi yönlendirme, yoksa daha 15 yaşında, gelecekte hangi üniversiteyi okuması gerektiğini son derece yanlış kriterlerle belirleyen alan seçimi mi yönlendirme? Yoksa 15-16 yaşında Türkiye birincisi olup fen liselerini seçen daha sonra mecburen mühendis olan aslında hukuk okumak isteyen çocuğun yaşadığı mı yönlendirme? Lütfen söyler misiniz yıllardır ülkemizde sosyal bilimlerin kötü olduğunu söyleyip öğrencilerin ilgisi ve yeteneği olmadan mecburen sayısala olması mı doğru yönlendirme, yoksa meslek liselerini bu ülkenin problemi gibi gösterip engeller koymak mı yönlendirme? Bunun hangisi yönlendirme. Yönlendirme öğrencinin ilgi ve yeteneklerini belirleyerek ona kapılan açmaktır.
Yeni üniversite giriş sistemi en temel insani hak olan üniverste okuma hakkını Adan, Z'ye herkese açmaktedır. Düşünün, üniversite sınavına girmeden önce birileri sizin ne kadar başarılı olmanız gerektiğine karar veriyor. Siz ne kadar soru yaparsanız yapın "buraya kadar" diyor. Eşit koşullarda sınava girmek neden bu kadar tepki çekiyor anlamak çok güç. Ama sanırım hesaplar eğitim üzerine veya öğrencilerin doğru yönlendirilmesi üzerine değil, hesaplar yıllardır bu sorur, üzerine bazı kazançlar elde etmek üzerine yapılmış. Neden, SBS'de başanlı olan öğrencilere gösterdiğiniz ilgiyi, meslek lisesi öğrencilerine göstermiyorsunuz. Bunlar bizim çocuklanmız değil mi?
Sayın yazarımız.
Birincisi. Bologna sürecini incelerseniz bu karar kesinlikle siyasi değil eğitimseldir, ikincisi hangi öğrencinin nereye gireceğine bırakın öğrencinin sınav performansı belirlesin, sizin anlayışınız değil, üçüncüsü. ÖSYM Başkanı 'Biz dershaneler öğrenci artırmasın veya dış kaynaklar olmasın diye sistem yapmıyoruz" dedi.
Herhalde bu size bir cevap olur. Dördüncüsü çağdaş eğitim yaklaşımlan artık erken yaşlarda yönlendirme yerine erken yaşlarda öğrenciye daha temel eğitim verme yanlısı. Beşincisi, okul içi eğitim birtakım ek puanlarla değil, iyi eğitim öğretim yapmayla etkin olur. Sayın yazanınız, bırakın bu tür sınavlarda, sonucu sınav belirlesin siz değil.
Sonuçta nihcyet birileri her çocuğumuzun eşit olduğunu ve üniversite okumanın herkes için hak olduğunu hatırladı. Lise eğitiminin ÖSS baskısına daha fazla dayanması mümkün değildir. Üniversite giriş sınavlan liselerin nasıl çalışması gerektiğini belirlememelidir. Üniversite giriş sınavı sadece üniversiteye öğrenci almak için yapılır Lütfen başka beklentilere girmeyin.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar